Halep’in Kürt mahallelerine yönelik saldırılar konusunda açıklama yapan KCK, ‘Kürdistan’ın 4 parçası ve yurt dışındaki tüm Kürt halkını da Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê direnişine sahiplenmeye çağırıyoruz’ dedi
Koma Civakên Kurdistan (KCK) Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Suriye Geçici Hükümetine bağlı güçler tarafından Halep’te Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik gerçekleştirilen saldırıları “makul bir çözümü sabote etme girişimi” olarak nitelendirerek Halep’teki direnişi selamladı.
KCK açıklamasında “Kürdistan’ın 4 parçası ve yurt dışındaki tüm Kürt halkını da Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê direnişine sahiplenmeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.
KCK açıklaması şu şekilde:
“Birkaç gündür Halep’in Kürt mahallelerine ağır silahlarla saldırılmaktadır. Şam’ı ele geçiren HTŞ, kendisi gibi düşünmeyen, yaşamayan halklara ve inançlara yönelik saldırılar yapmaktadır. İlk önce Aleviler, sonra da Dürziler’e saldıran Şam geçici hükümeti şemsiyesi altında bulunan çeteler şimdi de Kürtlere saldırmaktadır. Bu gerçeklik Şam’ı ele geçiren güçlerin toplum ve halk düşmanı güçler olduğunu gözler önüne sermektedir. BAAS iktidarı devrilmiş, şimdi sakallı BAAS Suriye’nin üzerine karabasan gibi çökmüştür.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri yüz yıldan fazladır Kürtlerin yaşadığı yerleşim alanıdır. Suriye’de iç savaş başladıktan sonra Şêxmeqsûd mahallesi hem BAAS iktidarına hem de Halep’in tümünü ele geçirmek isteyen HTŞ ve bugün bünyesinde yer alan çetelere karşı kadın, çocuk, yaşlı tüm toplum olarak direnmiştir. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’deki Kürt halkı 15 yıldır Devrimci Halk Savaşı tarzıyla direnmektedirler. Geçen yıl Tişrîn’de özsavunma güçleriyle birlikte direnen halk gerçeği 15 yıldır Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde örnek bir direniş sürdürmektedir. Bu mahallelerdeki Kürtler kimliği ve kültürünü korumaya çalışmaktadır. Demokratik Suriye’nin parçası olmak için direnmektedir.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye saldırı, demokrasi düşmanı saldırı olduğu gibi; bu mahalleler Kürtsüzleştirilmek de istenmektedir. Ahmet Şara liderliğinde Şam hakimleri farklı halkları ve inançların varlığına tahammül etmeyen bir anlayış içindedirler. 19. ve 20. yüzyılda görülen farklı kimlikleri soykırıma uğratarak tek ulus, tek dil, tek kültür ve tek inanca dayalı bir ulus devlet yaratmayı hedeflemektedirler. Bu nedenle demokratik ulusa dayalı demokratik Suriye’yi yaratmak isteyen halklara saldırmaktadırlar.
Bu yaklaşım BAAS iktidarının devamı olmaktadır. Ahmet Şara ve geçici Şam hükümeti meşru bir iktidar olmak istiyor ve Suriye’nin birliğini sağlamak istiyorsa bu tür yaklaşımları bırakmalı, Kürt halkı ve diğer halklarla birlikte Suriye’nin birliğini sağlayacak bir politika yürütmelidir. Hala bu konuda geç kalınmış değildir. Suriye’de Kürtlerin sürekli diyalog içinde olduğu ve yakın zamanda da diyalogların sürdüğü dikkate alındığında bu tür saldırılar diyalog sürecini ve makul bir çözümü sabote etme girişimi olmaktadır.
Şu anda Halep’te Kürtlere saldıran çeteler kısa süre önce İngiltere’nin terörist örgüt listesine aldığı faşist gruplardır. Bunlar HTŞ ile birlikte Şam’ı ele geçiren güçlerdir. Bu saldıran güçler içindeki çeşitli gruplar hala faşist karakterlerini koruyarak Suriye’de etkin olmak istemektedirler. Ahmet Şara hem bunlar tarafından hem de başka güçler tarafından rehin alınmıştır. Yada Ahmet Şara, kendini böyle gösterip çeşitli güçlerin desteğini almaktadır. Şu anda Halep’e saldıran çeteler Türk devletinin eğitip donattığı ve SMO (Suriye Mili Ordusu) olarak yansıttığı DAİŞ’le aynı zihniyete sahip çetelerdir. Türkiye’de iktidara bağlı yayın organlarının bu saldırıları savunup çetelerin sözcülüğüne soyunması Türk devletinin bu saldırının arkasında olduğunu göstermektedir. Nitekim Halep’ten haber geçen gazeteciler bu saldıran çetelere Türk devletinin destek verdiğini söylemektedirler.
Kürt Özgürlük Hareketi olarak Türkiye’de Rêber Apo’nun Devlet Bahçeli’nin çağrısına cevap olarak inisiyatif alıp başlattığı bir süreçte Türk devletinin Suriye’deki Kürtlere destek olması ve sahiplenmesi çağrısında bulunduk. Çünkü bu Kürtler Türkiye’deki Kürtlerin akrabalarıdır. Türkiye nasıl ki Türkmenlere sahip çıkıyorsa Kürtlere de sahip çıkmalıdır, diyerek Suriye’de olumlu rol oynamasını istedik. Türkiye Kürt-Türk kardeşliğine dayalı yeni bir yüz yıl yaratmak istiyorsa yapması gereken budur, diyor ve bu yönlü çağrımızı yineliyoruz.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê halkı devrimci halk savaşı anlayışıyla 15 yıldır kadın, çocuk, yaşlı tüm halk olarak direnmiştir. Bugün de Devrimci Halk Savaşı anlayışıyla yaşlı, kadın, çocuk bir bütün toplum olarak direnmelidir. 15 yıldır sürdürdüğü direniş geleneğinin büyük bir örneğini ortaya koymalıdır. Halkımız Halep’in ve tüm Suriye’nin bu Kürtsüzleştirme saldırısına karşı yaşlı, kadın ve çocuk tüm toplumla birlikte yerlerinde kalmalı ve çete saldırılarına karşı direnmelidir.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê halkının 15 yıllık direniş geleneğiyle direneceğine inanıyor, direnişlerini selamlıyor, direnişlerini başarıyla taçlandıracaklarına inanıyoruz.
Kürdistan’ın 4 parçası ve yurt dışındaki tüm Kürt halkını da Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê direnişine sahiplenmeye çağırıyoruz.”
Kaynak: ANF









