TJA’nın ‘Barış Kürsüsü’ etkinliğine katılan kadınlar, barış ve demokratik toplumu örgütlemek için mücadele edeceklerinin mesajını verdi
İnsan Hakları Derneği (İHD) yöneticisi Eylem Kaya, barışın öncülüğünü yapan kadınların bu sürecin de öncüsü olduğunu söyledi. Kadınların sadece sistemle savaşmadığını, aynı zamanda erkek zihniyetiyle de savaştığını söyleyen Eylem Kaya, şu ifadeleri kullandı:
“Erkek zihniyetiyle savaşmakta aslında barışa doğru atılan bir yol oluyor. Çünkü her anlamda kadınlar savaşmak zorunda kalıyor. Kendi dilini konuştuğunda, okula gittiğinde sorunlarla karşılaşıyor ve bunun mücadelesini yürütüyor. Kadınların bu süreci sahiplenmelerini istiyoruz. Çünkü kadınlar güçlendiğinde, dayanışma içinde olduğunda gerçekten çok verimli çalışmalar yürüyor. Bugün burada olmakta bunun bir sonucuydu, kazanımıydı. O yüzden bütün kurumların ve kadınların bu süreçte yer almasını ve söz söylemesini istiyorum”
‘Şeffaflıkla ve hukuki teminatlarla güven sağlanmalı’
Sürecin önemine işaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Amed İl Kadın Kolları Başkanı Güler Koçyiğit, barışın uzun yıllardır herkesin temennisi olduğunu söyledi.
CHP olarak barış sürecini desteklediklerini ifade eden Güler Koçyiğit, şunları belirtti:
“Parti politikası olarak bunun hukuki temeller üzerinde yapılması gerektiğini söylüyoruz. İnsanlar açıkçası umutlu ve mutlu karşılamasına rağmen biraz da böyle içeriğin çok açıklanmamasından dolayı da herkeste bir güvensizlik var. Süreç ne olacak, ne bitecek, taraflar ne kadar samimi olacak, iktidar bu işi ne kadar ciddiyet ve samimiyetle götürecek onu hep birlikte göreceğiz. Ama şu an için ‘bu iş tamam’ diyebilecek kadar güven yok. Şeffaflıkla ve hukuki teminatlarla güven sağlanmalı”
Ülkenin gerçek anlamda barışa ihtiyacı olduğunu söyleyen Güler Koçyiğit, “Yıllardır bölgede süren çatışmada ülkenin tamamı etkilendi. O yüzden barışı istiyoruz. Toplum olarak çok ağır bedeller ödedik. Artık yeter. Kadınların da bu nedenle süreçte yer alması ve öncüsü olması lazım” ifadelerini kullandı.
‘Kadınları mücadeleye çağırıyoruz’
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Kadın Sözcüsü Güliz Kaya ise demokratik çözüm üzerine konuşulmasının herkesi heyecanlandırdığını söyledi.
Sürece dair kaygılara dikkati çeken Güliz Kaya, şunları belirtti:
“Halkı tatmin edecek, halkı tam anlamıyla sürece katacak gelişmelerin işletilmediğini görüyoruz. Süreçte itici gücün Sayın Abdullah Öcalan olduğunu biliyoruz. Onun gayretleriyle, emeğiyle bugünlere gelindi. Bize de düşen bu süreci güçlendirmek, onurlu barış, demokratik toplumu örgütlemektir”
Güliz Kaya, eşit, adil, özgür bir ülkede yaşamak istediklerini belirterek, “Bundan sonraki amacımız da evinde oturan kadını da, bir fabrikada çalışan kadını da bu sürece katmak, mücadeleyi genişletmek. Çünkü bu ülkede bir şeyler gerçekleşecekse, bu sürece en büyük katkıyı sunacak olan yine kadınlardır. Bunun bilinciyle tüm kadınları mücadeleye çağırıyoruz” diye belirtti.
Konya’dan geldi
Konya’dan gelerek etkinliğe katılan Leyla Güngör ise, “İsteğimiz erkek zihniyetinin ortadan kaldırılması, gelecekte kız çocuklarımızın, torunlarımızın özgürce yaşayabileceği bir dünya. Biz barışın olmasını, gençlerimizin ölmemesini, erkek zihniyetinin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Kadınların bir birine kenetlenmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.
‘Dilimize sahip çıkmalıyız’
Sorgul Aytek Avşar, önemli bir süreçten geçildiğini ve halkın, gençlerin, kadınların, herkesin bu sürece destek vermesi gerektiğini söyledi. Kadınların isteğinin her şeyden önce anadilini, kültürünü özgürce yaşamak olduğunu söyleyen Sorgul Aytek Avşar, “Bu süreçte her şeyden önce dilimize sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.
‘Kadınların sesi duyulmalı’
Tutuklu Aileleri İle Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) üyesi Saime Çiçek, şöyle konuştu:
“Hem Türkler hem de Kürtler için çok değerli bir süreç. Bu süreci her iki halkta çok iyi değerlendirmeli. Özellikle biz kadınlar daha fazla süreci sahiplenmeliyiz. Bu yıl ki 1 Eylül Dünya Barış Günü barışa vesile olmasını istiyoruz. Kadınlar olarak sesimizi yükseltmedikçe, bir olmadıkça, bir araya gelmedikçe kadın cinayetleri de çoğalır ve buna sesiz de kalınır. Onun için kadının sesi duyulmalı, kadının sesi dikkate alınmalı, kadın önemsenmeli ve kadınlarda önemseninceye kadar alanlarda sesini duyurmalı”
Haber: Rukiye Payiz Adıgüzel – Müjdat Can / MA