ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert ve tehditkâr açıklamaları Washington’da yeni bir siyasi krizi tetikledi. 85 Demokrat vekil, Trump’ın görevden alınması ya da yetkilerinin Başkan Yardımcısı JD Vance’e devredilmesi çağrısında bulundu
ABD’de 85 Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi, Başkan Donald Trump hakkında görevden alma süreci başlatılması ya da Anayasa’nın 25. maddesinin devreye sokulması yönünde destek açıkladı.
Tartışmaların merkezinde ise Trump’ın İran’a yönelik son açıklamaları yer aldı. Trump, sanal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda İran’ı tehdit ederek “bütün bir uygarlığı yok etmekten” söz etti. Daha önce de Tahran yönetimine yönelik ağır ve küfürlü ifadeler kullanmıştı.
Bu sözler hem uluslararası kamuoyunda hem de ABD siyasetinde sert tepkiyle karşılandı.
‘Kontrolünü kaybetti’ tepkisi
Demokrat siyasetçiler, Trump’ın açıklamalarının yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda zihinsel yeterliliği açısından da kaygı verici olduğunu savundu.
Senatör Jack Reed, Trump için “Kontrolünü kaybetmiş görünüyor” derken, Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez ise başkanın zihinsel durumunun “çöküş halinde” olduğunu öne sürdü.
Trump’ın sözleri, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından da kınandı.
Cumhuriyetçi cephede de çatlak var
Trump’a yönelik eleştiriler yalnızca Demokratlarla sınırlı kalmadı. Daha önce Trump’a yakın isimlerden biri olarak bilinen Marjorie Taylor Greene de sert tepki gösterdi.
Greene, “Amerika’ya tek bir bomba bile atılmadı. Bütün bir uygarlığı yok edemeyiz. Bu şeytani ve delilik” ifadelerini kullanarak, Trump’a karşı 25. maddenin işletilmesi çağrısında bulundu.
Bu çıkış, Cumhuriyetçi saflarda da Trump’ın söylemleri nedeniyle rahatsızlığın arttığına işaret etti.
25. madde ihtimali zayıf görülüyor
ABD Anayasası’nın 25. maddesi, başkanın görevini yerine getiremeyecek durumda olduğunun tespit edilmesi halinde yetkilerinin başkan yardımcısına devredilmesini öngörüyor.
Ancak mevcut kabinenin büyük ölçüde Trump’a sadık isimlerden oluşması nedeniyle, bu seçeneğin kısa vadede hayata geçirilmesi pek olası görünmüyor.
‘Delilik teorisi’ tartışması
Bazı gözlemcilere göre Trump’ın çıkışları, gerçekten kontrol kaybından çok bilinçli bir siyasi stratejinin parçası olabilir. Uluslararası ilişkilerde “madman theory” (delilik teorisi) olarak bilinen bu yaklaşım, rakibi korkutmak ve taviz vermeye zorlamak için öngörülemez ve irrasyonel görünmeye dayanıyor.
Trump’ın daha önce Grönland konusunda da benzer bir sertlik politikası izlediği ve bu yöntemi baskı aracı olarak kullandığı hatırlatılıyor.
DIŞ HABERLER









