• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Şubat 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Keskin Bayındır: Kürtlerin birlik referansı Rojava’dır

6 Şubat 2026 Cuma - 09:32
Kategori: Güncel, Manşet

Rojava’yı ziyaret eden DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Rojava ve gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu:

  • Rojava’ya yönelik tehditler 60 milyon Kürt’ü ayağa kaldırdı, ortak bir duygu oluşturdu. Bütün Kürt hareketleri, partileri, örgütleri, kurumları yani dünyadaki bütün Kürtler, Rojava etrafında ortak hareket etme zeminini yakaladı. Bu tarihsel bir kırılma anıydı. Artık Kürtlerin birlik referansı Rojava’dır
  • Komplonun tek başına Rojava’nın varlığını ve statüsünü dağıtma ile sınırlı olmadığı açığa çıktı. Rojava’ya saldırı Kürt’ün kazanımlarını ve statüsünü hedef alan stratejinin ilk ayağıydı. Rojava’nın düşürülmesinin hemen akabinde ikinci adım olarak Güney Kürdistan’ın statüsünün hedeflendiği apaçık ortada
  • Hesaplamadıkları şey şuydu; Rojava’ya yönelik saldırılara karşı Kürt halkının ve dostlarının dünyanın dört bir yanında ayağa kalkacağını ve dünyanın gündemini bu zemine çekeceğine hesap edemediler. Rojava, Kürtler açısından adeta bir kıbleye dönüşmüş durumda. Herkesin üzerine titrediği bir bölge

Suriye’de HTŞ’nin bir yıl önce Şam’ı ele geçirmesiyle başlayan baş döndürücü gelişmeler hız kesmeden devam ediyor. Paris’te ABD-Türkiye-İsrail ve HTŞ anlaşması sonrası Kuzey ve Doğu Suriye’yi hedef alan saldırı dalgası dört parça Kürdistan’ın ve diasporanın ayağa kalkmasıyla Rojava sınırlarında durduruldu. Rojava, bu açıdan Kürt tarihinde eşsiz bir rol oynuyor. Tüm Kürtleri ve dostlarını etrafında buluşturan Rojava’ya ziyarette bulunan heyet içinde yer alan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eşbaşkanı Keskin Bayındır, izlenimlerini, Rojava’nın oynadığı rolü, tehlikeleri ve fırsatları değerlendirdi.

Rojava’ya yaptıkları ziyaretin ana gündeminin ulusal birlik olduğunu belirten DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, “Rojava korunmalı, hatta bir insan gözbebeğini nasıl tehlikeden sakınıyorsa, Rojava’yı da aynı şekilde sakınmalı. Farklı siyasi görüşten temsilcilerle yaptığımız görüşmelerde hepsinin ortak fikri de aynı şekildeydi; Rojava’nın korunması ve statüsünün güvence altına alınması gerektiğinin altı çizildi” diyor.

Ortak bir duygu oluşturdu

Rojava’nın Kürt halkını etrafında buluşturduğunu ve ulusal birliği sahada sağladığını vurguluyor Keskin Bayındır. Kürt sokağında yükselen sesin bir eşik olduğunu ifade eden Keskin Bayındır’a göre “Rojava’ya yönelik tehditler 60 milyon Kürt’ü ayağa kaldırdı, harekete geçirdi. Ortak bir duygu oluşturdu. Nerdeyse her Kürt’ün vicdanını, ruhsal duygusunu, kimliğini Rojava etrafında buluşturdu. Başta Kürtler olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşayan dostlarını da Rojava’nın statüsünün korunması etrafında birleştirdi.” Keskin Bayındır, Rojava’nın ulusal birliğin önemini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtirken, şu hususlara dikkat çekiyor: “Bu aynı zamanda Kürt demokratik ulusal birliğinin de önemini ortaya koydu. Kürt demokratik ulusal birliği nedir? Rojava etrafında açığa çıkan Kürt birliğidir, Kürt toplumsallığıdır, Kürt hareketlenmesidir. Yediden yetmişe siyasi görüşü ne olursa olsun, nerede olursa olsun bütün varlığını, imkanını Rojava için seferber eden bir Kürt toplumsallığı, bir Kürt birliği ve duygusu açığa çıktı.”

Kürt halkı yol gösterdi

Keskin Bayındır’a göre Rojava’ya saldırı sonrası ortaya çıkan Kürt birliği bir kırılma ve referans noktası oldu. Keskin Bayındır, “Bütün Kürt hareketleri, partileri, örgütleri, kurumları, sivil toplum örgütleri yani dünyadaki bütün Kürtler Rojava etrafında bu anlamıyla ortak hareket etme zeminini yakaladı. Bu tarihsel bir kırılma anıydı. Artık Kürtlerin birlik referansı Rojava’dır. Kürtler açısından ulusal kazanımlarını koruyabilme ve statü yolunda birlikte mücadele etmenin temel referansı bugün artık Rojava etrafında açığa çıkan Kürt’ün ulusal duygusunu savunmaktır” vurgusu yapıyor. Keskin Bayındır, Kürt sokağında birliğin sağlandığını, bundan sonra Kürt kurum ve yapılarına iş düştüğünü belirtiyor.

Peki Kürtler bundan sonra ne yapmalı? Keskin Bayındır’ın cevabı ortaya çıkan birliğin kurumsal bir yapıya evirilmesi yönünde oluyor: “Elbette bundan sonra yapılması gereken temel noktalardan bir tanesi açığa çıkan bu ulusal duyguyu kurumsal bir yapıya evirmektir. Kürtlerin varlığını, dilini, kimliğini, statüsünü, özgür ve demokratik geleceğini, kurumsal yapılarını, kurumsallığını inşa etmek ve bu şekilde geleceğe ortak bir şekilde bakabilmenin kurumsal yapılarını ve örgütlerini inşa edebilmek önemlidir. Çok yoğun, pozitif tepkiler ve talepler söz konusu. Açığa çıkan birlik ruhu etrafında Kürt diplomasisini, savunmasını, statüsü ve özgür bir şekilde nasıl yaşaması gerektiğine dair kurumsal yapıların inşa edilmesi gereği ve sorumluluğu ön plana çıkıyor. Bundan sonraki süreçte temel motivasyon ve çalışma alanı biraz bu bağlamda olacak.”

Rojava ile sınırlı olmayacaktı

Rojava’da asıl hedef neydi? Rojava’dan sonra hedef Güney Kürdistan mıydı? Keskin Bayındır, Rojava’ya yönelik saldırının dört parçayı hedef aldığına işaret ediyor. Keskin Bayındır, saldırılarla Kürt halkı üzerinde bir şok dalgası yaratılmak istendiğini belirtiyor ve ekliyor: “Kürtler üzerinde bir şok dalgası yaratmayı hedefleyen, bölgesel ve küresel aktörleri olan çok yönlü bir komploydu. Sayın Öcalan bu yönelimi, İkinci Uluslararası Komplo olarak değerlendirdi. Kürtlerin kazanımlarını, bin bir emekle tarihsel bedeller ödenerek inşa ettikleri statüyü birkaç gün içerisinde tasfiye etmeyi hedefleyen çok ciddi bölgesel ve küresel bir planın, bir komplo stratejisinin olduğu anlaşılıyor. Bu komplonun tek başına Rojava’nın varlığını ve statüsünü dağıtma ile sınırlı olmadığı her yönüyle açığa çıkmış durumda. 20. yüzyılda Kürtleri nasıl parçalı hale getirip ulus devletlerin denetiminde asimilasyon ve soykırıma tabi tutarak topraklarını paylaştılarsa 21. yüzyılda da Kürtlerin statüsünü ve kazanımlarını tamamen tasfiyeye yönelik bir strateji izleniyor. Rojava’ya saldırı Kürt’ün kazanımlarını ve statüsünü hedef alan stratejinin ilk ayağıydı. Rojava’nın düşürülmesinin hemen akabinde ikinci adım olarak Güney Kürdistan’ın statüsünün hedeflendiği apaçık ortada. Bu sadece kişisel yorumlarımız değil, muhatapların bu anlamıyla çok ciddi değerlendirmeleri ve yaklaşımları da söz konusudur. Nitekim kimi hükümetlerin, devletlerin sözcülerinin açıklamalarına da baktığımızda bir sonraki hedefin Güney Kürdistan’ın statüsü olduğu ortaya çıkıyor.”

Ayağa kalkış hesap bozdu

Keskin Bayındır, tasfiye hesaplarının Kürtlerin topyekün ayağa kalkışıyla bozulduğunu kaydediyor. Keskin Bayındır, şu vurguyu yapıyor: “En büyük engel Rojava’ydı ve Rojava düşürülürse diğer bölgelerin daha rahat düşürülebileceğine dair stratejik bir bakış açısı söz konusuydu. Fakat hesaplamadıkları şey şuydu; Rojava’ya yönelik saldırılara karşı Kürt halkının ve dostlarının dünyanın dört bir yanında ayağa kalkacağını ve dünyanın gündemini bu zemine çekeceğine hesap edemediler. Ama esas olarak, stratejik temel olarak Rojava’dan sonra bir bütün Kürt’ün kazanımı hedefleyen ve örgütlenmesini, varlığını tasfiye etmeye yönelik bölgesel ve küresel ayakları da olan büyük kapsamlı bir komplonun olduğunu ifade edebilirim.”

Rojava adeta Kürtlerin kıblesi

Rojava’ya yönelik büyük dayanışma örneği gösteren kentlerin başında Hewlêr, Süleymaniye, Kerkük gibi Güney Kürdistan kentleri geliyor. Yapılan yürüyüşler ve eylemlerin ardından savaşçılara destek katılımları da oldu. Daha önce yaptığı bir konuşmayı anımsatan Keskin Bayındır, “Rojava, Kürtler açısından adeta bir kıbleye dönüşmüş durumda. Herkesin yönünü çevirdiği, dikkatle izlediği ve üzerine titrediği bir bölge. Dayanışma ve destek olmak için herkesin bir şeyler yapmaya çalıştığı bir coğrafyaya dönüşmeye başladı. Güney Kürdistan’daki kurumların, yapıların, örgütlerin, partilerin destekleyici bir rol oynaması elbette Kürdistan’da bulunan tüm halkımıza ciddi anlamda hem moral, hem motivasyon verdi. Şöyle bir gerçek oldu ki, özellikle Başur Kürdistan’daki halkımızın Rojava’ya yönelik dayanışma ve destek talepleri siyasi partilerin almış olduğu pozisyonların da çok çok ötesine geçti.”

Halk iradesi partiler üstü

Halkın ortaya koyduğu iradenin partiler üstü olduğunu kaydeden ve Rojava’ya yaptıkları ziyareti anımsatan Keskin Bayındır, şöyle anlatıyor: “Rojava’ya yolculuk ettiğimizde de Semalka Sınır Kapısı’nda yüzlerce gencin Süleymaniye’den, Zaxo’dan, Hewlêr’den yürüyerek kendi kısıtlı imkanlarıyla Rojava direnişine destek olmak için geldiklerini gördük. Yine İran’dan bu zorlu kış koşullarında Zagros Dağları’ndan onlarca Rojhilat Kürdistanlı gençlerin yürüyerek Rojava’daki mücadeleye destek olmak için geldiklerini gördük. Bizzat şahit olduk, yerinde gözlemledik. Yine onlarca gencin Nusaybin’de yüksek duvarları, jiletli tel örgüleri aşıp Rojava’ya yöneldiğini ve ortaya koyulan iradeyi gördük. Aşağıdan gelen toplumun öz dinamiklerinden oluşan bu kararlılık ve irade Kürt’ün ulusal birliğinin temel çimentosu, temel harcıdır. Bu harcın, bu duygunun önünde artık hiçbir güç, hiçbir kurumsal yapı, hiçbir parti, örgüt duramaz.”

Bu ruh kurumsallaşmalı

Kürt halkının Rojava etrafında buluşmasıyla verdiği mesajı siyasal temsilcilerin doğru değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken Keskin Bayındır, “Bundan sonraki süreçte Kürt ulusal birliği açısından yapılması gerekenler var. En önemli noktalardan bir tanesi dört parça Kürdistan’daki siyasi partilerin, kurumsal yapıların, birliği engelleyen bir faktörden çıkıp, ya da sınırlı destekleyici olma pozisyonundan çıkıp artık kendilerini bu işin kurumsallaşmasına öncülük edebilecek bir pozisyona ulaştırması gerekir. Aksi takdirde toplumda açığa çıkan bu birlik ve dayanışma duygusunun önünde hiçbir partinin, hiçbir örgütün, hiçbir hareketin, hiçbir kurumun tek başına ayakta kalamayacağını ifade etmek gerekiyor. Herkesin buradan çıkarması gereken çok olumlu sonuçların olması gerektiğini düşünüyorum” diye vurguluyor.

Meydanlarda yükselen birlik sesi

Silêmanî’de yüzbinler, “Yêke Yêke Yêke, Kurdistan Yêke, Jin Jiyan Azadî, Bijî Berxwedana Rojava” sloganları ve Rojava için 2+2=1 pankartlarıyla yürüdü.

Meydanlara çıkan halkın taşıdığı ve Kürtlerin birlik ruhuna işaret eden 2+2=1 pankartlarına ilişkin Keskin Bayındır, sözlerini şöyle noktalıyor: “2+2=1 ifadesi dört parça Kürtlerin birleştiğinin en güzel ifadesi oldu. Bu duygu ifade edilemez fakat romanlara, filmlere ve makalelere konu olabilecek kadar hayati ve önemlidir. Yüz yılları aşan Kürtleri bölmek ve parçalamak üzerine kurulu stratejileri Kürtlerin ortaya koymuş olduğu bu birlik, bu dayanışma, ulusal ruh ve kimlikle boşa çıkarmak tarihsel önemde. Herkesin buradan çıkarması gereken çok olumlu sonuçlar var. Bugün başta dört ulus devlet olmak üzere bölgesel ve küresel çapta Kürtleri statüsüz, kimliksiz ve parçalı halde tutma stratejisinin artık tamamen çöktüğünü, çökertildiğini, anlamsızlaştığını, bunun artık bir karşılığının olmadığının ilanını da ortaya çıkardı. İşte Rojava’nın direnişi, görkemi ve Kürtler açısından tarihsel karşılığı böylesi tarihi bir yerde duruyor.”

Haber: Gülcan Dereli / Yeni Özgür Politika 

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Hatimoğulları ve Bakırhan: Bu düzen de enkaz altında kaldı

Sonraki Haber

Fransa Dışişleri Bakanı ve Özerk Yönetimi arasında görüşme

Sonraki Haber

Fransa Dışişleri Bakanı ve Özerk Yönetimi arasında görüşme

SON HABERLER

PJAK’lı Ebrahim Elipour: İran rejiminin meşruiyeti kalmadı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

ABD’den vatandaşlarına ‘İran’ı terk edin’ çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

Epstein Davası: Norveç’te eski Başbakan hakkında soruşturma

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

Çocuğa tecavüz davasında faile ‘sosyal ilişki’ indirimi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

Migros depo işçileri: Geri adım atmayacağız, eylemimiz sürecek

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

Sosyolog Ronaldo Munck’tan sürece destek mesajı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

39 sosyalist adliyeye sevk edildi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır