• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Şubat 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Nureddin Zaza’nın anılarında Ermeniler-Adnan Çelik

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
3 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Birinci ve ikinci kuşak arasında sayılabilecek bir zaman aralığı olarak değerlendirebileceğimiz 1919 doğumlu Nureddin Zaza, Kürt aydınları arasında hatıratında ailesi, çocukluğu ve özel yaşamı ile ilgili en ayrıntılı yazan kişilerden biridir. Fransızca olarak kaleme aldığı Bir Kürt Olarak Yaşamım (Ma vie de kurde) adlı anıları, doğduğu Maden kasabasındaki çocukluğu ve gündelik hayatın tasviri ile başlar.

Dedesinin Maden valisi olduğu esnada 1915’te yaşananları şöyle betimler: “Dedem iyi bir yönetici olmakla yetinmez, silah sanatındaki bilgisini de geliştirir ve binicilik alanında iyi bir ün yapar. Maden’deki Kürt, Rum, Ermeni ve Türk topluluklarını uyum ve huzur içinde yaşatmayı başarır. Ne yazık ki, Birinci Dünya Savaşı’nın patlamasıyla, İstanbul’da iktidarda bulunan Jöntürkler’in Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkmaya kararlı güçlerle işbirliği siyaseti Maden’deki uyumlu birliği parçalamıştır. Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde Ermeni örgütleri savaşı kazanması için Rusya’ya yardıma karar vermişlerdi, bu da Almanları çok kızdırmıştı. Jöntürkler’in güçlü desteğiyle, Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşayan Ermenileri yok etmeyi amaçlayan bir plan yaparlar. Bu plan 1915 yılından 1918 yılına kadar gerçekleştirilir. İstanbul’daki yöneticiler bütün bir halkın kırımını hedefleyen, şeytanca birçok yönteme başvururlar. Bu siyasete karşı hoşnutsuzluğunu gösteren her Osmanlı hain olarak değerlendirilip en yüksek cezalara çarptırılabilirdi. Birçok Kürt, bu tür tehditlere karşı servetlerini verirler; kentlerindeki, bölgelerindeki ve aşiretlerindeki Ermenileri korumak için yaşamlarını bile verenler olur. Maden’de yaşayanlar da aynı tutumu sergilerler. Yöneticilerin emir vererek gönderdikleri askerlerin, jandarmaların ve katillerin zulmünden, kentlerindeki Ermenileri esirgerler. Kürtler, 1919 yılında, Suriye’ye sığınmaları için Ermenilere yardım ederler. Aynı dönemde ailem, yetim Ermeni kızı küçük Caco’yu (gerçek adı Macide) yanlarına alırlar. Ermeniler Maden’den ayrıldıklarında mahalleleri bir yıkıntıdan başka bir şey değildir.”

Fakat dedesinin bu süreçte nasıl bir tavır takındığına hiç değinmez. Daha genel ifadeler kullanır. Kitapta, Kürtlerin bu süreçteki rolüne dair komşuları olan Ermenileri korumak ve kurtarmak dışında herhangi bir durumdan bahsetmez.

Zaza’nın anlatımına göre yetim kalan Ermeni kızı Caco aile içerisinde herkesçe çok sevilen biridir. Özellikle annesinin onu çok sevdiğini şöyle anlatır: “Büyük oğlunun gidişinden sonra anamın hoşuna en çok giden kişi Caco’ydu. Caco ona, kız kardeşinde ya da öteki çocuklarında bulmadığı bir davranış inceliği ve özveriyle hizmet etmesini biliyordu. Ölümünden çok önce onu ödüllendirmek için elinde kalan bütün mücevherlerini Caco’ya verdi. Bu hareketi ablamın hoşuna gitmemişti ve aileden biri bu konuyu açtığında küplere biniyordu.” Ermenilerin başına gelenlere son defa 1925 sonrası devletin Kürtlere yönelik politikalarını anlatırken değinir: “Sultanın Türklerinin, Yunanlılara, Ermenilere ve Bulgarlara yaptıkları gibi, Mustafa Kemal’in Türkleri de Kürtleri öyle korkunç bir vahşetle katlettiler. Mustafa Kemal, “İstiklal Mahkemesi” adı altında askeri mahkemeler kurdurdu. Bu mahkemeler, binlerce insanı tam bir askeri hızla sürgüne, hapse ve ölüme mahkûm etti.”

Nureddin Zaza’nın ailesi 1925 Şeyh Said isyanına katıldığı için Suriye’ye kaçar. Orada yaşayan ve büyük bir kısmı Türkiye’den göç eden Ermenilerle ilişkilerinin son derece iyi olduğunu anlatır. Ona göre Kürtler de Ermeniler gibi Osmanlı ve Cumhuriyet rejimlerinin kurbanlarıdır ve her iki halkın kaderi bu noktada ortaktır. Nitekim Xoybûn örgütünü birlikte kurmalarını da bu kader ortaklığı üzerinden gerekçelendirir. Burada özellikle 1921’deki Koçgiri ve 1925’deki Şeyh Said direnişleri sonrasında Kürtlerde kolektif bir hafızaya dönüşen meşhur “em şîv in, hûn paşîv” sözünün (yani Ermenilerin ilk öğün, Kürtlerinse onlardan hemen sonraki öğün olduğuna dair duygulanımının) açık bir ifadesini görürüz.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Münih güvenlik konferansı ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Şam yönetiminin Halep saldırısından beri Suriye’de sorunlar zirve yaptı. SDG petrol bölgelerinden çekildi. Hatta Şam yönetimi Fırat’ın doğusunda da bazı...

Balyoz siyaseti ve Münih Güvenlik Raporu

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Uluslararası ilişkilerde artık her şey "kriz" olarak telaffuz edildiği için pek bir anlamı kalmadı. Kriz deyince kimse dönüp bakmıyor. Ancak...

İnsan yarası

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Acıların geçmişi var, geleceği var ama zamanaşımı yok. Anların da acıları var; hırpalanmış, horlanmış, kaçmış, kaçırmış, uymamış, göz hizasında şaşıp...

2026 ve sonrası: Finansal kriz, emperyalist savaş ve otokrasi (III)

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

5 Ocak’ta Bitcoin’in fiyatı yüzde 12’lik bir düşüşle 63.000 dolara kadar geriledi. Bu seviye, Ekim 2025'teki 126.000 dolarlık tüm zamanların...

15 Şubat komplosu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

27 yıl önce Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın esir alındığı uluslararası komplonun yıl dönümündeyiz. Komplocuların amacı Kürt halkının özgürlük mücadelesini...

‘Hani derler ya kimsesizlerin kimsesi’

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

Bütün yaşamı boyunca eşit ve demokratik bir toplumun inşası için mücadele veren, saygıya değer bir kişilik olarak aklımızda ve yüreğimizde...

Sonraki Haber

Direnen kadın gerçekliği ile 8 Mart’tan 7 Kasım’a-Aziz Ferman

SON HABERLER

Taliban’ın yargı politikaları kadına yönelik şiddeti teşvik ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Dilek Ekmekçi: Türkiye’de ‘fuhuş otelleri’ araştırılmalı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Komisyon üyeleri: Artık yasaların konuşulacağı bir dönem

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Rosa Kadın Derneği: Fiziksel şiddet başvuruları arttı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Metin Yeğin: Rojava’nın düşüncesi zerre zerre dünyaya yayılacak

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Polisin ihmalkarlığı yangına neden oldu: Engelli yurttaşın evi kül oldu

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

ATK, 19 kez anjiyo olan ağır hasta tutsağın tahliyesini engelliyor

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır