Kürt şair Yıldız Çakar’ın ‘Mohra Reş / Dunkles Siegel’ adlı kitabı, Almanya’da Lyrik-Empfehlungen 2026 listesine girdi. Yıldız Çakar, Kürtçe’den Almanca’ya çevrilen şiirleri için, ‘Çok ince bir işçilik yaptığımız için anlamsal olarak etkisini koruduğunu söyleyebilirim. Kürtçenin zengin duygu dünyasını Almancanın güçlü ritmiyle okumak şiirin özünü birçok biçimle görmek demektir’ dedi
Almanya’da çağdaş şiirin önemli seçkilerinden Lyrik-Empfehlungen 2026 listesine Kürt şair Yıldız Çakar’ın “Mohra Reş / Dunkles Siegel” adlı kitabı da girdi. Yıldız Çakar’ın eseri, Kürtçe ile Almanca arasında kurduğu dilsel ve estetik bağın yanı sıra, hafıza, kimlik ve aidiyet temalarını işleyiş biçimiyle dikkat çekti. Seçkiye dahil edilen eserler arasında yer alan kitap, Kürt edebiyatının uluslararası alandaki görünürlüğü açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilirken, aynı zamanda Avrupa şiirinde çok dillilik ve kültürel çeşitliliğin güçlenmesine de katkı sunuyor. Şair Yıldız Çakar çalışmalarına dair konuştu.
‘Mohra Reş / Dunkles Siegel’ kitabının Lyrik-Empfehlungen 2026 listesine girmesinin Kürtçenin dünya çapında görünür olması açısından önemli olduğunu belirten Yıldız Çakar, “Hem bireysel hem de kollektif bir görünürlük anlamına geliyor benim için. Kürtçe yazılmış ve Almanca çevirisiyle birlikte yayınlanmış olan bir eserin böyle bir listede yer alması, yalnızca bir edebi başarı değil, aynı zamanda diller arası bir köprü kurma çabasının tanınmasıdır. Alman dil ve edebiyat akademisi, Şiir Evi, Şiir Vakfı, Alman Edebiyat Fonu ve Almanya Kütüphaneler Birliğinin jürisi tarafından ortaklaşa olarak hazırladıkları bu seçki her yıl dünya şiir günü olan 21 Mart’ta açıklanıyor. Bu yıl 21 Mart benim için sadece dünya şiir günü ve Newroz değil ayrıca özel bir gün oldu. Bu haberi almış olmak şiirlerimin yanı sıra ana dilim olan Kürtçenin daha da görünür olması açısından da mutlu ediyor. Çünkü Mohra Reş kitabı çok sayıda kütüphane, edebiyat evi ve kitapçılarda özel olarak sergilenip tanıtılıyor” dedi.
Şiirleri Êzidî kadınları anlatıyor
Mohra Reş kitabının DAİŞ tarafından pazarlarda satılan Êzidî kadınları anlatan bir kitap olduğunu ifade eden Yıldız Çakar, “Mohra Reş”te kimlik sabit bir yerden konuşmuyor; daha çok kendi içindeki çoklu varlığında kendi sesi ile konuşuyor. Farklı din ve kültürel özellikler taşıyan bir halk gerçeğimiz var. Örneğin kitaba ismini veren Mohra Reş şiiri de tam anlamıyla Kurmancê Reş den bahseder. Mohra Reş /Dunkles Siegel ya da Kara Mühür şiiri, Şengal’deki DAİŞ saldırısında katledilen ve geri kalanı da ganimet diye Musul ve Raqqa pazarlarında bir eşya gibi satılan Êzidî kadınların anlatıldığı bir şiirdir. Bu anlamda bir döneme tanıklık eden başta Êzidî toplumu ve Kürt halkı genelde ise tüm dünya kadınları için bir hafıza örneğidir. Şiirlerim uzun ve hikayeleri olan şiirlerdir ve hepsi çoklu varlığı anlatır” diye belirtti.
Önceki eserlerinde hafızayı daha çok zaman, mekân ve insan ilişkisi içinde geçmişin kaydını tutan bir tanık ve günlük olarak ele aldığını kaydeden Yıldız Çakar, Mohra Reş / Dunkles Siegel” adlı kitabında ise hem hafızanın hem de unutuluşun içinden konuştuğunu ifade etti. Yıldız Çakar, “Önceki kitaplarımda hafıza çoğunlukla geçmişin kaydını tutan hem bir tanık hem de bir günlüktür; zaman, insan ve mekanın. Mohra Reş /Dunkles Siegel ise, hem hafızanın hem de unutuluşun içinden konuşuyor. Bunun için diyebilirim ki dil, yalnızca bir iletişim aracı değil; şiirin kendisini taşıyan, yaralarını da saklayan bir bedendir. Bu anlamda, şiirlerim romanlarımdan çok uzak değil. Sadece biçimsel olarak farklı ve biri daha içsel bir yerde duruyor.
‘Kürtçenin zengin duygu dünyasını Almancanın güçlü ritmiyle okumak demek’
Şiir çevirisinin en zor alanlardan biri olduğuna dikkat çeken şair Yıldız Çakar, “Çevirisi en zor olan şey şiirdir. Bundan dolayı bazı kesimler ‘şiir çevrilmez, çeviri yoluyla yeniden yazılır’ derler. Biz de her iki anlamda şiiri hem çevirdik hem de yeniden yazdık. Çeviri ve orijinal dil ile bağlarının güçlü olması için çeviri çalışması sırasında şiirleri üçüncü bir dile daha çevirerek karşılaştırmalarını yaptık. Çok ince bir işçilik yaptığımız için anlamsal olarak etkisini koruduğunu söyleyebilirim. Kürtçenin zengin duygu dünyasını Almancanın güçlü ritmiyle okumak şiirin özünü birçok biçimle görmek demektir. Bu da çoğalma anlamına gelir. “
Karanlık kavramını korkuyla değil, derinlikle ilişkilendiren şair Yıldız Çakar, her toplumun ve her dilin geçmişten gelen, söylenmeyen ve bastırılanlara işaret eden bir “mührü” bulunduğunu ifade etti. Yıldız Çakar, “Mohra Reş” bir giz, bir mühür. Benim için bu mühür, hem sessizliğin hem direncin işareti. Karanlık burada korkunun değil, derinliğin adı. Her toplumun, her dilin bir mührü vardır-geçmişin söylenmeyenleri, bastırılanları… Bu kitapta o mühür biraz açılıyor; bazen acıyla, bazen umutla” diye konuştu.
‘Almanya’daki çok dili edebiyat ortamı bana dayanışmayı öğretti’
Almanya’daki çok dilli edebiyat ortamının kendisine yalnızlığın yanı sıra dayanışmayı da öğrettiğini belirten Yıldız Çakar, “Almanya’daki çok dili edebiyat ortamı bana yalnızlık kadar dayanışmayı da öğretti. Buradaki şiir ortamı, diller arası geçişin estetik bir alan olabileceğini gösterdi. Okurla kurduğum ilişki de artık tek bir dile sabit değil; bazen bir kelimenin anlamını birlikte arıyoruz. Şiiri bir diyalog, bir karşılaşma biçimi olarak düşünüyorum artık. Daha önce başta ‘‘Derî‘‘ (Kapı) isimli şiir kitabımda her kesimden güzel dönüşler alıyordum. Alman okurlarda ise daha çok genç kadınların yoğun ilgisini görüyorum. Bu durum benim için daha da sevindirici” diye kaydetti.
‘Şiir bir mücadele biçimi’
Şiir kendi dünyasında tanıklık, direniş ve içsel bir sığınak olarak üç farklı alanın kesişiminde durduğunun altını çizen Yıldız Çakar son olarak şunları ekledi:
“Şiir, bu üç biçimin kesiştiği yerde duruyor benim için. Bazen tanıklık, bazen direniş, çoğu zaman da içsel bir sığınak. Dünyadaki baskı ve kırılma hâlleri, şiirin biçimini değil, nabzını değiştiriyor. Bugün bir dize yazmak bile politik bir eylem olabiliyor; ama ben yine de şiiri bir mücadele biçimi kadar bir nefes alanı olarak da görüyorum.”
Haber: Zeynep Durgut \ MA









