Günlerdir Newroz kutlamaları başta dört parça Kürdistan olmak üzere dünyanın dört bir yanında, hemen her yerde coşkulu katılımlarla gerçekleşiyor. Bu yıl Newroz’un 2638. yıldönümü kutlanıyor. Dile kolay; 2638 yıldır Kürt halkı bıkmadan, usanmadan bir diriliş ve direniş geleneği olarak Newroz’u kutlaya gelmiştir. Abdullah Öcalan’ın da ifade ettiği gibi Kürt halkı bir Newroz halkıdır. Aralıksız 2638 yıl boyunca bir geleneği sadece kutlamakla yetinmemiş, onu bir diriliş, direniş ve yeniden doğuş yaşamına dönüştürme iradesine taşımıştır. Başka bir halk veya toplumda buna benzer bir süreklilik ve anlam yüklemesini gözlemlemek zordur.
Kuşkusuz Newroz kutlamaları tarih boyunca bazı dönemlerde zayıflamış, Kürtler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında katılımlar düşmüş, gelenek kısmen unutulmuştur. Eğer Newroz kutlaması zayıflamışsa, Kürt halkı ciddi sorunlarla karşı karşıyadır demektir. Yine tersi de geçerlidir: Nevruz coşkusu ve katılımı yüksekse Kürtler ya özgürdür ya da özgürlüğe en yakın noktadadır.
Bölünme, inkâr ve yeniden uyanış süreci
Birinci Dünya Savaşı ve sonrası Kürdistan’ın dört parçaya bölünmesi, inkâr ve imha politikalarının başlamasıyla Newroz kutlamaları da giderek zayıflamıştır. 1950’ler, 60’lar ve hatta 70’lerde Newroz kutlanmış, fakat genellikle çok gizli ve zayıf şekilde kutlanmıştır. Sömürgecilerin mümkün mertebe göremedikleri alanlarda, küçük gruplar halinde tenha yerlerde, gizlice bir araya gelinerek kutlanabilinmiştir. Çoğu Kürt’ün belleğinde Newroz’un diriliş ve yeni başlangıç anlamı unutulmaya yüz tutmuştur.
1970’lerde, Kuzey Kürdistan’da Özgürlük Hareketi’nin tohumları atılmaya başlandı. 1973’te, yine bir Newroz zamanı, Ankara Çubuk Barajı kıyısında küçük bir grup Kürt gencinin bir araya gelmesiyle yeni bir sürecin kapısı aralandı. Grubun öncüsü Abdullah Öcalan’dı. 1978’de PKK’nin kuruluşu ve 1984’teki 15 Ağustos atılımıyla Özgürlük Hareketi ivme kazandı. Bu uyanış ve diriliş de tesadüfen değil, bir Newroz zamanında gerçekleşti.
1990’lara gelindiğinde Newroz yeniden görkemli bir şekilde kutlanmaya başlandı. 1984 atılımından önce Hareket, Newroz’u resmi olarak kutlamamıştı; çünkü Öcalan’ın ifadesiyle “Newroz bir direniştir, bir varoluştur, bir yeniden doğuştur ama Kürtler yok oluşa gidiyorsa kutlamak için bunu hak etmek gerekir.” 90’lardan itibaren ise Newroz köy ve kent meydanlarına taşındı, binler, on binler, yüz binler kutlamalara katıldı. Bu halk olarak uyanış, ayağa kalkış ve yeniden doğuşu gerçekleştirerek özgürlük yürüyüşünün başlamasıdır.
2025 Newroz’u ve Abdullah Öcalan’ın tarihi çağrısı
27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan’ın yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, Ortadoğu’da yeni bir dönemin kapısını araladı. 2025 Newroz’unda toplamda milyonlar Newroz meydanlarına çıktı. Amed ve İstanbul Newrozlarının her birinde birer milyonu aşkın insan Newroz alanlarını doldurdu. 2026’da Suriye’de Rojava’ya yönelik saldırılar ve ardından gelişen savunma süreci, Kürt halkını dört parça Kürdistan ve diasporada siyaset üstü bir birliktelikle dünya sokak ve meydanlarını doldurdu. Toplamda on milyonlar meydanlara indi. Bu protestolar sonucu 29 Ocak 2026 Şam Antlaşması ile Rojava’da önemli adımlar atıldı; Hasekiye Kürt vali atanırken Suriye Savunma Bakanlık yardımcılığına SDG’li bir komutan getirildi, henüz nihai sonuca ulaşılmasa da özerk yapılar korundu ve demokratik entegrasyon görüşmeleri devam ediyor. Simge Kobanê Halep iline bağlı olsa da özerk yapısını koruyor. Bu süreçte Kürtler tarihsel bir birlik gerçekleştirdi. 2025 Yılı, Kürt varlığı ve birliğinin açığa çıkması, kanıtlanması ve bir ölçüde yerel ve bölgesel güçlere kabul ettirilmesi olarak tarihe geçti.
2026 Newroz’u: Özgürlüğe geriye sayımın zirvesi yapalım
Newroz kutlamaları günlerdir devam ediyor ve yansıyan görüntüler çok yoğun katılımların olduğunu gösteriyor. On binler, yüz binler Newroz meydanlarında; en önemlisi de Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü talep eden güçlü bir irade açığa çıkıyor. Bu hafta sonu (21-22 Mart 2026) Newroz kutlamaları zirve yapacağı anlaşılıyor. Özellikle Amed, İstanbul ve Almanya Frankfurt’taki kutlamalar yoğun olacak.
2026 Newrozu, başta Abdullah Öcalan olmak üzere hukuk dışına itilen Kürtlerin demokratik entegrasyon düzenlemeleriyle hukukun içine alınması; cezaevinde, dağda ve diasporada bulunan her Kürt’ün siyasal-toplumsal yaşama dahil edilmesini sağlayacak hukuki düzenlemelerin başlangıcı olacaktır. Bunun merkezinde Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü bulunmaktadır.
Bu nedenle 2026 Newrozu, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün geriye sayımın başlangıcı yapalım. Bu ruhla Newroz meydanlarına çıkalım ve tüm moral ve coşkumuzu yansıtalım. 2638 yıl sonra 2026 Newroz’u; Kürt halkının, Kürt kadınlarının ve tüm ezilenlerin özgürleşme yürüyüşünün, emperyal statükolara karşı halkların statüsünü inşa etme mücadelesinin başlangıcı yapalım.
Newroz dirilişin ve yeniden doğuşun adıdır. 2026 Newrozu’nu insanlığın özgürlüğüne doğru atılmış güçlü bir adım ve buna ulaşmanın geriye sayımının başlangıcı yapalım.
Kürt’e özgürlük, Türk’e özgürlük, herkese özgürlük!
Abdullah Öcalan’a özgürlük!
Bijî Newroz!









