Gümüşhane ve Giresun’da yüzbinlerce dekar alan maden şirketlerine verilirken, sadece Bismil’de 7 milyon 200 bin dekar alan kaya petrolü olarak işaretlenip 600 bin dekarı iahle edildi. Mart’ta yayınlanan yönetmelikler ise yağma sürecini hızlandırdı
K. Bülent Ongun
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının hazırladığı Maden Sahaları İhale Yönetmeliği, 13 Mart tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) de ruhsatlandırılmamış boş alanları talep olmaksızın değerlendirerek ihalelik saha olarak belirleyebilecek ve bu alanları tek başına ya da mücavirindeki ihalelik alanlarla birlikte tek saha olarak ihaleye çıkarabilecek. Düzenleme, aynı zamanda bazı maden sahaları için ara veya uç ürün üretimini içeren tesis kurma şartı getirilmesine de imkan sağlıyor. Yeni yönetmelikle ihale işlemlerinin, ihale tarihinden itibaren en geç üç ay içinde MAPEG onayına sunulması zorunlu hale getirildi. Düzenlemenin ihale süreçlerinde yaşanan gecikmeleri azaltarak işlemlerin daha hızlı tamamlanması amaçlanırken, 5 Mart’ta çıkarılan ÇED Yönetmeliği ise yağma süreçlerini kolaylaştırmakta.
‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı kalktı ancak!
Bilimsel olarak Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçleri coğrafyanın durumuna (bölgede yaşayan tüm canlılar, bitkiler, ormanlar vd.) göre en az bir – iki yıllık süreçte izlenerek değerlendirilmesi gerekirken süreci 3 aya indirip yıllardır yazılan ÇED raporlarındaki kes-yapıştır yöntemini sıradan bir durum olarak sisteme yerleştirildi. Mevcut haliyle ÇED inceleme ve onay süreçleri dahil tüm işlemler ortalama 6 ay da yapılabilmekte. “ÇED Gerekli Değildir” sürecinin ise 1–3 ay olarak belirlenmiş olması yapılan maden, enerji vd. ihalaleler de geçerli bir uygulama olarak hayata geçirilmekte. Valiler ve Bakanlıklar ‘ÇED gerekli değil’ kararlarını çok rahat verebilirken, yeni yönetmelikte, “ÇED gerekli değildir” ibaresi kaldırıldı. Ancak, Bakanlığın projeler için vereceği kararlar “ÇED Olumlu”, “ÇED Olumsuz” ve “ÇED Raporu Hazırlanmalıdır” şeklinde tanımlanırken, yağmaya hız kazandırıldı. ‘ÇED Olumlu Kararı’ almak isteyen şirketin işletmeyi en geç 5 yıl içinde açacağını taahhüt etmesi ise yeterli sayıldı.
Parsel parsel paylaştılar
Giresun’un yüzde 85’i maden sahası olarak belirlenirken son yapılan ihalede 125 bin dekar doğal alan şirketlere tahsis edildi. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından gerçekleştirilen ihale kapsamında; Akköy, Boztekke, Burhaniye, Çamlık, Çukurköy, Darıköy, Hamidiye, İnece, İnişdibi, Melikli, Okçu, Osmaniye, Sayca ve Yaykınlık köylerini kapsayan doğal alanı Çalık Holding’e bağlı Lidya Madencilik’e verildi. En çok 3 ay içinde hiçbir çevresel etki incelenmeden arama ruhsatı verilecek ve ardından yine kısa süre içinde maden faaaliyeti başlatılacak. Benzer bir ihale de yüzde 97’si maden sahası olarak işaretlenmiş olan Gümüşhane’de gerçekleştirildi. Gümüşhane’de MAPEG taraafından ihaleye çıkarılan 11 maden sahası 5 şirket tarafından paylaşıldı. Turyapı Grup İnşaat Ltd. Şti. 6 Saha, ERN Müşavirlik Danışmanlık Ve Ticaret A.Ş. 3 Saha, Mir Yıldız Madencilik A.Ş.: 1 Sah, Çalık’ın Lidya Madencilik San. ve Tic. A.Ş. 1 Saha, DSM Teknik Madencilik Kimyevi Ürünler Ve İnşaat A.Ş. 1 Saha alırken şirketler doğal yaşamı parsel parsel paylaştılar.
Amed’de 7 milyon 200 bin dekar!
Amed’de ise Transatlantik Petrolium şirketine Bismil’de 600 bin dönüm arazinin kaya petolü için tahsisi yapılmış ve ardından kaya petrolü sondaj ve üretimi için Çinar ve Şemrex’te eklenerek 1 milyon 51 bin dönüm tarım arazisi, doğal alan ve meralar yağmaya açıldı. Resmi Gazete’de yer alan karara göre, Amed’de mevcut 100 bin dönümlük petrol sahası 448 bin dönüme genişletilerek kaya petrolü şirketlerine tahsis edilme hazırlığı yapıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “İşin içinde kayaların içerisine sıkışmış petrol ve doğalgazı alabilmek var. 4 sahada Bismil’in kuzeyindeki sahada yaklaşık 600 kilometre karelik (600 bin dönüm) bir alanda 24 tane dikey ve yatay sondaj yapacağız” derken, sonrasında yaptığı açıklamada, kaya petrolü sondaj sahasının 7 milyon 200 bin dönüme ulaşabileceğinin belirtmişti.
Yıkım durdurabilecek tek güç!
Yukarıda örneklenen alanların büyüklüğü yaşanacak ekolojik yıkımın sadece küçük bir kısmını içermekte. Sadece bu yıl madenler için ihaleye çıkarılan doğal alanların boyutu 664 bin hektarı kapsiyor. Petrol, enerji, turizm-inşaat ve birçok yağma girişimiyle birlikte yok olacak yaşam alanları bu ölçeklerden çok daha fazla. 81 il coğrafyasının tamamında MTA tarafından belirlenmiş ve şirketlere sunulmuş maden sahaları Türkiye yüzölçümünün yüzde 60’ına ulaştığı belirtilmekte. Bu durum Türkiye’yi çöleştirip yaşanmaz bir yer halini almasına neden olacak. Mevcut iktidarın bir avuç şirketin ve emperyalist haydutların çıkarları uğruna Türkiye’yi yok oluşa sürüklediği süreci durdurup, tersine döndürebilecek tek güç ise halkın örgütlü direnişiyle mümkün görünüyor.









