• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Nisan 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Korku imparatorluğuna karşı cesaretin adı Hz. Hüseyin olmak-Ergin Doğru

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Elazığ 1 Nolu F Tipi Cezaevi

Tarihin kendi akışı içerisinde farklı zamanlarda yaşanan olayların, süreçlerin benzerlikleri dikkat çeker. Bu durum egemen zihniyetlerin değişmemesinden dolayı da yaşananlar bize tekerrür gibi yansır. İktidar olgusu var oldukça açığa çıkan kurumlaşmalarda ortaya çıkan ezen-ezilen, zalim-mazlum kavramları insan belleğinin parçası olmayı sürdürüyor. Uygarlıkların açığa çıktığı, insanlığın gelişimine büyük katkılar sunan Mezopotamya’nın kadim tarihinin büyüklüğüne rağmen yaşadığı büyük acı ve yıkımlar günümüzde dahi insana düşman zihniyet tarafından sürdürülüyor.

Bugün bölgemizde çatıştırılan farklılıkların, kimliklerin temelinde yatan iktidarcı zihniyetin politikalarıdır. Bu iktidarcı zihniyet kadim tarih boyunca zulmünü ve barbarlığını sürdürerek insana ait olan her değeri yük etmeye devam ediyor. Tarihten günümüze yansıyan iktidarcı zihniyetin zulümlerinden biri de Kerbela’dır. İslam içi iktidar kavgasının bir parçası olarak halifeler döneminde başlayan ve Hz. Ali döneminde Muaviye ile çatışmaya, ayrışmaya dönen iktidar kavgası Yezit eliyle sürdürülmüştür.

Yezit iktidar uğruna İslam’ın yüce ve kutsal kabul edilen Ehli Beyti’ne, peygamberin seçili torunu Hz. Hüseyin’e dönük kıyıma dönüşmüştür. Yezit’in Kerbela’da Hz. Hüseyin ve Ehli Beyt’e reva gördüğü basit bir kıyım değildir. Kerbela dönemin iktidarı olan Yezit şahsında insanın insana karşı zulmünün, iktidar hırsının yol açtığı değer tanımazlığı, körlüğü, iktidarı korumak için zalimliğe varan kişiliği gösterir. Bununla beraber iktidar zihniyetinin yarattığı korkunun toplumu nasıl sindirerek doğru bildiğinden, dostundan, kutsalından uzaklaştırarak egemen olan gücün kalesi haline getirdiğini gösterir. Bu yönleriyle Kerbela’yı salt bir kıyım olarak görmek gerçeğin eksik görülmesi olur.

Öte yandan Kerbela iktidarcı Yezit zihniyetine karşı Hz. Hüseyin önderliğinde gelişen hak arama, adalet, özgürlük anlayışının direniş destanıdır. Sabrın, hakikate teslimiyetin, davaya inanmışlığın, adanmışlığın azametidir. Kerbela direnişinin bu özellikleriyle beraber farklı anlamlar içeren sonuç ve özellikleri de vardır. Kerbela zalim Yezit’in yarattığı zulmün açığa çıkardığı korkuya karşı Hz. Hüseyin şahsında açığa çıkan cesaretin, hak savunuculuğunun adıdır. Korkuya esir olan insan yaklaşımına karşı insan doğallığının gereği ve yakışanı olan cesaretin savunusudur.

Hz. Hüseyin önderliğinde Kerbela’da gösterilen direniş insana ait değerler olan insanlık onurunun, vicdanın, ahlakın savunusudur. Bu değerleri savunurken zalimin, barbarın karşısında yenilmenin bile aslında kazanmak olduğunu Kerbela ispatlamıştır. Bugün zalim Yezit lanetle anılırken Kerbela’da yenilmiş gözüken Hz. Hüseyin, insanlığa değerler katıp ölümsüzleşerek kazanmış ve bugün saygıyla, sevgiyle anılıyor.

Kerbela tarihe büyük bir acı olarak geçmiş olsa da bugün gerek dünyada, gerek bölgede, gerekse coğrafyamızda bir şekilde tekerrür ediyor. Muaviye-Yezit zalimliği tüm kötülüğü ve zihniyetiyle Kerbela’yı sürdürüyor. Yezit zihniyeti iktidar hırsıyla yine insanlığa zulüm ediyor, yine kan döküyor.

Bombalarla yakılan, yıkılan şehirler, yok edilen insani değerler, sokakta kalan naaşlar. Zindanlarda yok edilmek istenen insanlık ve düşüncenin onuru, her gün katmerleştirerek sürdürülen baskı ile oluşturulan korku imparatorluğu günümüzün Kerbela’sıdır. Açlık, yoksulluk, eşitsizlik, adaletsizlik, kaybolan vicdan, ahlak hep Kerbela zalimliğinin sonuçlarıdır.

Bugün Kerbela devam ediyorsa ya da zalimler kendini var etmek için zulümden besleniyorsa insana-insanlığa düşen Hz. Hüseyin ve yoldaşları gibi direnmektir. Yezit’in olduğu her yerde Hz. Hüseyin vardır ve Hüseyni direniş insanlık için sürer. Zalim Yezit’in karşısında Hüseyni bir duruş ile çıkılmazsa kaybeden bütün insanlık olur. Günümüz Kerbela’sında zalim yezitler var güçleriyle saldırırken Hüseyni direnişin, Hüseyni sevdasının temsilcileri de boyun eğmeden insanlığın geleceği için üzerine düşeni yapmaya devam ediyor.

Korkuya karşı cesaretin sesi beton duvarların arasından sokaklara, zirvelere ulaşarak Hz. Hüseyin’i bir kez daha yaşatıyor. Tarih tekerrür ediyorsa biz de safımızı belirlemeliyiz. Ya zalim Yezit gibi lanetle anılacağız ya da Hz. Hüseyin gibi sevgiyle anılıp ölümsüzleşeceğiz.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Demokrasi seçimle mi gelecek?

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Türkiye’nin siyasi atmosferi erken bir seçimi gerektiriyor ama Erdoğan kesin olarak böyle bir seçimin olmayacağını açıkladı. Ülke genelinde büyük bir...

Komünal üretimde pozitif düşünce ve eleştirinin zorunluluğu

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Toplumsal bir varlık olarak insan, toplumla komünal ilişkisi sayesinde bilişsel ve pratik yetenek edinen bir ontolojiye sahip. Pozitif düşünce ve...

Barış için toplumsal güven

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Çatışma sonrası oluşturulan barış süreçleri, yalnızca masada varılan anlaşmalardan ibaret değildir; aynı zamanda, uzun yıllar süren çatışma ve ayrılıkların yarattığı...

Artık ‘iki ayrı yoldan’ demokrasiye yürümek mümkün değildir

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Şu son zamanlara kadar Türkiye’de demokrasi mücadelesi iki “ayrı” koldan, birbirleriyle çok dolaylı temaslar dışında neredeyse birbirinden fazla söz etmeden yürüdü. Kollardan birisi...

Birlikte iyileşmenin yolunu bulmalıyız

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Kürt Hareketi bu tarihsel momentte parlak liderliği, mücadelesi, taşıdığı değişim enerjisi ile büyük bir potansiyel taşıyor. Yaratılan değer ne Kürtlere,...

Kürdün kolektif hakları

Yazar: Yeni Yaşam
8 Nisan 2026

Devlet aklı Amara’da, genel olarak Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de ortaya çıkan görüntüyü sindiremedi. Önder Apo’nun doğum gününün kutlanması hâlâ kabul...

Sonraki Haber

Her halk direnişi kadardır-Zinar Doğan*

SON HABERLER

Demokrasi seçimle mi gelecek?

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Komünal üretimde pozitif düşünce ve eleştirinin zorunluluğu

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Turhan Çömez kimin ‘Çömezi’?

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Barış için toplumsal güven

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Artık ‘iki ayrı yoldan’ demokrasiye yürümek mümkün değildir

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Birlikte iyileşmenin yolunu bulmalıyız

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Koma Berxwedan’ın yeniden doğuşu

Yazar: Yeni Yaşam
9 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır