Şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulunan Mercan Kaplan dosyasındaki ATK raporunda ‘2 erkek DNA’sı ‘tespit edildiği belirtilirken, dosyada yer alan şüpheliler hakkında herhangi bir tedbir kararı uygulanmadı
Amed’in Yenişehir ilçesinde 5 Eylül 2025’te babasıyla birlikte halasının evine gittikten sonra kaybolan yüzde 50 zihinsel engelli Mercan Kaplan, kayıp başvurusunun ardından 6 Eylül’de Eğil yakınlarındaki bir sulama kanalında şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Mercan Kaplan’ın cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu’na kaldırılırken, soruşturmada Mercan Kaplan’la aynı araçta bulunduğu tespit edilen bir kişi gözaltına alındı ancak ifadesi alındıktan kısa süre sonra serbest bırakıldı; şüpheli yaşananların “kaza” olduğunu iddia etti.
Dosya kapsamında yürütülen soruşturma Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yetkisizlik kararıyla Eğil Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilirken, soruşturma dosyasına son olarak Adli Tıp Kurumu Diyarbakır Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi’nin raporu eklendi. Rapora göre Mercan Kaplan’ın vücudunda iki erkeğe ait DNA örneklerine rastlandı. Avukatlar, raporlar ve ifadelerdeki çelişkilerin “kaza” iddiasını doğrulamadığını belirtirken, aylardır şüpheli ya da şüpheliler hakkında herhangi bir tedbir uygulanmadığını ve tutuklama talebine de hâlâ yanıt verilmediğini kaydediyor.
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Zilan Esen dosyadaki gelişmelere dair bilgiler paylaştı.
‘Şüpheliler hakkında herhangi bir tedbir kararı uygulanmadı’
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilerle olayın basit bir kaza olmadığının açık olduğunu belirten Zilan Esen, şöyle konuştu:
“Şüpheli; olay yeri inceleme raporunda da tespit edildiği üzere taşıt trafiğine kapalı alana giderek aracı park ettiğini, aracın suya düşmemesi için de önüne bir taş parçası koyduğunu ancak ‘aracın freninin boşaldığını’, Mercan’ın aracı durdurmaya çalışırken araçla birlikte suya düştüğünü ve ölümün bu şekilde meydana geldiğini iddia ediyor. Ancak soruşturma sürecindeki beyanları çelişkili olup hayatın olağan akışına da aykırıdır. Olay yeri inceleme raporunda; aracın duraklatıldığı noktada kanala doğru çok küçük bir eğimin bulunduğu belirtilmiştir. Keza; olay yerinde farklı noktalarda ‘servis yolu yaya ve araç trafiğine uygun değildir’ ve ‘taşıt trafiğine kapalı yoldur’ içerikli uyarı levhalarının bulunduğu belirtilmiştir. Aracın taşıt trafiğine kapalı bir yere çekilmesi ve aracın çekildiği bölgenin diğer tarafının kapalı olması Mercan Kaplan’a yönelik ölümden önce esasında cinsel saldırının da planlandığı ihtimalini gündeme getirmektedir. Dosyaya giren son bilirkişi raporuna göre de şüphelinin ifadesinde belirtmiş olduğu olay örgüsü teknik açıdan mümkün değildir.”
‘Soruşturma geliştirilmedi’
Elde edilen şüphelere rağmen dosyada hiç bir ilerlemenin yaşanmadığını ve şüphelilerin hala serbest olduğuna dikkat çeken Zilan Esen, “Olay özelinde değerlendirme yapıldığında; öncelikle ‘taksirle ölüm‘ kapsamında olayın değerlendirilmesine ilişkin mevcut yaklaşımın gözden geçirilmesi gerekiyor. Kanunda belirtilen katalog suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabileceği belirtilmektedir. Aralık ayında dosyaya giren yeni deliller kapsamında şüphelilerin ifadelerinin tekrar alınarak tutukluluğa sevk edilmesi yönünde ki taleplerimiz yanıtsız bırakılmıştır. Bu durumda şüpheliler yalnızca hem cezasız bırakılıyor hem de cesaretlendiriliyor” açıklamasında bulundu.
‘İki farklı erkek DNA’sı tespit edildi’
Dosyaya giren yeni rapora da değinen Zilan Esen şu aktarımlarda bulundu:
“Adli Tıp Kurumu Diyarbakır Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi’nin raporuna göre Mercan Kaplan’ın bedeninde iki ayrı erkek DNA’sına rastlanıldı. Mercan Kaplan’dan alınan sürüntü örneklerinde sperm tespit edilmiş ve spermlerin meni içerdiği tespit edilmiştir. Tüm şüpheliler tespit edilmemiş olmakla birlikte elde edilen DNA profilleri dosya kapsamındaki şüphelilerle birebir eşleştirilmemiştir. Keza olayda birden fazla kişinin iştirak halinde suç işlediği yönünde soruşturmanın genişletilmesi gerekmekte, olay tarihindeki şüphelilerin HTS, baz istasyonu ve kamera kayıtlarının dosya arasına alınması gerekmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ivedilikle tüm şüphelilerin tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması gerekirken aylardır etkin ve hızlı bir soruşturma süreci yürütülmemektedir.”
Kaynak: JINNEWS









