Münih Güvenlik Konferansı’na dair açıklamalarda bulunan DSG Genel Komutanı Mazlum Ebdî, görüşmelerin olumlu geçtiğini ifade etti. Ebdî, ‘Kürt bölgeleri idari açıdan kendi kendini yönetecek. Yöneticilerini kendisi seçecek. Askeri olarak YPG, YPJ, QSD’de görev yapan bölge halkının çocukları kendi bölgelerinde kalacak’ dedi
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ehmed ile birlikte Münih Güvenlik Konferansı’nda bulunan Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanı Mazlum Ebdî, konferans kapsamında yaptıkları görüşmelere dair Medya Haber TV’ye konuştu.
Konferans boyunca katıldıkları üst düzey toplantıların bazılarına Suriye Geçici Hükümeti ile birlikte oluşturdukları ortak heyet ile katıldıklarını belirten Ebdî, “Madem aramızda bir anlaşma var ve bu anlaşmanın gerekleri noktasında davranıyoruz, burada da Suriye adına birlikte hareket etmeyi tercih ettik. Bazı önemli toplantılara Suriye heyeti olarak birlikte katıldık” dedi.
Konferansın sonuçları
Konferansta yaptıkları görüşmelerin sonuçlarına ilişkin Ebdî şunları dile getirdi:
“Görüştüğümüz tüm taraflar Suriye’deki sürecin takipçisi olacaklarını söyledi. Biz de tüm taraflardan sürecin takipçisi olmalarını ve garantör olmalarını istedik. Olumlu yaklaşımları olduğunu söyleyebiliriz. Bu gelişmeler Rojava için yeni bir aşamayı ifade ediyor. Rojava yönetimi-özellikle askeri yönetimi- ilk kez resmi olarak kabul görüyor.”
Özerk Yönetim ile geçici Şam hükümeti arasında 29 Ocak’ta imzalanan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasındaki son duruma ilişkin de açıklamalarda bulunan Ebdî, şunları söyledi:
“Yavaş da olsa yürüyor. Önceliğimiz ateşkesti. Mevcut durumda uygulanıyor. Çözülmesi gereken sorunlar var. Bir uzlaşma var ancak anlaşmanın pratikleşmesi beklentisindeyiz.”
Kürt bölgeleri idari açıdan kendi kendini yönetecek
İlerleyen süreçte olması gerekenlere ilişkin ise Ebdî, şunları belirtti:
“Kürt bölgeleri idari açıdan kendi kendini yönetecek. Yöneticilerini kendisi seçecek. Askeri olarak YPG, YPJ, QSD’de görev yapan bölge halkının çocukları kendi bölgelerinde kalacak, bölgelerini koruyacak, askeri sorumluluk alacak. İç güvenlik birimleri, merkezi kurumlarla koordineli ancak yerel yöneticiler tarafından idare edilecek. Dil, eğitim ve kültürel kurumların, bugüne kadarki kazanımları korunacak ve resmileşecek.”
Kaynak: MA









