Açık ki, Önder Apo da 26 Şubat tarihli görüşmede bu hususa dikkat çekmekte ve statüsü ile ilgili tartışmalara ‘Benim statüm aynı zamanda Kürt halkının statüsüdür’ değerlendirmesi yapmaktadır. İşte! Newroz meydanlarından yükselen Önder Apo’ya özgürlük talebi de bu tespitin ne kadar yerinde olduğunu göstermektedir
Bir yılı aşkın süredir devam eden ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecinde gelinen aşamayı en iyi özetleyen cümle, Amed’de konuşan İmralı Sekreteryası eski üyesi Çetin Arkaş’tan geldi. Arkaş kısa ve etkili konuşmasında, ‘Barış olacaksa, Önder Apo’nun sadece posterleri değil, bizzat kendisi Amed meydanında olacak’ dedi.
Kuşkusuz, Arkaş’ın tek cümlede ifadeye kavuşturduğu talep Kürt halkının temel talebi oluyor ve bu talep Newroz meydanlarından en fazla yükselen talep oldu. Kuzey Kürdistan, Türkiye söz konusu olduğunda tarihin belki de en kitlesel Newrozunda konuşan, mikrofon uzatılan hemen herkesin temel talebi Önder Apo’ya özgürlük oldu.
Bu anlamıyla Newroz’un bir kez daha Önder Apo ile halk bütünleşmesine, birlikteliğine sade ve özlü bir cevap verdiği aşikardır. Bir nevi Kürt halkı ile ilgili, kerameti kendinden menkullerin yaptıkları yorumlar, analizler Newroz’un ateşinde adeta eridi, kül oldu, denilse yeridir.
Kürt halkı Newroz’da verdiği mesajla Önderliğine ve Özgürlük Hareketi’ne bağlı olduğunu, her koşulda bu yolda yürüyeceğini tekraren ifade etti. Görmeyenleri görür, duymayanları duyar hale getirdi. Elbette bu halk politik bir halk ve bunu her fırsatta göstermekten çekinmiyor.
Dikkat edilirse, birileri daimi olarak Kürt halkı ile Önderliği arasına mesafe koymak, ikisini ayrıştırmak için özel bir çaba sarfediyor. Bundan olacak ki, Newroz meydanlarında süreç ile ilgili görüşleri sorulan yurttaşlar adeta tek bir ağızdan Önder Apo’nun özgür olmadığı bir süreç ilerlemez diyor. Sürecin yürümesinin ve başarılı olmasının yegane şartı olarak Önderliğin özgür yaşar ve çalışır koşullara ulaşması gerektiğini dile getiriyor.
Malum! Bu Newroz devlet-iktidar cephesi için de farklılık arz eden bir mahiyet taşıdı. Mesela, Devlet Bahçeli’nin ‘Kürt coğrafyası’ belirlemesi önemli bir tartışmanın konusu oldu. Hakeza, Erdoğan’ın tam da bugünlerde, süreçle ilgili ‘stratejik önemi bugünlerde daha fazla anlaşıldı‘ demesi belli tartışmaları beraberinde getirdi. Yine iktidara yakın medyanın sürece ilişkin yaptığı yayınlar da bu tartışmaları besledi, büyüttü.
Bilindiği üzere, AKP-MHP blokuna göre, süreç akışında devam ediyor, herhangi ciddi bir sıkıntı yok, takvim işliyor.
Hal böyle olunca, Kürt tarafı doğal olarak soruyor: madem süreç ilerliyor, o zaman neden Önderliğimiz hala bu koşullarda tutuluyor? Öyle ya, Kürt Halkı Önder Apo’yu Baş Müzakereci olarak belirlemiş durumda. Önder Apo’nun halk nezdinde nasıl bir anlam ifade ettiği ortada. Newroz meydanlarından yansıyanlar bunun somut göstergesi. Buna rağmen Önderliğin koşullarında hala bir değişiklik yok.
Şüphesiz, bir yandan süreç var deyip, hatta yolunda da ilerliyor deyip diğer yandan bu süreci başlatanı eski koşullarda tutmak mümkün değil. Önder Apo’nun özgür yaşar ve çalışır koşullarını yaratmadan bu süreci ilerleteceğini düşünmek ham hayal. Süreç var, bu devam etmeli deniliyorsa bunun için asgari koşul, Önder Apo’nun özgür çalışma koşullarını yaratmak, dış dünya ile serbest iletişim imkanlarını oluşturmaktan geçiyor.
Açık ki, Önder Apo da 26 Şubat tarihli görüşmede bu hususa dikkat çekmekte ve statüsü ile ilgili tartışmalara ‘benim statüm aynı zamanda Kürt halkının statüsüdür’ değerlendirmesi yapmaktadır. İşte! Newroz meydanlarından yükselen Önder Apo’ya özgürlük talebi de bu tespitin ne kadar yerinde olduğunu göstermektedir.
Hatırlatmak gerekir ki, Kürt halkı bu devlete yaklaşırken hala ‘Osmanlı’da oyun çok’ noktasındadır. Ki, mevcut pratik, bu düşünceyi fazlasıyla destekler niteliktedir. Dolayısıyla, eğer tersi bir algı inşa edilmek, yeni bir döneme giriş yapılmak isteniyorsa, bunun için başat adım Önder Apo’nun özgürlük koşullarını yaratmaktan geçmektedir.
Newroz meydanları, dost düşman herkese bir Önderlik hareketi olarak doğup büyüyen Özgürlük Hareketi’nin bugün en kitlesel aşamasına ulaştığını gösterdi. Bakur Kürdistanı başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında Newroz’a katılan milyonlar bir kez daha Önder Apo ile, Özgürlük Hareketi ile aralarındaki bağı yeniledi. Başarı sözleşmesi tazelendi. Meydanları doduran milyonlar Önderlik ile aralarına kimsenin giremeyeceğini deklare etti. Bundandır ki, kendilerini Kürt milliyetçisi olarak pazarlayanlar adeta suskunluğa gömüldü, konuşamaz hale geldi.
O halde, ilgili herkese de düşen bu hakikati kabul edip buna göre hareket etmektir. Aksi halde söylenenlerin ne bir ciddiyeti olur ne de etkisi.









