Almanya’dan Kobanê’ye giden enternasyonalist Fabian, Kobanê’deki kuşatmanın hala devam ettiğini belirterek, tehlikenin sürdüğünü ve kentin savunulması gerektiğini belirtti. Kobanê’de direnen YPG’lilerden Baran ise toplumsal duyarlılığın büyütülmesi çağrısında bulundu
Kobanê’de kuşatma hala sürüyor. Kentin elektrik ve suyunun hala verilmemiş olması nedeniyle insani kriz giderek derinleşiyor. Öte yandan Kobanê’ye ulaştırılmak istenen yardım TIR’ları ise Türkiye tarafından engelleniyor.
Almanya’dan Kobanê’ye giden enternasyonalist Fabian, kente dair gözlemlerini aktardı.
HTŞ’nin yıllardır var olduğunu ve aslında DAİŞ’in geleneği olduğunu belirten Fabian, “İdeolojisi DAİŞ’in ideolojisidir, savaşçıları da DAİŞ’in savaşçılarıdır. DAİŞ’e karşı verilen mücadeleyle birlikte HTŞ de geri püskürtülmüştür. İdeoloji açısından şunu söyleyebiliriz: DAİŞ’inki ile aynıdır. Yani demokrasiye yer tanımayan, kadın haklarına ve insan haklarına alan bırakmayan, derin biçimde antidemokratik bir selefi ideolojidir” dedi.
‘Saldırılar soykırım girişimidir’
HTŞ’nin anlayışında azınlıklara yer olmadığını belirten Fabian, yeniden bir Arap ulusunun inşa edilmek istendiğini belirtti.
Bu durumun Rojava ve Kürtler içinde tehlike arz ettiğini dile getiren Fabian, “Daha önce de söylendiği gibi Alevilerin başına gelenler, Dürzilerin başına gelenler, Kürtlerin de başına gelebilir. Soykırım ve saldırı tehdidi vardır. Bugün gördüğümüz de tam olarak budur. Rojava’ya, özerk yönetim bölgelerine yönelik saldırı, bu saldırıların ve soykırım girişiminin somutlaşmış girişimidir” diye belirtti.
‘Kobanê savunulmalıdır’
Özerk yönetimin, Suriye’de demokratik bir sistemi amaçladığını belirten Fabian, özerk yönetimin bunun için Şam’da diplomatik yollarla temas kurduğunu aktardı. Ancak görüşmelerin sürdüğü sırada ateşkesi bozan HTŞ-DAİŞ’in saldırı gerçekleştirdiğine tanıklık ettiğini belirten Fabian, şuanda da Kobanê’nin kuşatma altında olduğunu ve tehlikenin hala geçmediğini ifade etti.
Fabian, “İnsanlar yerlerinden ediliyor, sokaklarda kalıyor, evlerini kaybediyor, öldürülüyor. Şuanda Kobanê’nin kuşatılması soykırım tehdidinin devam ettiğini gösterir. Kobanê’de bir katliam yaşanma tehlikesini ortaya koyuyor. Kobanê’nin savunulması gerekir” dedi.
‘DAİŞ’in katliam politikaları sürüyor’
2014 Kobanê direnişi sürecinde YPG’ye katıldığını belirten Baran, İngiltere’de büyüyüp, eğitim gören bir Kürt. O süreçte DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırılarını yakından takip ettiğini ifade eden Baran, saldırılar üzerine YPG saflarına katılma kararı aldığını söyledi. Kobanê’de 26 Ocak 2015 tarihinde yenilgiye uğratılan DAİŞ’in bir parçası olan HTŞ’nin, El Kaide ve benzeri çok sayıda radikal cihatçı örgütle derin ve süreklilik arz eden ilişkilerinin bulunduğunu vurgulayan Baran, “O dönem DAİŞ’in bir parçası olan HTŞ, bugün de aynı zihniyet ve yöntemlerle hareket ederek Şam’da bir devlet yapılanması kurmuştur” dedi.
Kobanê’den seslenen Baran, Süveyda’da Dürzilere, Suriye’nin batı sahillerinde Alevilere ve Halep’te Kürtlere yönelik gerçekleştirilen katliamlara dikkati çekti. HTŞ’nin Colani öncülüğünde Şam’a yerleşmesinin ardından “reform” ve “değişim” görüntüsü vermeye çalıştığını belirten Baran, DAİŞ bayrak ve üniformalarını görünürde kaldırılmasına rağmen katliam politikalarının sürdüğünü ifade etti.
‘Dikkatimizi Kobanê’ye verelim’
Kobanê’de 2014 yılında verilen direniş sürecinde YPG’nin yalnızca Kürt halkını değil, tüm dünya halklarını DAİŞ barbarlığına karşı savunduğunu hatırlatan Baran, o dönemde olduğu gibi bugün de dünya kamuoyunun dikkatinin yeniden Kobanê’ye çevrilmesi gerektiğini söyledi. Toplumsal seferberlik ve direnişe katılımın yalnızca sanal medya paylaşımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Baran, herkesin bulunduğu yerden elinden gelenin en iyisini yaparak, direnişe aktif katılma çağrısında bulundu.
Kaynak: MA









