• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Şubat 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Mehmet Öcalan: Komplo ile Rojava saldırıları arasında fark yok, kaderimiz bir

14 Şubat 2026 Cumartesi - 09:50
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

15 Şubat komplosu ile Rojava’ya dönük saldırılar arasında bir fark olmadığını belirten Mehmet Öcalan, dört parça Kürdistan’daki siyasetçilere seslenerek, ‘Küçük hesap yapmayın, kaderimiz bir’ dedi

ABD, İsrail ve bazı Avrupa ülkelerinin içerisinde yer aldığı uluslararası komplonun üzerinden 27 yıl geçti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 9 Ekim 1998’de Suriye’den çıkmaya zorlandı ve 15 Şubat 1999’da Kenya’nın başkenti Nairobi’den kaçırılarak Türkiye’ye getirildi.

Abdullah Öcalan, 15 Kasım 2000 tarihli avukat görüşmesinde kendisine dönük komployu “21’inci yüzyılın komplosu” olarak tanımladı. Abdullah Öcalan, savunmalarında ise kompoya dair “Kürdistan’daki gelişmeler kilit önemdeydi. Mutlaka etkisizleştirilmem en azından konjonktür gereğiydi. Tasfiye edilmem o günler için küresel politikalarına uygun düşmekteydi. O günlerde Kürdistan’ın özgürlüğünden ve Kürtlerin kimliğini kazanmalarından yana olmak, her türlü günübirlik liberal çıkarları, pragmatizmi ve bencilliği aşmayı gerektiriyor; sağı ve soluyla kapitalist modernite yaşamından vazgeçmeyi veya bu yaşamın karşısına dikilmeyi emrediyor, buna zorluyordu” değerlendirmesinde bulundu.

İkinci 15 Şubat komplosu 

Abdullah Öcalan’ın “tasfiye” olarak işaret ettiği konu, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik son saldırılarla bir kez daha gündeme geldi. Rojava Devrimi’nin hedef alan süreç “İkinci 15 Şubat Komplosu” olarak nitelendirildi.

Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, komplo süreci ve son yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. 15 Şubat komplosunun uluslararası bir karakterde olduğunu belirten Mehmet Öcalan, “Dünyada herkese yer vardı ama Kürtlerin liderine, Başkan Apo’ya yer yoktu. Şu an 2026 yılındayız ancak 1999 ile karşılaştırdığımızda aralarında hiçbir fark yok. Ne eksik var ne fazla. 1999’da komplo nasıl başladıysa Rojava’ya yönelik komplo da aynı nitelikte başladı” dedi.

‘1920’lerdeki tutumları ile 1999’deki şey aynı şeylerdir’ 

Komploda birçok uluslararası gücün yer aldığına dikkati çeken Mehmet Öcalan, “Hesabı olan bütün ülkeler sadece başkana (Öcalan) karşı değil, Kürt hareketine yönelik komplonun içinde yer aldı. Şu anda da aynı şeyi görüyoruz. Başkana yönelik komplo yüz kızartıcı bir suçtur. Çünkü bir halkı temsil ediyordu. Bunlara demokratik ülkeler (ABD, İngiltere, Almanya, Fransa…) deniliyor. Adalete, demokrasiye göre hareket ettikleri söyleniyor. Hayır, asla böyle bir durum yok. Kürtlere dair asla böyle bir yönelim içinde olmadılar. 1920’lerdeki tutumları ile 1999’deki şey aynı şeylerdir. Bunlar arasında çok fark yok” diye konuştu.

‘DAİŞ’in kardeşine teslim ediyorsun’

Abdullah Öcalan’ın Kürtleri yeniden tarih sahnesine çıkardığını söyleyen Mehmet Öcalan, komploda yer alan güçlerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara onay veren ülkeler olduğunu kaydetti. Öcalan, “Rojava en az 13 bin şehit verdi. Hiç mi vicdan yok? 15 yıl boyunca DAİŞ’e karşı sana yardım etti, ancak daha sonra DAİŞ’in kardeşine teslim ediyorsun” tepkisinde bulundu.

‘Görüşme kayıt altına alındı’ 

İmralı Cezaevi’nde yaptıkları görüşmeyi hatırlatan Mehmet Öcalan, ağabeyinin en çok Kuzey ve Doğu Suriye’nin durumu üzerinde durduğunu dile getirdi. Öcalan, “Bakur Kürtleri için bir diyaloğun işlediğini söyledi. Rojhilat, Başur ve Rojava Kürtlerini kapsamadığını söyledi. ‘Rojava tehlike altında’ dedi. Ahmed Şara’yı İŞİD ile bir tuttu. ‘Türkiye’yi iyi tanıyorsunuz. Eğer Rojava silah bırakırsa gelecekte İŞİD- HTŞ bir yandan, Türkiye bir yandan girer. Rojava’yı ortadan kaldırır, hepsinin boğazını keserler’ dedi. Görüşme kayıt altına alındı” şeklinde konuştu.

Mehmet Öcalan, şunları söyledi:

“Kardeşlik diyorsunuz, kardeşlik bu mu? Ben Türkleri de Kürtleri de Ermenileri de, hatta bütün insanları kardeş olarak görüyorum. Türklerin bir kısmı Kürtlerin nefes almasını dahi istemiyor. Kardeşlik bu şekilde yürür mü? Kürtler bunu kabul etmez. Biz de bunu bu şekilde kabul etmiyoruz. Kardeşlik gerçeklik üzerine kurulu olmalı. Bir süreç var ise doğru bir şekilde yürüsün. Türkiye kamuoyu, gazetecileri ve aydınları bugüne kadar doğru düzgün bir tepki ortaya koymadı. Türk halkı şunu iyi anlamalı; Kürtler ve Türklerin kardeşliği oluşursa Türklerin önü de sonuna kadar açılır. Kürtleri düşman olarak görmesinler. Kürtlerin ve Türklerin bin yıldır kaderlerinin bir olduğu söyleniyor. Eğer doğru hareket ederlerse bu kader bin yıl daha birlikte yürür, bu kardeşlik bin yıl daha sürer. Türkmenler ile bir arada yaşıyoruz. Ama bize saygı duyarlar. Biz de onlara saygı duyuyoruz ve bir arada yaşıyoruz. Kardeşlik sadece bir tarafın çabaları ile değil, her iki tarafın çabaları ile olur.”

‘Kürtlerin hakları verilmeli’

Mehmet Öcalan, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı verilen tepkilere işaret ederek, “Kürtlerin birliği kısmen oluştu. Dört parçada yer alan Kürt siyasetçilere çağrım var. Küçük hesap yapmasınlar, kaderimiz birdir. Eğer doğru olanı yapmazsak birimiz kahvaltıları, birimizin öğlen yemekleri, birimiz de akşam yemekleri oluruz. Bu Rojava, Rojhilat, Başur ve Bakur için de geçerlidir. Bu nedenle ortaya çıkan birliği büyütmeleri gerekiyor. Ortadoğu’da 60 milyon Kürt var, büyük ve demokratik bir güçtür. Dünya da bunu çok iyi biliyor. Türkiye, İran, Irak ve Suriye için de bu büyük, anlamlı bir şeydir. Bu nedenle Kürtlerin hakları verilmeli. Parçalanmayı getiren haklardan söz etmiyorum, bu devletlerin birliği içinde Kürtlerin hakları verilmeli” ifadelerini kullandı.

‘Umut İlkesi bir an önce bu hak uygulanmalı’

Mehmet Öcalan, kalıcı bir çözüm için Abdullah Öcalan’ın “Umut İlkesi”nin uygulanması gerektiğini vurguladı. Mehmet Öcalan, “Başkan üzerine düşen her şeyi yaptı ve bunu herkes de çok iyi biliyor. Devlet ise daha doğru düzgün bir şey yapmadı. Bundan sonra devletin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor. ‘Umut İlkesi’ zaten yasada var. Sadece başkan için de değil, diğer tutsaklar için de uygulanmalı. Bir an önce bu hak uygulanmalı. Ayrıca Kürtlerin varlığını da artık kabul etmeli. Varlıkları anayasada kabul edilmeli. Dilleri ve kültürleri varlıklarıdır zaten” diye kaydetti.

Mehmet Öcalan, son görüşmede Abdullah Öcalan’ın en çok üzerinde durduğu konulardan bir tanesinin de dil ve kültür hakları olduğunu söyledi. Abdullah Öcalan’ın “Dili ve kültürü olmayan bir halk, zaten varlık olarak da yoktur” dediğini belirten Öcalan, “Başkan ‘Herkes kendi evinde, sokağında ve her yerde kendi dili ile konuşmalı’ dedi. Hatta, ‘Sokakta ölü tavuklar var, kokuyor. Kendi dili ile konuşmayan kişileri bu tavuğa benzetiyorum’ dedi” şeklinde konuştu.

Haber: Diren Yurtsever – Mehmet Aslan \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Tutsak Nasrullah Kuran: Beni motive eden Önderlik felsefesiydi

Sonraki Haber

TUAY-DER Eşbaşkanı: Yasal düzenleme yapılmalı, hasta tutsaklar serbest bırakılmalı

Sonraki Haber

TUAY-DER Eşbaşkanı: Yasal düzenleme yapılmalı, hasta tutsaklar serbest bırakılmalı

SON HABERLER

TJA: Saçını ördü diye tutuklanan öğrenci serbest bırakılmalı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Ekonomik kriz sürüyor, et fiyatları artıyor, besicilik azalıyor

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Şêx Seîd’in torunu: Direniş halen devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Hasta tutsak Besra Erol cezaevinden çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

TUAY-DER Eşbaşkanı: Yasal düzenleme yapılmalı, hasta tutsaklar serbest bırakılmalı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Mehmet Öcalan: Komplo ile Rojava saldırıları arasında fark yok, kaderimiz bir

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

Tutsak Nasrullah Kuran: Beni motive eden Önderlik felsefesiydi

Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır