• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Mart 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Karıştır dip tutmasın-Ömer Ağın

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
14 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Amed yöresinde özellikle Pasur (Kulp), Lice, Héne bölgesinde “bağ bozumunda” pestil, “sucuk” vb. yapmak için şıradan (üzüm suyu) yapılan “bulamacın” “dip tutmaması” için “bulamaç kazanı” meşe ağacından özel yapılmış bir “desti” (karıştırıcı) tarafından sürekli karıştırılır. Bu olay halk arasında bir deyime dönüşür. Zor, karmaşık, çetrefilli, dolambaçlı, nereye gideceği belli olmayan bir süreç yaşandığında, “tevde bila binî negre” (karıştır dip tutmasın) denilir. İşte bugünlerde Türkiye’nin politik ortamı tam da buna benzer bir süreçten geçiyor. “Dip tutma” olasılığı büyük olan günler yaşanıyor. Tedirginlik duymayan ve kaygı taşımayan kesim kalmamış gibi. Hiç kimse yaşanan politik ve ekonomik ortamdan memnun değil. Sürecin nereye gideceğini kestiremediği için de “kazanın dip tutma” ihtimali büyüktür. Kazan, sadece Türkiye’de kaynamıyor. Tüm Ortadoğu’yu kapsayan ve giderek ateşi çok daha geniş alanlara sıçrama eğilimi gösteren kazanı soğutacak olan temel güç Kürt halkının demokratik hak isteme direncidir.

Olup bitenlere daha yakından bir göz atalım. Türkiye ve ABD ilişkileri kriz içinde. Temel etmen; iki ülkenin “Kürt sorununa” ve bu sorunun “çözümüne” kendi çıkarları ışığında ve “farklı” açılardan bakması ve doğan politik davranışın birbiriyle çelişmesi sonucu oluşan bunalımdır. Bu olgu hemen hemen tüm Ortadoğu ülkelerini kapsamış durumdadır. Kürt halkının kendini demokratik bir şekilde yönetme arzusu; İran, Irak, Türkiye, Suriye, Kafkaslar ve hatta Orta Asya’yı kapsamış ve hem bölge devletlerini bunalıma sokmuş, hem de farklı global devletlerin birbirleriyle olan çıkar çatışmalarını derinleştirmiştir. Bunalım giderek derinleşmektedir. Çünkü Kürt halkının demokratik direncini kırmak için atılan tüm anti demokratik ve zor uygulamaları sonuç vermemektedir. Bu durum yeni politik panikler yaratmış ve başka başka alanlara sıçramaya başlamıştır. Örneğin Doğu Akdeniz’deki krizin bu bölgedeki devletlerin birbirleriyle çatışacak duruma getirmesinin özünde “Kürt sorunu” yatmaktadır. Astana sürecinin “dikiş tutmaması”nı, S-400 füzelerinin bloklar arasında “yapısal krize” dönüşmesini de Kürt halkının demokratik mücadelesini hesaba katmadan kavrayıp, izah etmek kolay olmayacaktır. Bölge ülkeleri (rejimleri) ne zaman Kürtler demokrasi ve özgürlük yolunda bir kıpırdanma gösterseler aniden canavarlaşıyorlar. Yedi başlı “Hut”a (Dev) dönüşüveriyorlar. O nedenle var olan mücadele sıradan bir tepki değil, Hut’lar ve “Rustemé Kurê Zal” gibi kahramanların karşılaşmasıdır.

AKP ve MHP rejimi bu olguyu gayet iyi bilmektedir. İstanbul seçimlerinin iptal edilmesini de bu olgunun dışında ele almak politik hamlık olur. Seçimlerin iptal edilmesi sadece İstanbul halkına yapılmış siyasi bir darbe değil, özünde Ortadoğu’daki gelişmelere ve Doğu Akdeniz’deki karmaşaya karşı da yapılmış bir hamledir. Karmaşanın temelinde Kürt halkının ve demokrasi güçlerin geliştirdiği demokratik kazanımların hedef alınması var. “Müdahalenin” üstündeki kabuk kaldırıldığında, altta yatan “özün” Kürt halkı ve eşitlik isteyen halklara karşı yapılmış bir atak olduğu görülecektir. “Derin güçlerin” korktukları da budur. Bu ülkede cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, bakanlık yapmış insanlar bile bir çırpıda “siz meşru değilsiniz” diye tehdit ediliyorsa, paniğin ne büyük ve yaygın olduğu kendiliğinden anlaşılıyor. O nedenle başta CHP olmak üzere tüm hümanist ve demokrasiden yana güçlerin tecridin kaldırılması için başlatılan açlık grevlerine koşulsuz olarak destek vermeleri demokrasinin ana sorunudur diyoruz. Gün Kürt halkıyla dayanışma, “amasız”, “fakatsız” destek verme günüdür. Demokrasiye götürecek tek yol budur. CHP, başta HDP olmak üzere demokrasi güçlerine yenilenecek İstanbul seçiminde “ne yapacaksınız” sorusunu soracağına, kendisi demokrasi yolunda nasıl bir tavır alacağını net olarak beyan etmelidir. Seçimler bu temel doğru ışığında ele alındığında “kazanım basamağına” tırmanabilir. Yeni bir durum doğmuştur. Herkes “kendi kafasına göre” davranamaz. Demokrasi mücadelesi sıçrama yapabilecek objektif dayanağı yakalamıştır. “Kürtler kime oy verecek” kuşkucu ve faydacı düşünceler yerine demokrasinin ana gücü olan Kürt demokratik hareketi ve Kürt halkıyla birlikte demokrasi mevzisine girmek gerekir. Gözler CHP’ye çevrilmiştir. “Efsaneleştirilen” kişiler yaratarak ve bireysel çıkışlar peşinde koşarak demokrasi geliştirilemez. Toplumun geleceğine yön verecek olan halkın demokratik, örgütlü mücadelesi olacaktır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Türkiye’nin güvenliğinin hakikati

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Türk halkı, Kürt halkının varlık ve özgürlük mücadelesiyle karşılaştıkça; Ortadoğu'ya yönelik uluslararası planların parçası ve çoğunlukla da yürütücüsü konumuna getirildi....

Her şey iç içe

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Halkbank davası uzlaşma ile çözüldü. Nasıl çözüldü ve ne karşılığında. Hatırlamak lazım Rahip Brunson neyin karşılığında serbest kalmıştı? Erdoğan, Biden...

Refah şovenizmi eyaleti

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Geçen pazar günü yapılan Baden-Württemberg Eyalet Parlamentosu seçimleriyle Almanya’da “Süper seçim yılı” başlamış oldu. Daha önceki köşe yazımızda bu yıl...

Yapay zekanın emek ve çalışma koşulları üzerindeki etkileri

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mart 2026

Günümüzde üretken yapay zekanın şu ana kadar en çok tartışılan boyutu istihdam üzerindeki etkisidir. Zira her gün yapay zekâ alanında...

İran Savaşı’nda İngiltere’nin rolü

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mart 2026

Ortada hiçbir veri, hiçbir görüntü ya da açıklama yokken “Kürt birlikleri İran sınırından içeri girdiler”, “Kürt birlikleri savaşa dahil olmaya...

Birlikte düşünmeye davet yazısı

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mart 2026

Kadına körlük sorunun kaynağını tespiti engeller, çözüm gücünü görmeyi engeller. Öncelikleri eksik/yanılgılı sıralamak bir örnekte adımı yanlış attırır, diğerinde manşeti...

Sonraki Haber

Yeni dünyada Türkiye’nin yeri-Pakrat Estukyan

SON HABERLER

Leyla Zana Salih Müslim’in cenaze törenine katılacak

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Türkiye’nin güvenliğinin hakikati

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Demokratik İslam ve komünalitenin yılmaz savunucusu: Ebu Zer

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Her şey iç içe

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

İran: Demokrasi, güvenlik ve kimlikler arasında sıkışmış bir ülke

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

‘Kürt partiler halkı korumak istiyor’

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Refah şovenizmi eyaleti

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır