• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
4 Nisan 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Afşin Aybar

Kavramların dili

3 Nisan 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Afşin Aybar, Manşet, Yazarlar

Köklerinden koparılan kavramların sonradan kazandırılan içeriklerle; insanlığın geleceğini ipotek altına almaya çalışan hiyerarşik devletçi yapı tarafından, bugüne kadar her şeyin değişmesine rağmen; ısrarla korunmak istenmesinin gerekçesi burada belirginlik kazanmaktadır

Afşin Aybar                                                                                

Günlük yaşamda, siyasal değerlendirmelerde ya da herhangi bir nitelemede bulunulduğunda kullanılan kavramlar vardır. Bu kavramlar belirli anlamlarla yüklü kılınmışlardır. Herhangi bir sorun gündeme geldiği zaman, bunu anlatmak için bu kavramları kullanmak yeterli gelmektedir. Ne anlatılmak istenmişse; o kavram kullanıldığı zaman, muhatapları tarafından anlaşılan da buna göre belirlenmektedir.

Doğada, toplumda bulunan her şey gibi; kavramlara yüklenen anlamların da değişime uğraması, zenginleşmesi kadar doğal bir şey yoktur. Ama bu gerçeğe rağmen, her şeyin değiştiği koşullarda kavramlar yine eskisi gibi kullanılmaya devam etmektedir. Bilim artık Newton fiziğine göre değil; Kuantum fiziğine göre hareketi ele alıp değerlendirmektedir. Yaşanan böyle bir gelişim içinde, ne eski kavramlarla var olanı anlamak ne de o kavramlara yüklenen anlamlarla doğru olanı anlatmak olanaklı görülmektedir. Bugün doğru olarak bildiğimizin, yarın eksik bulunacağı gerçeği de kavramların kazandığı içeriğe uygun kullanımın gereğini yeterince açığa çıkartmaktadır.

Bilimsel alanda yaşanan gelişmeler, nesneleri açığa çıkan gerçekleriyle yeniden tanıma ve tanımlamayı neden olurken; bakış açısında yaşanan zenginleşme ve değişim de tarihe yaklaşımda, toplumsal ve siyasal olayları ele almada, kullandığımız kavramlara yüklediğimiz anlamlarda farklılaşmayı beraberinde getirmektedir.

Kullandığımız kavramların çoğu ele alındığında, daha çok batı medeniyetinin izleri görülmektedir. Batı medeniyeti de ağırlıklı olarak Yunan site devletlerinin yarattığı siyasal, felsefi, kültürel vb. birikimleri kendine temel dayanak haline getirmektedir. Bugün dünyada geçerli kabul edilen hukuk Roma imparatorluğuna dayandırılmakla birlikte kullanılan kavramlar Helen alfabesine göredir. Yine tıpta, eczacılıkta hastalıkların, ilaçların tanımı yapılırken prospektüsler eski Helen dilidir. Sadece bunlar da değildir. Felsefe ve siyasette Yunan site devletlerinden kaynağını almaktadır; diyalektik ve demokrasi kavramlarına yüklenen anlamlar bunların başında gelenleridir.

Bugün diyalektik ve demokrasi kavramlarına yüklenen anlam Yunan site devletlerinkinden farklı değildir. Oysa, Yunan site devletlerinin kuruluşunun üzerinden binlerce yıl geçmiş, her açıdan yaşanan değişim ve dönüşüm her şeyde olduğu gibi; kullanılan kavramları yeni içeriklerle daha zengin kılmıştır. Artık diyalektiğin temelini oluşturan karşıtlık, sadece çatışma eksenine oturtulmamakta. Demokrasi azınlığın çoğunluk yönetimini kabul etmesi gibi, sınırlı bir yaklaşımla ele alınmamaktadır. Yurttaşlığa yüklenen anlam için de benzeri bir yaklaşım söz konusu edilmektedir. Yurt sadece devletleşmeye bağlı siyasal bir temele dayandırılmamakta; toprağa yerleşme, ekme-biçme, ortak kader birliği vb. gerçekleştiği tarihsel, kültürel bir olgu olarak görülmektedir.

Burada, kavramlara yüklenen anlamların ciddi bir sorgulamaya tabii tutulduğu ve bugüne kadarki haliyle artık kabul edilemeyeceği açığa çıkmaktadır. Sorgulama ve kabul edilemezlik ise; kavramlara o anlamları yükleyen ve benimsetilmesini sağlayan temel hakim ilişki ve yaklaşım düzeyinde yaşanmaktadır. Bu noktada öne çıkan yan iktidarcı, devletçi, cinsiyetçi mantıkla kavramlara anlamlar yüklendiği gerçekliğidir.

Başlangıç Yunan site devletleriyle birlikte yapılmaktadır. Devletleşme siyasal tarihin başlangıcı kabul edilmektedir. Felsefe çağı da Yunan site devletleriyle başlatılmaktadır. Siyaset ve felsefe, dünya tarihinde yaşanan gelişmelerde yön tayin edici görülmektedir. Bu yaklaşımla önceki yaşanmış olan tarih, bir kalemde yok sayılmaktadır. Yok sayılan sadece uygarlık öncesi süreç değildir; hiyerarşik devletçi uygarlık sisteminin Yunan site devletlerinden önce başka kıta ve bölgelerde yaşanmış olduğu gerçekliği de ret edilmektedir, Asya ve Afrika’ya yer verilmemektedir.

Hiyerarşik devletçi uygarlık sistemleri Asya ve Afrika’da daha gelişkin bir şekilde ortaya çıkmışlardır. Hatta dünyada ilk sömürgeci devletin görüldüğü coğrafya Ortadoğu’dur. Akadlar Ortadoğu’da yaşamışlardır. Sorun tarihin Yunan site devletleri dışında bulunan coğrafyalarda hiyerarşik devletçi uygarlık sisteminin başladığının ispatlanması değildir. Öncesinde yaşanmış olan bir ana-kadın etrafında gerçekleşen toplumsallık gerçekliği ve bu toplumun hiyerarşik devletçi uygarlık sisteminin kendine mal ettiği; yurt, demokrasi vb. kavramlarla birlikte öncesinde taşıdığı anlamlarla var olduğudur.

Köklerinden koparılan kavramların sonradan kazandırılan içeriklerle; insanlığın geleceğini ipotek altına almaya çalışan hiyerarşik devletçi yapı tarafından, bugüne kadar her şeyin değişmesine rağmen; ısrarla korunmak istenmesinin gerekçesi burada belirginlik kazanmaktadır. Neden farklı anlamları da olabilen kavramların, yaşama farklı doğrultular kazandırarak, yer tutmasının önüne geçilmek istendiği burada anlaşılmaktadır.

Bu çerçevede Önder Apo, verili kavramlara takılı kalan, kendi içinde tıkanıklığı yaşayan, düşünsel olarak ciddi bir tutuculuk sergileyen ve çağa cevap olmakta yetersizlik yaşayan ‘gerçekleşen sosyalizmi’ eleştirmiştir. ‘Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’ ile de bu duruma müdahalede bulunarak doğrultuyu göstermiş ve hiyerarşik devletçi uygarlık sisteminin ideolojik saldırılarına karşı da ‘yeni bir kavram seti ile’ cevap olmuştur.

Gelinen aşamada ise, kavramları geçmişteki gibi; iktidarcı, devletçi, cinsiyetçi mantıkla değil; yaşanan değişime bağlı olarak, zenginleşen içeriğiyle birlikte ele almanın gereği açığa çıkmış olmaktadır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Alman işçileri faşistleşiyor mu?

Sonraki Haber

İBB davasında ara karar: 18 kişi hakkında tahliye kararı verildi

Sonraki Haber

İBB davasında ara karar: 18 kişi hakkında tahliye kararı verildi

SON HABERLER

Nîsan Dergisi’nin 4’üncü sayısı çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Halk Amara’ya yürüyor CANLI

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Ankara’da kaza: 4 ölü, 13 yaralı

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Basra’da petrol deposu hedef alındı

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Dört Nisan’a doğdu bir halk

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Kayyımlar 12 taşınmazı gasp etti: Amed’de 71 davadan 2’si lehe sonuçlandı

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Trump: Savaş uçaklarının düşürülmesi müzakereleri etkilemeyecek

Yazar: Yeni Yaşam
4 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır