• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Özgür Basın’ın emekçisi, çınarı, hocası: Hüseyin Aykol

1 Ocak 2026 Perşembe - 03:00
Kategori: Güncel, Manşet

73 yıllık yaşamının 36 yılını ayırdığı Özgür Basın’ın emekçisi, çınarı, hocası olmayı başaran gazetemizin okur temsilcisi ve yazarı Hüseyin Aykol, yoldaşı olduğu Apê Musa gibi ardında unutulmaz bir miras bıraktı

Özgür Basın geleneği içerisinde ifade özgürlüğü ve insan hakları mücadelesinde 51 yılı geride bırakan gazetemizin yazarı ve okur temsilcisi Hüseyin Aykol, 73 yaşında hayata gözlerini yumdu. 1956 yılında Manisa’nın Salihli ilçesi Poyrazdamları köyünde dünyaya gözlerini açan Hüseyin Aykol, “İlginç zamanlar”da yaşadı. Ömrünün 51 yılını yayıncılık ve gazetecilikle geçiren Hüseyin Aykol, bunun 36 yıllını Özgür Basın’a ayırdı, Özgür Basın’ın emekçisi, çınarı, hocası oldu. Hayatının yaklaşık 12 yılını cezaevinde geçiren Hüseyin Aykol, karakol ve cezaevlerinde yaşanan işkence ve hak ihlallerinin hem tanığı hem de mağduru oldu.

Basınla tanışması

Yaşama aşkla bağlı olan Hüseyin Aykol’un yaşam serüveni tanıklıkları, yazdıkları, söyledikleriyle bir hakikat oldu. Aykol’un ailesi dededen varlıklı olmalarına rağmen sonradan yoksullaştı, babası geçimlerini sağlamak amacıyla bakkalcılık, çiftçilik dahil olmak üzere birçok iş yaptı. İlkokulu Salihli’de tamamlamasının ardından öğretmeninin desteği ile İzmir Koleji’ni burslu olarak kazandı ve yatılı olarak okudu. Koleji bitirdikten sonra üniversite sınavlarına girdi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. CHP’li bir aileden gelen Hüseyin Aykol’un bu yıllardaki muhalif kimliği daha sonra devrimci mücadeleyle buluştu. Üniversite ikinci sınıfta sol mücadelesi ile tanışan Hüseyin Aykol, gençlik derneklerine girdi. Tıp Fakültesi 2’nci sınıfta devamsızlıktan kalan Hüseyin Aykol, artık Tıp Fakültesi’nde okuyamayacağını siyasal çalışmalarını sürdürmek için 1975 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni yüksek bir puanla kazandı. Sosyalist mücadele içinde henüz 1970’li yıllarda birçok dergi ve gazete için yazılar yazıp, çeviriler yapan Hüseyin Aykol, 12 Eylül Askeri Darbesi öncesinde Ser Yayınevi’nde editörlük ve çeviriler yaparak basın alanına ilk adımı attı. Hüseyin Aykol, 2021’de verdiği bir röportajda basın ile ilgili bütün bilgisini Ser Yayınevi döneminden edindiğini kaydetmişti. 1978’de birkaç çeviri kitabı çıkaran Hüseyin Aykol, çok genç olmasına rağmen çeviri kitaplarından dolayı Türkiye Yazarlar Sendikası’na üye oldu.

Cezaevi yılları

12 Eylül Askeri Darbesi ile beraber arananlar listesinde adı geçmeye başlayan Hüseyin Aykol, 1981 yılında henüz üniversite öğrencisi iken, gözaltına alındı. 45 gün boyunca işkence Aykol, ardından tutuklanarak gönderildiği Mamak Askeri Cezaevinde de o dönemde adeta bir cehennemi yaşattıkları yerde yine işkenceye maruz kaldı. Hüseyin Aykol, cezaevinden çıktıktan sonra da dönemin devrimci örgütleri ile ilişkisini sürdürdü ve çalışmaları kapsamında İzmir’de görevler aldı. Ancak cezaevi peşini hiç bırakmadı. 12 Eylül Askeri Darbesi ile birlikte binlerce aydın, yazar, sosyalist gibi 6 yıl 8 ay hapis cezası verilerek cezaevine konulan Hüseyin Aykol, Mamak, Çanakkale, Buca, Aydın ve Salihli cezaevlerinde 10 yıl kaldı. Aykol, Mamak Cezaevi’nden tutulduğu dönemde Diyarbakır Cezaevi’nden gelen bir tutsağın durumunu gördükten sonra “asıl cehennemin Diyarbakır olduğunu anladım” demişti. Aykol’un PKK ile ilk somut tanışıklığı cezaevi yıllarında olurken, Aydın Cezaevi’nde “temsilci” olarak görev yaptı, aralarında Sabri Ok’un da bulunduğu PKK’li grupları koğuşlara yerleştirdi, onların çıkardığı gizli dergilere, yürüttükleri eğitimlere ve iç disiplinlerine da yakından şahit oldu.

 Özgür Basınlı yıllar

1990 yılında cezaevinden çıktığında ise, Hüseyin Aykol’un yeni adresi haftalık yayın yapan HEDEF ve Halk Gerçeği oldu. Dergilerde editörlük yapan Hüseyin Aykol, Özgür Basın geleneğinin ilk gazetelerinden olan Yeni Ülke ile gazeteciliğe gerçek anlamda adım atar. Hüseyin Aykol, akıllarda bombalanan gazete büroları, öldürülen, gözaltında kaybedilen gazeteciler diye yer eden Özgür Basın geleneğinin ne şartlarda büyütüldüğünün canlı tanığı oldu. Yeni Ülke gazetesinin Êlih Muhabiri Cengiz Altun’un öldürülmesi haberini aldıktan sonra genel yayın yönetmeni olarak “Biz gazeteciyiz. İşimizi yapacağız. Bize düşen bu haftaki gazetemizi her zamankinden daha iyi yapmaktır. Cengiz’e ancak böyle layık olabiliriz” diyen Hüseyin Aykol, başladığı Özgür Basın serüveninde bir an olsun duraksamadı. 1990-1992 yılları arasında haftalık olarak yayınlanan Özgür Ülke Gazetesi ile yayıncılık hayatına devam eden Hüseyin Aykol, 30 Mayıs 1993 yılında yayın hayatına başlayan Özgür Gündem Gazetesi ile yoluna devam etti. Özgür Basın geleneğinden gelen gazetelerin hem kurucusu hem de emekçisi olarak hayatına devam eden Hüseyin Aykol, Genel Yayın Yönetmenliği de yaptığı Özgür Gündem Gazetesi’nin kapatılması sonrasında Özgürlükçü Demokrasi ve Yeni Yaşam gazetelerinde çalışmalarını sürdürdü.

Binlerce öğrenci yetiştirdi

Hüseyin Aykol, 1990’lı yıllarda Şam’da PKK Lideri Abdullah Öcalan ve Kandil’de PKK’nin öncü isimleriyle yaptığı röportajlar ile zor koşullarda önemli başarılara imza attı. Avrupa’da Murat Karayılan, Kandil’de ise “bir filozof” olarak tanımladığı Cemil Bayık ve ideolojik derinliğine vurgu yaptığı Duran Kalkan ile yaptığı röportajlar, onun hareketin ideolojik yönelimlerine dair tanıklığını derinleştirdi. Gazetecilik hayatı boyunca PKK’nin farklı kuşaklarıyla bağını sürdüren Hüseyin Aykol, Abdullah Öcalan’la da defalarca dolaylı temasları oldu; onun gönderdiği yazıları, değerlendirmeleri gazete sayfalarına taşıdı. Tüm bunlarla birlikte “cezaevlerinin sesi” olmak adına cezaevlerinden gelen mektuplar ve bu mektuplara cevaplar yazmaya çalışan Hüseyin Aykol, gazetedeki köşesinde sık sık cezaevlerindeki hak ihlallerini dile getirmeye çalıştı. Hüseyin Aykol, Özgür Basın geleneği içinde bugüne kadar binlerce öğrenci yetiştirdi. Hüseyin Aykol, bu süreçte 50’den fazla günlük ve haftalık gazete, dergi ve benzeri yayınların çıkışında aktif rol aldı.

Hüseyin Hoca’nın yazdığı kitaplar

Aykol, 2024 yılında katledilen yoldaşlarının anısına “Özgür Basın Tarihi” adlı kitabı kaleme aldı, Özgür Basın’ın 34 yıllık serüveni anlattı. Hüseyin Aykol’un aynı zamanda kendi analizlerinden oluşan “Haber Basınından İslamcı Medyaya” adlı bir kitabı da geçmişten günümüze medyanın tarihine ışık tutuyor. Hüseyin Aykol’un yanı sıra “Ayrılığın İçinden Geçerken”, “Aykırı Kadınlar: Osmanlı’dan Günümüze Devrimci Kadın Portreleri” ve “İlginç Zamanlarda Yaşamak” kitapları bulunuyor. “Sol Örgütler Sağ ve İslamcı Örgütler”, “Baskı Grupları: Bizi Kimler Yönetiyor?”, “Modern Propaganda ve Modern Ajitasyon”, “Refah Partisi’nin Tarihsel Gelişimi”, “Gizli MİT’in Açık Tarihi”, “CIA, Gladyo, Mafya Çete”, “Ortadoğu Denkleminde Türkiye-İsrail İlişkileri” ve “Çerkes Ethem/Gerçek Yaşam Öyküsü” başlıklı araştırmalara imza atan Aykol, ayrıca çok sayıda çeviri esere de imza attı.

Apê Musa ile yoldaşlık

“Türkiye’nin 55 yıllık girdisinin çıktısının yeminli canlı bir şahi­diyim, hem yalnız şahidi mi? Değil… Sanığıyım, mahkumuyum ve davacısıyım” diyen Apê Musa’nın yoldaşı olmayı başaran Aykol, katledilen gazeteci arkadaşlarının kendisine bıraktığı mirası, her zorluğa rağmen gazetecilikte ısrar ederek sürdürdü. Kürt Bilgesi Apê Musa katledilmesinin 33’üncü yıldönümünde 20 Eylül 2025 tarihinden Nisêbîn’deki mezarı başında konuşan Hüseyin Aykol, “Bugün onun özlediği barış masasını kurduk. Evet, kör topal yürüyor. Bir Osmanlı oyunu oynanıyor ama bugüne kadar getirdik. Bugün bu süreç gerillanın sırtında yürüyor ve en son kongrelerini de yapıp, bize devrettiler. Gazeteciler olarak bugüne kadar üstümüze düşeni yaptığımıza inanıyorum. Bundan sonra da barış gazeteciliği yapacağız. Elimizden geleni yapacağız. Ben kendi adıma bunun sözünü veriyorum. Sizler de bu sözü veriyorsunuz. Barış annelerimiz burada. Bu yükü sadece onların sırtında bırakmayalım. Bu süreci sahiplenerek, üzerimize düşeni yapalım” diyerek, yoldaşı olduğu Apê Musa’ya verdiği sözü yenilemişti.

Haber: Ahmet Kanbal – Emrullah Acar / MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Özgür Basın’ın hocası Hüseyin Aykol’u kaybettik

SON HABERLER

Özgür Basın’ın emekçisi, çınarı, hocası: Hüseyin Aykol

Yazar: Aziz Oruç
1 Ocak 2026

Özgür Basın’ın hocası Hüseyin Aykol’u kaybettik

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

İki öğretici olay

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Takvimler değişirken

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

‘Mutabakat’ın neresindeyiz?

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Dêrsim’de kültür hala sahnesiz

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Amed’de yeni yıl kutlaması

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
31 Aralık 2025

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır