Mezopotamya Su Forumu, Kobanê’de yaşanan su, elektrik ve internet kesintilerinin ağır savaş suçu olduğunu belirterek savaşın durdurulması çağrısı yaptı
Mezopotamya Su Forumu, “Rojava’da ekosoykırım saldırılarına karşı mücadeleyi büyütüyoruz” başlığıyla HTŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter güçlerin Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı yazılı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, Rojava’da süren savaşın, belirli bir coğrafyada yürütülen silahlı bir çatışma olarak ele alınamayacağına dikkat çekilerek, toprağı ve yaşamın kendisini hedef alan örgütlü bir ekolojik yıkım sürecine dönüştürüldüğü vurgulandı.
‘Kobanê halkının yaşanabilir bir çevrede var olma hakkını kaldırmaktadır’
Halep’te Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde Kürt halkına yönelik olarak uluslararası güçlerin onayıyla başlatılan saldırılara dikkat çekilen açıklamada “Bu insanlık dışı saldırıları Mezopotamya Su Forumu bileşenleri olarak kınıyor, derhal durdurulmasını talep ediyoruz. Rojava devrimine yönelen bu hamle, bölge halklarının geleceğini tehdit eden kapsamlı bir saldırı niteliği taşımaktadır. Savaş, emperyalizmin ve kapitalizmin yaşam üzerinde kurduğu siyasal bir strateji olarak işlemektedir. Rojava’da halk temel gıda, enerji, su ve barınma ihtiyaçlarını karşılamakta ağır zorluklar yaşamaktadır. Çatışmalar doğal varlıklar üzerinde hegemonya kurmayı ve petrol gibi kaynakları ele geçirmeyi hedeflemekte; altyapılar doğrudan saldırı konusu yapılmakta, su ve enerji hatları devre dışı bırakılmakta, tarım arazileri üretim dışına itilmektedir. Yüz binlerce sivil insan evsiz bırakılmış, susuzluk ve kıtlık koşullarında yaşam mücadelesine zorlanmıştır. Ortaya çıkan tablo, temel insan haklarının ağır biçimde ihlal edildiğini ve savaşın yol açtığı ekolojik yıkımın boyutlarını açık biçimde göstermektedir. Bu yıkım, gelecek kuşakların yaşamını tehdit etmekte, Kobanê halkının yaşanabilir bir çevrede var olma hakkını ortadan kaldırmaktadır” denildi.
‘Su, elektrik ve internet kesintileri savaş suçu kapsamında’
Kobanê’de son günlerde yaşanan su, elektrik ve internet kesintilerinin temel insan haklarına yönelik ağır savaş suçları kapsamında olduğuna dikkat çekilen açıklamada “Son saldırılarla Kobanê’nin su hatları kesilmiş, enerji altyapısı hedef alınmış, iletişim sistemleri işlevsiz hale getirilmiştir. Bu uygulamalarla Kobanê halkı üzerinde sistemli bir baskı politikası yürütülmekte, bir halkın suya erişim hakkı gasp edilmektedir. Su ve enerjiye erişimin engellenmesi halk sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Rojava’da suya erişimin kesilmesi tesadüfi ya da geçici bir durum olarak değerlendirilemez. Bu kesintiler bilinçli ve sistematik bir savaş politikasının parçası olarak uygulanmaktadır. Barajlar, su istasyonları ve içme suyu hatları doğrudan hedef alınmakta, Kobanê başta olmak üzere birçok yerleşimde halk susuz bırakılmaktadır. Su, yaşamı sürdürmenin en temel koşulu olmasına karşın bugün Rojava’da baskı, teslim alma ve cezalandırma aracına dönüştürülmüştür. Bu uygulamalar halk sağlığını ağır biçimde tehdit etmekte, salgın hastalık ve açlık riskini derinleştirmektedir. Suya erişimin engellenmesi açık bir insanlık ve savaş suçudur” ifadelerine yer verildi.
Rojava’da kadın öncülüğünde inşa edilen özgür, demokratik ve ekolojik yaşam doğrudan fiziki saldırıların hedefi haline getirildiğine vurgu yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bölgede savaşları durdurabilecek bu yaşam fikri bilinçli biçimde kuşatma altına alınmaktadır. Bu savaşa karşı verilen mücadele, Kürtlerin ve bölge halklarının yaşamını ve ortak geleceğini savunma mücadelesi olarak sürmektedir. Mezopotamya Su Forumu olarak savunduğumuz politik ekoloji; emeğin, müştereklerin, yaşamın, demokrasinin ve ekolojik ilkelerin savunusudur. Kadın erkek eşitliği, doğayla uyumlu tarım, suya adil erişim ve yerelden yönetim bu coğrafyada yaşamsal bir zorunluluk taşımaktadır. Ortadoğu ve Kürdistan’da politik ekolojiyi büyütmek, demokratik bir toplumun geleceğini kurmanın temel koşuludur. Bu nedenle çağrımız nettir. Savaş derhal durdurulmalıdır. Kobanê ve Rojava genelinde su, enerji ve iletişim altyapısı acilen yeniden kurulmalıdır. Suyun bir silah olarak kullanılmasına son verilmelidir.”
Kaynak: MA









