Sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün önemli bir yer tuttuğunu söyleyen gazeteci-yazar Mümtazer Türköne, ‘Umut hakkı meselesi gündemde kalmalı’ dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni ve sürecin geldiği aşamayı değerlendiren gazeteci-yazar Mümtazer Türköne, sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün önemli bir yer tuttuğunu söyledi.
Mümtazer Türköne, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürecin başında dile getirdiği “umut ilkesi”nin pratiğe geçirilmesi gerektiğini belirterek, “14 aydır Bahçeli, sürecin neresinde olduğunu kendisi defaatle gösterdi. Bir yerde duruyor ve durduğu yeri ısrarla tekrarlıyor. Hiç oradan sapmadı, farklı bir yere gitmedi, aynı şeyi tekrarladı durdu. Son olarak MHP’den çıkan komisyon raporu ile ilgili ortada tereddüt oluştu. O konuşuluyor, o tartışılıyor. Fakat sadece MHP’nin değil, DEM dahil bütün partilerin raporları aslında süreçle alakalı değil. Kendilerine siper kazıyorlar. Bayrak gösteriyorlar, bulundukları yeri ilan ediyorlar. O yüzden çok derin anlam bağlamıyorum. Öcalan’ın durduğu yer ile Bahçeli’nin durduğu yer arasında bir farklılık yok. Aynı istikrar ile aynı kararlılıkla durdukları yerde yürümeye devam ediyorlar” ifadelerini kullandı.
‘Umut hakkı gündemde kalmalı’
Sürecin Abdullah Öcalan ve Devlet Bahçeli arasındaki uyum, uzlaşma üzerine inşa edildiğinin anlaşıldığını değerlendirmesi yapan Mümtazer Türköne, “Her iki tarafta sağlam stratejik akıl var. Bu tür süreçler büyük bir fırsat yakalandığı zaman ortaya çıkar. Fırsatı görmüşler ve bu fırsatı Kürtlerin de Türkiye’nin de önüne süren Suriye’deki gelişmeler oldu. Suriye’deki gelişmeler ile ilgili umutluyum. Türkiye’deki süreçle ile uyumlu bir şekilde Suriye’de de tarafları tatmin edecek bir çözüm bulunur. Kavramlara, teorilere takılı kalmamak lazım. İşte adem-i merkeziyetçilik, federalizm gibi şeyler tartışılıyor; ama fiili durum hepsinden önemli. Fiili ihtiyaçlara karşılık gelmeyen hiçbir şey zaten olmaz. Hem Türkiye’deki çözüm süreci için hem bölgesel dinamikler için aynı şeyi söylemek mümkün. İhtiyaçlar zorluyor ve karşımıza bu manzara çıkıyor. İnsanlar aptal değil artık. Tuzağa düşecek, önünü görmeyecek durumda değiller. Son derece net bir şekilde önünü görüyorlar ve hareket ediyorlar” diye konuştu.
Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne dair tartışmalara dikkati çeken Mümtazer Türköne, “Bu tamamen psikolojik durumla, ortamla alakalı. Yoklamalar, denemelerle bunun henüz şartlarının oluşmadığı gibi bir kanaat var. Öyle bir kanaat seziliyor, tepkiler onu gösteriyor, fakat bir taraftan da Öcalan’ın İmralı’da imkanlarının, iletişim imkanlarının, özgürlüğünün; kendisi için, liderliği için yeterli hale getirilmesi gibi çözümler de olabilir. Sanırım onlar üzerinde de çalışılıyor. ‘Umut hakkı’ meselesi gündemde kalmalı. Bana sorarsanız gözlemci olarak söylüyorum, şartların biraz daha olgunlaşması lazım” diye belirtti.
‘Milliyetçi kesim ikna edilmeli’
Milliyetçi kesimin sürece ikna edilmesi gerektiğini söyleyen Mümtazer Türköne, “Milliyetçi kanat sürece iyi bakmıyor, iyi bakmadığı belli. Onlarında galiba zamana ihtiyacı var. Türkiye’de havanın, atmosferin değişmesi gerekiyor” diye ekledi.
Haber: Fethi Balaman / MA









