• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Mart 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Mülksüz ve zincirsiz-Arif Altan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
25 Ağustos 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bir ayağı sakat. Bir gözü yok. Yaşlı, üstelik zenci. Neden kaçmak gibi aptalca bir şeye yeltenir ki! Silahlı atlılar, köpekli avcılar peşinde. O ise çıktığı ağaçta mahsur. Kuşatılmış. Alay ve aşağılama. Derken sinirler geriliyor, sabırlar taşıyor. Uzatmaya ne gerek, artık inse de azmış köpeklerin çıldırasıya beklediği ziyafet çekilse. Ama korku işte, bazen bir kölede de bulunabilir, aksak ayağıyla bir ağaca çıkarabilir, yaşama arzusu da onu orada ölünceye tutabilir. Efendi akıllı, efendi kurnaz, efendi şaşkına çevirecek kadar kibar. Konuşulabilir, pazarlık yapılabilir, dert dinletilebilir. Tacirlerin en ilgilisi, efendilerin en tatlı dillisi. Kör ve topal yaşlı köle Dartanyan, artık ağaçtan inebilir. Ne kaçacak yeri ne de dövüşecek gücü kalmamışsa da. Nihayet efendiye borcunu denkleştirecek beceriden mahrumsa da. “Bitti” demeden, geri çekilemez köle. Son bir vefa sunumu, efendinin gözlerini doyuracak son bir şölen. Hayır, hayır! Yalvarmak yok, efendiye acındırmak da. İki köpeğin bir köleyi parçaladığı an. Göğsü açıp ölümü, taşı bağlayıp köpeği salmak. Deyimin görsel aktarımı. Kanlı sanatın övgüsü, sözün perdeye izdüşümü. Sahne, “Zincirsiz”den; dehşeti, Quentin Tarantino’nun ölçüsüz düş gücünden.

Gasp, zulüm, darbe… Zayıf kıvılcımlar, güçsüz titreşimler. Duymazlıktan gelinir şimdilik. Kısa fitil, yağına cimri üstelik. İmkanı yok, bu eski lamba bu geniş yeni sahneyi aydınlatmaya yetmez. Karanlık, uçsuz bucaksız. Lambayı kaldırıp tutunca, bir şeyler kıpırdadığı görülüyor, doğru, orada kötü bir şeylerin döndüğü de ortada. Haksızlık, saldırı ve talan. Peki, kabul! Sözcükler ılıman ve bu yırtıcılar Rimbaud’nun köpeklerinden çok daha az liberal. Geriye uzatılmış, eskitilmiş sahne. Yüzyıllık, bin yıllık. Sadece köpeklerin bir insanı parçalayışını görmeye alışık olanların, gündoğumundan günbatımına, kuzeyden güneye sürtünegelen ölümü, kasırgayı bekleyenlerin dünyası. Daha büyük bir lamba, karanlığın genişliğine baskın daha yoğun bir ışık gerek. Görmek, duymaya eşdeğer. İşte orada, yangının şiddetiyle boy ölçüşen bir izah. Sömürge: Gerçeği, hayal gücünden de kurtaran kara mizah.

Biçimler deşilir, ses ezilir, sözcükler yoğrulur, bu da yenilir yutulur incelikler doğurur. Hak, hukuk, adalet, vicdan! Bugün ancak viyaklayan, belki de asırlar sonra ancak çat pat konuşmayı sökecek olan bütün o umarsız cıvıltılar. Erdem, ahlak, yasa! Yumuşak, olabildiğince yumuşak tınılar. Kölenin kas gücünden götüren mülayim dokunuşlar. Herkes yanılabilir, herkes kapılabilir, uyduran da inanan da. Her yalanın, kendisini sağduyu olarak sunan bir kuramı yok mudur! İyilik ile kötülük arasında bir uzlaştırma, öldüren ile öldürülenin çakışan bakışlarında bir uyuşturma. Kölenin daha dün apaçık gören içgüdüsü, bugün pekâlâ bulanık görebilir. Oysa orada, indirildiği ağacın dibinde. Sızlanmak ve merhamet dilenmek yok. Capcanlı sahne ve hiç değişmez seda: Salınan iki kudurmuş köpek, olacakları çok önceden sezen kör-topal bir yaşlı köle. Onca deneyimden sonra gecikmeksizin zuhur eden ayağına tez aynı yazgısal çınlama. Doğal kaçış yolu hep bir dağ, bir koyak, bir sokak, belki de bir ırmaktı oysa.

Efendi zeki ve küstah, efendi arzulu ve sebatkâr, dinmeyen iştahıyla efendi durmadan bilenen keskin ustura. Ya Dartanyansın onun dünyasında ya da Django. Yakaran mı, zincirlerini kıran mı? İnleyen Dartanyan için, kamçı şaklatan silahlı atlılar, köpekli avcılar. Acıma ve merhamet ona ancak kesin bir ses, ya da belli belirsiz bir baş işaretiyle gelir; köle oracıkta geçmişten, bekleyişten, ağızdan, dilden, zamandan, aşağılamadan, gökten, nefesten, geceden, bitkinlikten, ayışığından, açlıktan, derisinden ve kendisinden kurtuluverir. Bir kuyu bir çivi, bir balta, bir kurşun, gırtlağa geçen bir azıdişi, ya da boynu bulan bir urgan… Ama her zaman sefaletin şıklığını taşıyan Django olmak var bir de. İlk önüne çıkanı, olayların gücüyle dolduran. Ulayan toprağın ve kavuran alevlerin derinliklerine, acımasızlığın ve korkunun üstüne, aşkın, özgürlüğün ve cesaretin içine doğru yürüyen. Öyle bir ışık artışıdır ki bu, sahne tutuşur, gelenek dökülür ve artık yalnızca Django’ya karşı durmak suç olur. Sömürgede, başka da bir kanun yoktur.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Newroz halkların mücadele kararlılığıdır

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mart 2026

ABD-İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaş bu yönleriyle dünya gündemi içerisinde yer almaya devam etmektedir. Onun karşısında ise, 9 Ekim uluslararası...

Rüzgârın etkisi

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mart 2026

Kürtler yaralarını kamusallaştırırken yargılama yerine anlamayı, kınama yerine kolektif güçlendirmeyi öne çekmeli. Kürtlerin içinden geçtiği ‘büyüme eşiğini’ suç ve ceza...

Önder Apo’ya özgürlük Newrozu

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mart 2026

Açık ki, Önder Apo da 26 Şubat tarihli görüşmede bu hususa dikkat çekmekte ve statüsü ile ilgili tartışmalara ‘Benim statüm...

Yapay zekâ: Genel değerlendirme

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mart 2026

19.yüzyıldaki sanayi devrimiyle birlikte insanlığa yenilikler ve daha rahat yaşam imkânları sunabilen kapitalizm, günümüzde artık insanlığın ihtiyacı olan yeni şeyleri...

İran Devrimi: Kendi kuyruğunu yiyen yılan

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mart 2026

Kropotkin, Rus sosyalist devrimin henüz başlangıç döneminde yaşanan baskıcı uygulamaları gördüğünde Lenin’e yazdığı bir mektupta, "Böyle devam ederse, korkarım ki...

Ölümün hukukla imtihanı: Tazminat davaları, redd-i miras

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mart 2026

Tam da bu nedenle devlet müdahalesinin yönü cenazeden aileye çevrilir. Çünkü aileyi hedef almak, yalnızca hukuki bir sorumluluk yaratmak değil;...

Sonraki Haber

Çaykur özelleştiriliyor mu?

SON HABERLER

Newroz halkların mücadele kararlılığıdır

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mart 2026

Rüzgârın etkisi

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mart 2026

Önder Apo’ya özgürlük Newrozu

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mart 2026

İstanbul’da Newroz operasyonu: Biri çocuk 10 kişi tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mart 2026

DEM Parti’den İran saldırısında yaşamını yitiren peşmergeler için açıklama

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mart 2026

Trump: İran’dan hediye aldık, savaşı sona erdirebiliriz

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mart 2026

Amed’de Newroz operasyonu: 18 kişi tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır