Eğitim gördüğü üniversitede yemek protestosuna katıldığı gerekçesiyle hakkında sınır dışı edilmesi kararı verilen Nanaxanim Babazade’nin avukatı Ahmet Baran Çelik, ‘Nana’nın mücadelesine destek olunmalı ve sesini duyurmalıyız’ dedi
İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi olan Azerbaycanlı kadın hakları aktivisti Nanaxanim Babazade, üniversitede yemek zammı protestosuna katılması gerekçe gösterilerek 21 Ağustos’ta gözaltına alındı. Gözaltında fiziksel darp ve çıplak aramaya maruz kalan Nanaxanim Babazade hakkında daha sonra sınır dışı edilme kararı verilerek, Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi’ne gönderildi. İnsan hakları savunucuları, anayasal bir hakkını kullandığı için Nanaxanim Babazade hakkında verilen sınır dışı kararının geri alınmasını istiyor.
Geri Gönderme Merkezi’nde tutulan Nanaxanim Babazade’nin avukatı Ahmet Baran Çelik, müvekkilinin gözaltına alındığı ilk andan itibaren hukuksuz bir süreçle karşı karşıya kaldığını ve işkence maruz kaldığını söyledi. Ahmet Baran Çelik, müvekkilinin polislerin düzenlediği tutanağın aksine sokakta GBT işlemiyle değil, bulunduğu yere gelinerek gözaltına alındığını ifade etti.
Müvekkilinin politik kişiliği sebebiyle gözaltına alındığını belirten Ahmet Baran Çelik şöyle konuştu:
“Kadın, hayvan hakları temelinde hak savunuculuğu yürüten bir insan. Azerbaycan’da iken de böyleydi, insan hakları mücadelesi yürütüyordu. Orada da gerek aile baskısı gerekse devlet baskısı yaşamış birisi. Yakın zamanda İl Göç İdaresi’ne çağırılıp kendisine bir ajanlık dayatması yapıldığını da biliyoruz. Bu ve baskıyı kabul etmediği için bir bahaneyle kendisini gözaltına alıyorlar ve sınır dışı etmek istiyorlar. Gözaltına alınırken üstünün değiştirilmesine izin verilmiyor, gözaltına alındıktan sonra araçta ve geri gönderme merkezine teslim edilirken şiddete maruz kalıyor, bir işkence durumu söz konusu ve bütün süreç boyunca sürekli hakarete uğramış.”
’11 saat başında bir jandarma beklemiş’
İlk aşamada müvekkiliyle görüşmesinin engellendiğini belirten Ahmet Baran Çelik, tutulduğu geri gönderme merkeziyle ilgili yanlış yönlendirme yapıldığını söyledi.
“Geçici gönderme merkezlerinde hapishanelerde bile olmayan bir uygulama var; sadece hafta içi mesai saatlerinde görüşebiliyorsunuz. Haliyle biz Nana’yla görüşme yapamadık. İki gün boyunca emniyetten polislerin gelip sorgu yaptığı bir süreç yaşadı. Israrlı bir şekilde, öncelikle ajanlık dayatması yapıldı; kabul etmediği için de bu sefer de gönüllü geri dönüşe zorlandı. Talepleri kabul etmediği için 11 saat boyunca bir odada, bir sandalyede, başında bir jandarmayla bekletildiğini söylüyor.”
’20 kez belge imzalatma teşebbüsü’
Müvekkilinin geri gönderme merkezinde baskı altında olduğuna belirten Ahmet Baran Çelik şöyle devam etti:
“Bir gün içinde 20 defa memur görüşmesine çıktığını söyledi, 20 defa geri dönüş belgesini zorla imzalatmaya çalışmışlar. Bir psikolojik baskıyla, hukuki süreç beklenmeden, dava hakkını kullanmasına engel olacak şekilde geri gönderilmeye çalışılıyor. Eğer kişi gönüllü olarak kendi ülkesine veya 3’üncü bir ülkeye dönüş yapmak isterse, hukuki süreç işletmeden sınır dışı edebiliyor. Dört gün boyunca eşyalarına ve yatırılan paraya ulaşamadı, kullandığı ilaçlar vardı, dört gün boyunca bu ilaçlar kendisine verilmedi. Vegan beslenen birisi, taleplerine rağmen, kendisine kesinlikle vegan gıdalar verilmiyor.”
‘Nana’nın sesini duyuralım’
Avukatları olarak dava süreci başlattıklarını ifade eden Ahmet Baran Çelik, vekalet almalarının da bilinçli olarak geciktirildiğini söyledi.
Ahmet Baran Çelik, Nana’nın Azerbaycan veya üçüncü bir ülkeye gitmek istemediğini şu sözlerle ifade etti:
“Türkiye’de kalmak, eğitim hayatına devam etmek, arkadaşlarıyla kalmak istiyor. Hala iradesi bu yönde olduğu için biz hukuki süreci yürüteceğiz, ama politik olarak da bir baskının oluşması gerekiyor. Çünkü hukuki işlemeyen, şiddet ve psikolojik baskı içeren, hukuk bertaraf edilerek zorla gönüllü geri dönüş adı altında bir an önce göndermeye çalıştıkları bir süreç var. Bizim tabii kamuoyundan da beklentimiz ve talebimiz bu yönde. Nana’nın mücadelesine destek olunması ve sesinin duyurulması için çaba sarf edilmesini istiyoruz.”
Haber: Yeşim Tükel / MA