2026 yılına, dışarıda, ABD’nin Venezuela’ya askeri bir saldırı düzenleyip ülkenin devlet başkanını ve eşini kaçırması ve ABD’ye götürmesi vurdu. Böylece emperyalizmin dünya halklarına karşı yeniden doğrudan savaşları başlattığı yeni bir döneme girildi.
İçerde ise yeni yıla, AKP iktidarının 23 yıldır izlemekte olduğu emekçileri mülksüzleştirme, yoksullaştırma ve krizin faturasını onlara kemer sıktırarak ödetme politikalarının zirve yapması damgasını vurdu.
Öyle ki ilk kez hem asgari ücretlinin hem de en düşük işçi, Bağ-Kur ve memur emeklisinin sözde zamlı ücretleri top yekûn açlık sınırının altında kaldı. Böylece siyasal iktidarın emekçi sınıflara karşı yürüttüğü ekonomik savaş doruk noktasına ulaştı.
Asgari ücrete gerçekte zam yapılmadı!
Öncelikle, 2026 yılı boyunca geçerli olacak asgari ücret, iktidar ve işveren sendikası tarafından tek taraflı olarak 28,075 TL olarak belirlendi ve 10 milyona yakın asgari ücretli ve ailesine dayatıldı.
Her ne kadar bu ücret yüzde 27’lik bir artışa tekabül etse de bu artış gerçek artış değil ve bırakın yaraya merhem olmayı, yara bandı bile değil.
Bir yılda asgari ücret 5,347 TL eridi
İlk olarak, bu artış aralık ayı sonu itibarıyla yüzde 30,89 olarak açıklanan resmi TÜİK enflasyonunun dahi 3,89 puan altında kaldı. Böylece asgari ücretlinin enflasyon nedeniyle kaybı 12 ayda 5,347 TL oldu.
Grafik bu durumu açıkça ortaya koyuyor. Çünkü yüzde 27’lik zam olarak tanıtılan düzenlemeyle verilen fark 5,971TL. (28,075 TL-22,104 TL). Buna karşılık bu yılda asgari ücretteki erime 5, 347 TL’yi aşıyor. Geriye sadece 624 TL kalıyor. Kısaca bu “zammış gibi” sunulan şey aslında 2025 yılında 12 ayda enflasyon nedeniyle ortaya çıkan kaybı karşılamaya ancak yetiyor.
Yani asgari ücrete gerçek anlamda sadece 624 TL’lik bir zam yapıldı. Bu da sadece yüzde 2,8 demek oluyor. Yani yüzde 27’lik bir zam söz konusu değil.
Dahası, asgari ücretli işçiler yeni ücretlerini ocak ayı sonunda veya şubat ayı ortasında alabildikleri için ocak ve şubat ayı enflasyonu ile birlikte bu fark tamamen ortadan kalkacaktır.
- Açlık sınırının altında bir asgari ücret
İkinci olarak yeni asgari ücret, TÜRK-İŞ’in aralık ayı 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı olan 30,143 TL’nin de altında kaldı. Yani aileleriyle birlikte yaklaşık 30 milyonluk bir emekçi kitlesi bu yıl da açlık sınırının altında bir gelir ile yaşamaya mahkûm edildi.
- Açlık sınırının altında en düşük işçi ve Bağ-Kur emeklisi maaşı
Emeklilerin durumu çok daha vahim. Türkiye’de 16 milyon civarında işçi ve memur emeklisinin bulunduğu biliniyor. Bunun içinde en düşük ücret alanların sayısı ise 5,5- 6 milyonu buluyor.
Ocak ayının enflasyonunun açıklanmasının ardından bu kesimde yer alan işçi emeklilerine yapılan 6 aylık sözde ücret artışı (yüzde 12,19) ile birlikte bu kesimin ücreti 16,881 TL’den 18,938 TL’ye yükseldi.
Kök aylık sorunu sürüyor
Ancak sistemdeki “kök aylık” uygulaması sayıları 4 milyonu aşan emekliler için büyük bir risk oluşturuyor. Şöyle ki eğer bir emeklinin kök aylığı 15,046 TL ve altındaysa, yüzde 12,19’luk zam bu tutara eklendiğinde dahi rakam 16,881 TL’yi aşamıyor. Yani herhangi bir yasal düzenleme (Hazine desteği veya taban aylık artışı) yapılmadığı takdirde bu kadar sayıda bir işçi kitlesi ocak ayında maaşında hiçbir artış göremeyecek.
Ayrıca bu rakam da hem aralık ayı açlık sınırının 11,205 TL altında hem de asgari ücretin 9,166 TL altında kalıyor. Önümüzdeki 6 ay boyunca açlık sınırının giderek daha da artacağı dikkate alındığında, işçi emeklilerinin bu yılı da açlık içinde geçireceği çok net.

Sanal bir artış!
Keza yapılan bu artış sanal bir artış. Çünkü aşağıdaki grafiklerden de görülebileceği gibi, son 6 aylık (Temmuz-Aralık) enflasyonu dikkate alındığında bu rakam gerçekte 15,006 TL’ye düştü.
Yani son 6 ayda işçi emeklisinin enflasyon nedeniyle ücret kaybı 1,875 TL oldu. Bir başka anlatımla ücret sanal olarak 2,057 TL, gerçekte ise sadece 182 TL arttı.


- Açlık sınırının altında en düşük memur emeklisi maaşı
Son olarak, memur ve memur emeklilerine yapılan 6 aylık ücret artışı (yüzde 18,60) ile birlikte en düşük memur emeklisinin maaşı 27,772 TL’ye yükseldi.
Diğerlerine benzer bir biçimde, bu rakam da hem aralık ayı açlık sınırının 2,371 TL altında hem de asgari ücretin 332 TL altında kaldı. Yapılan 1,000 TL’lik seyyanen artışla bile hala açlık sınırına ulaşılamadı.
Önümüzdeki 6 ay boyunca açlık sınırının giderek daha da artacağı dikkate alındığında, memur emeklilerinin de bu yılı da açlık içinde geçireceği çok net gözüküyor.
Ayrıca yapılan bu artış sanal bir artış. Çünkü aşağıdaki grafiklerden de görülebileceği gibi son 6 aylık (2025 Temmuz- Aralık) enflasyonu dikkate alındığında bu rakam gerçekte 25,362 TL’ye düşüyor.
Yani son 6 ayda memur emeklisinin enflasyon nedeniyle maaş kaybı 2,410 TL oldu ve maaş sanal olarak 5,102 TL, gerçekte ise sadece 2,692 TL arttı.


Sonuç olarak, bu yıl bir genel seçim olmayacağı beklentisiyle İktidar Bloku emekçilere karşı yürüttüğü ekonomik savaşı tırmandırarak sürdürüyor.









