TÜİK verilerine göre Mart 2026’da yıllık enflasyon %30,87’ye düşerken, KESK açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Sendika, artan zamlar karşısında maaşların eridiğini belirterek ek zam ve yapısal düzenleme talebinde bulundu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mart ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre enflasyon Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1.94 arttı, yıllık enflasyon ise yüzde 30.87 olarak gerçekleşti.
TÜFE’de 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1.94 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10.04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30.87 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32.82 artış gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) Mart ayında aylık yüzde 2.30 artarken, yıllık yüzde 28.08 olarak hesaplandı. Mart ayında enflasyonda en yüksek artışın görüldüğü ana grup “ulaştırma” oldu. Gıda ve alkolsüz içecekler ile diğer temel gruplardaki fiyat hareketleri de dikkat çekti. TÜİK verilerine göre yıllık enflasyon Şubat ayındaki yüzde 31.53 seviyesinden Mart ayında yüzde 30.87’ye geriledi.
KESK’ten tepki
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) yaptığı yazılı açıklamada TÜİK verilerine tepki gösterdi. Açıklamada, son bir ayda akaryakıta 14 zam yapıldığı ve motorin fiyatının yüzde 23 artarak 80 TL’yi aştığı hatırlatılarak, ekmek fiyatına yapılan yüzde 17’lik zam ile birlikte temel tüketim ürünlerindeki artışların dar gelirli yurttaşları zorladığı vurgulandı. Marketlerin halk için “müzeye dönüştüğü” ifade edilen açıklamada, TÜİK’in enflasyonu düşük gösterdiği ve maaş artışlarının yetersiz kaldığı belirtildi.
Her şeye zam
TÜİK’in her ürüne zam gelmesine rağmen enflasyon oranlarını düşük gösterdiğine yer verilen açıklamada, “İğneden ipliğe zam fırtınasının sürdüğü koşullarda enflasyonun Mart ayında sadece yüzde 1.94 arttığını, yıllık enflasyonun ise yüzde 30.87 olduğunu açıklamıştır. Öte yandan TÜİK kendi verileri bile sebze ve meyve fiyatlarında yıllık ortalama yüzde 80 artış yaşandığını göstermesine rağmen Mart ayı gıda enflasyonunu sadece yüzde 1.80 olarak açıklanmıştır. Diğer yandan bilindiği üzere İstanbul Ticaret Odası önceki gün Mart ayı enflasyonunun yüzde 2.97, yıllık enflasyonun ise yüzde 37.68 olduğunu açıklamıştır. ENAG ise bugün Mart ayı enflasyonunun yüzde 4.10, yıllık enflasyonun yüzde 54.62 olduğunu açıklamıştır” denildi.
‘Gözümüzün önünde resmi enflasyon oyunu’
“Hepimizin gözü önünde bir resmi enflasyon oyunu oynanmaktadır” denilen açıklama şöyle devam etti:
“Bu oyunun kaybedeni işçisinden kamu emekçisine, asgari ücretlisinden emeklisine milyonlardır. Maaşları, ücretleri TÜİK’in resmi enflasyon rakamlarına göre arttırılan ama gerçek enflasyona göre geçim savaşı veren milyonlar her geçen gün yoksullaşmakta, sefalete itilmektedir. Yaşadığımız gerçek enflasyonu en az ayrı yarıya düşük gösteren TÜİK enflasyonuna göre bile maaşlar, ücretler, aylıklar yılın daha ilk üç ayında erimiştir. Sahte TÜİK enflasyonuna göre; yılın başında 5 bin 970 artışla açlık sınırının dahi altında tutulan asgari ücret son üç ayda 2 bin 820 TL erimiştir. Yılın başında 3 bin 119 TL artış ile açlık sınırının yarsına doğru itilen en düşük emekli aylığı son üç ayda 2 bin 10 TL erimiştir. Kamu emekçilerinin maaşlarında yılın ilk altı ayı için yapılan yüzde 11 artışın 10 puanı daha ilk üç ayın sonunda buharlaşmıştır. Yoksulluk sınırı 110 bin TL’ye, açlık sınırı 45 bin TL’ye dayanmıştır. Emekçilerin ve dar gelirlilerin sırtındaki yük TÜİK’in sahte enflasyon rakamlarıyla, adaletsiz vergilerle daha da ağırlaştırılmakta, maaş, ücret artışları daha ceplerine girmeden alınmaktadır.”
Talepler
KESK, daha sonra şu taleplerini sıraladı:
- Maaşlarımızda Nisan ayından itibaren ek yüzde 30 artış yapılmasını,
- 2024 Temmuzdan itibaren hayata geçirilen “İlave seyyanen ödeneğin” taban maaşlarımıza yansıtılmasını,
- İki yıl önce verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini:
- Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini,
- İlave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesini
- Mülakatın kaldırılmasını,
- Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını temel alan evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini,
- En geç Haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmasını,
- En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını,
- Kira, kreş ve yol desteği verilmesini istiyoruz.”
Kaynak: MA









