İstanbul Bakırköy’de Kürtçe müzik yapan sokak sanatçılarına yönelik zabıta engeline tepki gösterdiği için önce zabıta baskısına maruz kalan Mehmet Şah Karataş, karakolda darp edildi; çıkarıldığı mahkemede de hakkında ev hapsi kararı verildi
İstanbul Bakırköy’de Kürtçe müzik yapan sokak sanatçılarına yönelik zabıta engeline tepki gösteren Mehmet Şah Karataş, önce zabıtaların ardından polislerin şiddetine uğradı. Sokakta başlayan saldırıların karakolda işkenceye dönüştüğünü, telefonunun gasp edildiğini ve işlemediği bir suç üzerinden kendisine iftira atıldığını söyleyen Mehmet Şah Karataş, duruma tepki gösterdiği için hedef haline geldiğini belirtti.
‘Zabıtalar bana musallat oldu’
Bakırköy Belediyesi’ne bağlı zabıta ekiplerinin, izinli olmasına rağmen Kürtçe müzik yapan sanatçıları engellemek istediğine dikkat çeken Mehmet Şah Karataş, “Kürtçe müziğe ve Kürt halkının diline sahip çıktığım için başıma gelmeyen kalmadı. Zabıtalar bana musallat oldu, defalarca saldırdılar ve beni darp ettiler. Elimi, yüzümü kanlar içinde bıraktılar, parmağımı çıkardılar. Hem tehditlerine hem de hakaretlerine maruz kaldım” dedi.
Mağdurken şüpheli konumuna getirildi
Uğradığı saldırıların ardından şikayetçi olmak üzere karakola giden Mehmet Şah Karataş, burada beklemediği bir muamele ile karşılaştığını kaydetti. Mağdur taraf kendisi olmasına rağmen dosyanın şüphelisi yapıldığını belirten Karataş, “Zabıtalara hiçbir şey yapmamama rağmen, yalandan ‘memura mukavemet’ iddiasıyla onları mağdur gösterdiler. Karşı taraf zabıta olduğu için polisler taraflı davrandı” diyerek emniyetteki işleyişe tepki gösterdi.
Yaşadığı baskının dijital platformlara da taşındığını ifade eden Mehmet Şah Karataş, sanal medya üzerinden açıkça ölümle tehdit edildiğini de sözlerine ekledi. Sanal medyada bir canlı yayın sırasında, zabıta amiri ve yakınları olduğunu iddia eden kişilerin yayına katıldığını belirten Karataş, “Bana ‘200 kişi gelip saldıracağız, kafanı kesip çöpe atacağız. Sivas Madımak Oteli’nde Alevileri nasıl yaktıysak seni de öyle yakıp öldüreceğiz’ dediler. Bu tehditler üzerine tekrar karakola gidip şikayetçi oldum; ancak tehdit edenler hakkında hiçbir işlem yapılmadı” dedi.
Karakolda işkence
Karakolda bulunduğu sırada telefonuna hukuksuz bir şekilde el konulmak istendiğini ve buna itiraz edince polis şiddetine uğradığını ileri süren Mehmet Şah Karataş, yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Savcılık kararı olmamasına rağmen telefonumu zorla almak istediler. İtiraz edince de on polisin saldırısına uğradım. Ayağıma çelme takıp beni yüzüstü yere yatırdılar ve ters kelepçe yaptılar. Burnumu kırdılar, telefonumu gasp edip yere fırlatarak zarar verdiler. Avukat görüşme odasında kalbime bastıkları ve boğazımı sıktıkları için bayılmışım. Yarım saat boyunca işkenceye maruz kaldım.”
‘Şikayetçi olursan iftira atarız’
Polislerin, darp olayının üzerini örtmek için kendisine pazarlık teklif ettiğini iddia eden Mehmet Şah Karataş, şikayetinden vazgeçmeyince iftiraya uğradığını savundu. Odadaki bir duvar kırığının kendisine yıkılmak istendiğini belirten Mehmet Şah Karataş, “Bana ‘Şikayetçi olmazsan seni bırakalım, yoksa bu duvarı senin kırdığını söyleriz’ dediler. İftira atacaklarını açıkça ikrar ettiler. Oysa o kırık, ben gelmeden önce de vardı, buna nezaretteki başka bir kişi de şahitlik etti” ifadelerini kullandı.
Çıkarıldığı mahkemede hakimin kendisini dinlemediğini ve savunma hakkının kısıtlandığını belirten Mehmet Şah Karataş, hiçbir somut delil olmamasına rağmen cezalandırıldığını söyledi. Duvarı kırmasının fiziksel olarak imkansız olduğunu vurgulayan Mehmet Şah Karataş, “Ters kelepçeli birinin balyozla bile zor yıkılacak bir duvarı kırması mümkün mü? Ne bir kamera görüntüsü ne de bir parmak izi var. Buna rağmen hakim beni azarladı ve hakkımda iki ay ev hapsi ile yurt dışına çıkış yasağı kararı verdi” diye konuştu.
Kaynak: ANF









