Yenişehir ilçesi Kirazyayla köyünde Meyra Madencilik’e ait kimyasalların toprağa karşımasına tepki gösteren halk, ‘Meyra Madencilik derhal ve bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır’ dedi
Bursa Yenişehir Kirazyayla köyünde halk, maden şirketi Meyra Madencilik’e ait atık barajları çökmesi üzerine kimyasal atıkların toprağa karışmasına tepki gösterdi. Köy kahvesinde yapılan açıklamaya Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Basın metnini Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem okudu.
Maden kazalarının kader olmadığını, belirten Erdem, ilgili kurumların maden ocaklarını denetlenmediğini söyledi. Denetimsizliklerinin felaketlere yok açtığına işaret eden Erdem, “2013’ten bu yana işletilen Meyra Madencilik’in bakır, çinko ve kurşun maden ocağında depolanan toksik atıklar 20.01.2026 günü çökmüştür. Atıklar Sarıyar Deresi üzerinden Yenişehir Ovası’na yönelmiştir. Bugün derelerden kimyasal maddeler aleni biçimde akmaktadır. Bunu görmek için analize gerek yoktur. Daha önce Yenişehir Çevre Platformu’na ulaşan videolarda da çöktürme havuzlarından açık alana kontrolsüz biçimde atıkların döküldüğü görülmüştür. Köyde yaşayan yurttaşların ifadelerine göre, atık barajında biriken kimyasal içerikli sıvılar su pompaları aracılığıyla Sarıyar Deresi’ne deşarj edilmektedir. Aynı şekilde tesisin su ihtiyacını şebeke suyundan karşıladığı, ayrıca bir kısmını Demirboğa Köyü’nden sulama hidrantlarından tankerlerle izinsiz taşıdığı da belirtilmektedir. Bu durum, bölgedeki su kaynaklarının hem kirletildiğini hem de kontrolsüz biçimde tüketildiğini göstermektedir. Öte yandan maden ocağı sahasında ciddi bir toprak kayması yaşanmış, tarlalar ve evler derin yarıklar ve çukurlar nedeniyle kullanılamaz hale gelmiştir. Bu yalnızca çevreyi değil doğrudan yaşamı tehdit eden bir yıkımdır” dedi.
‘Bakanlığın tutumu sermayeden yana’
Maden işletmesine karşı verdikleri mücadelelerden dolayı çok sayıda soruşturmaya uğradıklarını ifade eden Erdem, şu şekilde devam etti:
“2019 ÇED raporuna açılan dava 2024 yılında sonuçlandı. Danıştay ÇED raporunu iptal etmedi yani bu alanda atık barajı yapılabileceğine hükmetti. Bundan kısa bir süre sonra kurumlar zeminin uygun olmaması sebebiyle atık barajı için gereken izinleri vermedi. Firma bu yüzden 2025 yılında Ocak bolgesinde başka bir atık barajı için yeni bir ÇED süreci başlattı. Bu proje için yapılan halkın katılım toplantısı köylülerin protestosu ile sonlandırıldı. Şirketin Şubat 2025’te sunduğu ÇED raporunda yeni atık barajı alanı rezerv bölgesi olduğu için süreç sonlandırıldı. Ancak Temmuz 2025’te aynı alanı içeren raporda bu kez süreç devam ettirilmiştir. Bu durum MTA ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın her zaman sermayeden yana tutumunun açık göstergesidir.”
‘Yaşananlar kamu suçudur’
Maden işletmesinin faaliyetlerine devam ettiğini belirten Erdem, “Bakanlık şimdi ‘faaliyetleri durdurduk’ diyor. Peki yıllardır neredeydiniz? Derelere kimyasal akarken, atıklar heyelana açık alanlara yığılırken, baraj yapılmamışken bu tesis nasıl çalıştı? Şimdi kamuoyuna, güya atık barajda ‘onarım’ yapıldığı söyleniyor. Oysa kepçenin bile zor çalışabildiği bir alanda, yüzlerce kamyonla taşınabilecek kimyasal yüklü atıkların geçici bir baraja aktarılacağı iddia ediliyor. Bir kepçe, bir kamyonla taş döşeyerek barajı onarmaya çalışıyorlar. Ancak kepçeler çalıştıkça atıklar dere yatağına akmaya devam ediyor. Soruyoruz: Siz kimi kandırıyorsunuz? Belli bir süre sonra dere yatağındaki atıkların üzeri toprakla kapatılacak ve hiçbir şey olmamış gibi devam edilecek. Sarıyar Deresi’nde sızıntıyı önlemek için derme çatma yöntemlerle set çekilmiş, ancak taşmayı önlemek bahanesiyle fazla suyun bir boruyla tahliye edilerek yeniden dereye salındığı görülmektedir. Bu yapılan çevreyi korumak değil; suçu gizlemek, delilleri örtmek, felaketi zamana yayarak unutturmaktır. Kirazlıyayla’da yaşanan yalnızca bir çevre kazası değil, açık bir kamu suçudur” sözlerine yer verdi.
‘Meyra Madencilik kapatılsın’
Erdem, son olarak “Buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz. Bu faaliyetler derhal durdurulmalı, şirketin tüm çalışmaları kalıcı olarak sonlandırılmalıdır. Sorumlu kamu görevlileri, izin verenler, denetlemeyenler ve göz yumanlar hakkında acilen soruşturma başlatılmalıdır. Meyra Madencilik derhal ve bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır. Türkiye’nin her yerinde yeni İliç felaketleri yaratacak atık barajları sıkı denetime alınmalıdır. Atık barajı bulunan madenlerin kapatma planları yapılmalı ve hızla uygulanmalıdır” dedi.
Kaynak: MA









