Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne giden sürecin önünün açılması gerektiğini belirten DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eşsözcüsü Öztürk Türkdoğan, ‘Artık acil olan demokratik entegrasyonunu sağlayacak bir barış yasasıdır’ dedi
Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken, Kürt sorununun çözümü noktasında kaygılar sürüyor. Sorunun çözümüne dair geçiş yasaları ve özgürlük yasalarının çıkarılmaması bu kaygıların artmasına neden oluyor. Hükümet yetkilileriyle yapılan görüşmelerde de yer alan isimlerden biri olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eşsözcüsü Öztürk Türkdoğan, süreçte yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrının “çatışma çözümü süreçlerinde ezberleri bozan bir hamle” olarak nitelendiren Öztürk Türkdoğan, “Sayın Öcalan çatışma çözümü süreçlerinde en sonda yapılması gerekeni en başa aldı. Çok açık bir şekilde örgütünün feshedilmesini ve silah bırakılması çağrısını yaptı, örgütü de bu çağrıya uydu. Şimdi elbette ki yapılması gereken bir an önce demokratik entegrasyon için bir barış yasası çıkartmaktır” dedi.
Abdullah Öcalan özgür olmalı
Öztürk Türkdoğan, pozitif barış için yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğuna vurgu yaptı. Öcalan’ın başmüzakereci ve ana muhatap olduğuna dikkati çeken Öztürk Türkdoğan, “Böylesi önemli bir pozisyonda olan kişinin özgür çalışma koşullarına sahip olması gerekir. Güvenliğinin sağlanması ve sağlığına çok dikkat edilmesi gerekiyor. Bir de Sayın Öcalan’la ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin umut ilkesi çerçevesinde verdiği bir karar vardır. 27 yıldır hapiste olan bir insanı siz daha ne kadar tutacaksınız? Bütün bunları göz önüne aldığımız zaman Sayın Öcalan’ın özgürlüğüne giden sürecin önünün açılması gerekir” diye konuştu.
Öcalan’ın gazetecilerle buluşmasının önü açılmalı
Öztürk Türkdoğan, şunları kaydetti: “Sayın Öcalan Kürt sorununun çözümü noktasında yegane liderdir, Kürt Halk Önderi’dir. Ortadoğu’da, Kürtlerin dünyada yaşadığı her yerde saygı duyulan bir liderdir. Şimdi böylesi bir liderin kendisini halklara anlatmasının önünü açın. Hükümetle yaptığımız görüşmelerde açık açık ifade ettik. Sayın Öcalan’ın gazetecilerle buluşmasının önü açılmalı. ‘Toplumsal tepkiler var’ deniliyor. O tepkilerin temsilcileri ile buluşmasının önünü açın. Bakın göreceksiniz durum değişecektir.”
2013 yılında oluşturulan Akil İnsanlar Heyeti içerisinde yer aldığını hatırlatan Öztürk Türkdoğan, “Bütün illerde ve ilçelerde sivil toplum örgütlerinin neredeyse tamamıyla konuştuk. Dünyadaki filozoflar, akademisyenler, Nobel Barış Ödülü alan insanlar ve gazeteciler, Abdullah Öcalan’ı bizden daha çok konuşuyorlar, tartışıyorlar. Türkiye’de ise hala bir algı yönetimiyle bunun önüne geçilmeye çalışılıyor. Ben bunun beyhude olduğu kanaatindeyim. Bunun aşılacağı kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.
Adım adım gitmek gerekiyor
Kürt sorunun çözümü için sorunu yaratan nedenlerin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayan Öztürk Türkdoğan, “Bu nedenleri ortadan kaldıracak kapsamlı bir hukuk reformu yapılması lazım. Kapsamlı anayasal ve yasal değişiklikler yapılması gerekiyor. Sadece demokratik entegrasyon yasaları yeterli değil. Aynı zamanda özgürlük yasaları da yapılması gerekiyor. Dil ve kültür haklarından anadilini öğrenme ve öğretmeye, yerel yönetim reformuna, yerinden yönetim hakkının kullanılmasına, demokratik yaşama katılmaya kadar birçok hak kategorisidir bunlar. Her şeyden önce eşit yurttaş olmalıyız. Toplumsal barış ve demokratikleşme aşamaları için toplumsal sözleşme gerekecek. Adım adım gitmek gerekiyor” diye konuştu.
Barış yasasına ihtiyaç var
“Şu anda yapılması gereken şey bir barış yasası çıkarmak” diyen Öztürk Türkdoğan, şöyle devam etti: “Partiler raporlarını sundular. Bir ortak yazım ekibi kuruldu. Şu anda meclis komisyonu 2 ay içerisinde kendi ortak raporunu oluşturacak ve bizim demokratik entegrasyon için, barış yasası dediğimiz bir geçiş dönemi için bir yasayı önerecek. Umarım bunu çok daha hızlı bir şekilde gerçekleştirir. Yani acil olan konu silah bırakan kişilerin demokratik entegrasyonunu sağlayacak bir barış yasasıdır. Bu barış yasası, Sayın Öcalan başta olmak üzere pozisyonları ne olursa olsun herkesin yararlanacağı bir içerikte hazırlanması gerekiyor. Bu aynı zamanda sürecin daha ileri aşamalara taşınabilmesi bakımından gerekli.”
Haber: Berivan Altan – Ömer Güngör / MA









