• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Ocak 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Pakrat Estukyan

Kanıksama hallerimiz

11 Mayıs 2021 Salı - 13:56
Kategori: Pakrat Estukyan, Yazarlar

Türkiye geçtiğimiz yirmi yıl boyunca çok önemli aşamalar kaydetti. Söz konusu gelişmeler özellikle de toplumun değer yargılarında çok önemli değişimlere yol açtı. Olumsuz anlamda bir olgunlaşma hali yaşıyoruz adeta. Malum, olgunluk tepkilerini kontrol altında tutma halidir aynı zamanda. Biz toplum olarak o hali çoktan aştık. Hiçbir şeyi yadırgamıyor, yadsımıyor, şaşırmıyor, olduğu gibi kabulleniyoruz.

20 yıl öncesinde önüne gelen “elimdeki kaset kaydını açıklarım ha” diyerek tehditler savurur, çoğu kez de mesaj yerine ulaştığından amacına varmış olurdu. AKP iktidarında ise açıklanan skandallar fırtına koparmak bir yana, yaprak dahi kımıldatamıyor. Tersine, çoğu kez açıklayanın başını belaya sokmaktan öte bir işlev görmüyor.

Belki de toplumsal davranışları değerlendirmek için farklı bakış açılarına ihtiyaç vardır. Ne de olsa matematik veya fizik gibi mutlak doğruları olmayan bir alandan söz ediyoruz. Çağların biriktirdiği bir sezgi yeteneğiyle kitleler belki de olmayacak duaya âmin dememeyi içselleştirmiş, normal şartlarda hayret edilesi hallere şaşırmamayı öğrenmiş de olabilirler.

Sonuçta “Benim memurum işini bilir” sözünün arka planında da bu sezgi yeteneğini görmek mümkün. Romantik idealizmin kabul etmekte zorlandığı “Bal tutan parmağını yalar” özdeyişi bir gerçekliği ifade ediyor aslında. O yüzden de muktedirlerin, makam sahiplerinin sürdürdükleri görevlerden ötürü palazlanması halkımız tarafından yadsınmaz. Tersine, olanaklar elinin altındayken bundan yararlanmayı beceremeyenler tuhafsanır. Beceriksizlikleri eleştiri konusu edilir. Ne de olsa “Devlet malı deniz, yemeyen domuz” ifadesi de Türkçeye özgüdür ve somut bir tutumun dışavurumundan ibarettir sadece.

Geçmişte yatak odalarında bulunan para sayma makineleri, ayakkabı kutularına istiflenmiş döviz banknotları, ‘paraları sıfırla’ talimatlı ses kayıtları ne etki yaptıysa şimdi de ele geçirilen 4,9 ton kokainin teslimat adresi ve sahibinin kim olduğu da aynı etkiyi yapıyor. Bu denli büyük vurgunların gerçekleştiği işlerin arasında kimi cinayetler işlenebileceği de halkın sezgileriyle kabullendiği bir anlayıştır.

Bu yüzden muhalefetin ısrarla sorduğu ‘128 milyar dolar nerede?’ sorusu da sadece muhalif çevreler için merak konusu. Yurdum insanı sorunun cevabını net bir şekilde biliyor. Biliyor ve bunu yadsımıyor.

Aynen itibar denen şeyin maddiyatla ölçüldüğünü bildiği gibi. Sakın Fidel Castro veya Nelson Mandela’nın itibarını anımsatmaya kalkmayın, onların her ikisi de terörist zira.

Gelinen noktada “Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” sözünü artık “Hem devlet başa, hem kuzgun leşe” diye güncellemek gerekiyor.

Yazının buraya kadarı içinizi daralttıysa 12 Eylül sonrası siyasete soyunan Turgut Sunalp paşanın kazanacağına emin olarak girdiği ilk ve son seçimin sonuçları karşısındaki halini anımsayıp yüreğinizi ferahlatabilirsiniz. Sahi, bir de “Uysal eşeğin çiftesi pek olur” diye bir özdeyişimiz vardı, yine yılların sezgi ve deneyim birikiminin sonucu.

‘Yaşasın onuncu köy’ diyenlerin inancıyla bitirelim, ‘bu devran böyle gitmez.’

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Her tarafı irin bağlamış Türkiye

Sonraki Haber

Sıradanlaşan ölüm ve yaşam

Sonraki Haber

Sıradanlaşan ölüm ve yaşam

SON HABERLER

Kelimeler yetmeyince devreye kopuş girer

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
16 Ocak 2026

Halep, İran ve çözümsüzlük

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
16 Ocak 2026

Yol ayrımı ve Deniz

Yazar: Heval Elçi
16 Ocak 2026

Adana’da iki çocuk katledildi

Yazar: Bedri Adanır
16 Ocak 2026

Dayanışma değil görev çağrısı: İki, üç, daha fazla Rojava

Yazar: Aziz Oruç
16 Ocak 2026

Haydutlar çağından kahramanlık çağına

Yazar: Heval Elçi
16 Ocak 2026

Siyasetçi Ahmet Yaman İsviçre’de son yolculuğuna uğurlandı

Yazar: Bedri Adanır
15 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır