AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Kürt Dostluk Grubu’nun Rojava konulu mektubuna cevap verdi. Kallas, ‘Kürtlerin haklarının tam olarak korunması çok önemlidir ve AB, bölgedeki muhataplarıyla diplomatik temaslarında bu hususu tekrar tekrar vurgulamaktadır’ dedi
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa Parlamentosu Kürt Dostluk Grubu Koordinatörlerinin mektubuna yanıt verdi. Kallas, yanıtında Kürtlerin haklarının Suriye’de korunmasının hayati önemde olduğunu vurguladı.
Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıların başladığı günlerde, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın Suriye’de Şara ile gerçekleştirdiği görüşme dikkat çekmişti. Görüşmenin ardından Ursula von der Leyen, AB–Suriye ilişkilerinde “yeni bir aşamanın” başladığını belirterek, Avrupa Birliği’nin 2025 ve 2026 yıllarında Suriye’ye yaklaşık 620 milyon avro tutarında insani yardım ve destek sağlayacağını açıklamıştı. Halep’teki saldırılar üzerine Avrupa Parlamentosu Kürt Dostluk Grubu Koordinatörleri; Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu’ndan Andreas Schieder, Sol Grup (GUE/NGL) üyesi Per Clausen ve Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı Grubu’ndan Leoluca Orlando, 8 Ocak’ta AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a bir mektup gönderdi.
Mektuba yanıt veren Kallas, şu ifadeleri kullandı: “8 Ocak 2026 tarihli mektubunuz için teşekkür ederiz. Avrupa Birliği’nin Suriye politikasına ve özellikle Suriyeli Kürtlerin korunmasına gösterdiğiniz ilgi ve alakayı takdir ediyorum.” AB’nin Suriye politikasının 23 Haziran 2025’te kabul edilen Konsey kararlarına dayandığını belirten Kallas, “AB, tüm Suriye halkının yanında durmaya ve tüm Suriyelilerin beklentilerini ayrım gözetmeksizin karşılayacak barışçıl ve kapsayıcı bir geçiş sürecini desteklemeye kararlıdır” dedi.
‘Kürtlerin haklarının tam olarak korunması çok önemlidir’
Halep ve Kuzey-Doğu Suriye’deki gelişmelere de değinen Kallas, “Halep ve daha geniş anlamda Kuzey-Doğu Suriye’deki durumla ilgili olarak, AB endişesini dile getirmiş ve tüm aktörleri askeri eylemleri derhal durdurmaya, sivilleri korumaya ve diyaloğa dönmeye çağırmıştır” diyerek AB’nin tutumunu ifade etti. Kallas, mektubun devamında Kürtlerin durumuna özel vurgu yaparak, “Kürtlerin haklarının tam olarak korunması çok önemlidir ve AB, bölgedeki muhataplarıyla diplomatik temaslarında bu hususu tekrar tekrar vurgulamaktadır” ifadelerini kullandı. Suriye’de son dönemde artan gerilimin siyasi çözüm ihtiyacını bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Kallas, “Suriye’de son dönemde yaşanan gerginlik, hem Suriye geçiş dönemi yetkilileri hem de Suriye Demokratik Güçleri’nin, ülkenin birliğini ve tüm Suriyelilerin anlamlı katılımını aynı anda sağlayacak sürdürülebilir bir siyasi anlaşmaya varmaları ve bunu uygulamaya koymaları gerektiğini vurgulamıştır” dedi.
Kallas, mektubunda son olarak “AB, Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruyan ve Suriye toplumunun tüm çeşitliliğiyle yeniden yapılandırılmasını sağlayan kapsayıcı bir geçiş ve ulusal uzlaşıyı desteklemek için hiçbir çabadan kaçınmayacaktır” sözleriyle AB’nin tutumunu tanımladı.
Rojava Parlamento gündeminde
Ayrıca edinilen bilgilere göre Kürt Dostluk Grubu üyelerinin baskıları sonuç verdi ve Avrupa Parlamentosu Strasbourg’daki Şubat oturumunda “Kuzeydoğu Suriye’deki durum, sivillere yönelik şiddet ve sürdürülebilir bir ateşkesin korunması gerekliliği” konusunu gündemine aldı.
Kaynak: MA








