• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Şubat 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Paradigma kavranılmadıkça… – Ömer Ağın

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Günler, hatta saatler geçtikte yaşanan sürecin karmaşıklığı ve buna bağlı olarak yüklenilmesi gereken görevlerin derinliği de artıyor. Bu sözler ya da kavramlar laf olsun torba dolsun diye yazılmıyor. Tekrar olsa da, yaşanan acımasız ve karmaşık süreç bu cümleleri yazdırıyor. Açlık grevlerinin ölüm eşiğine dayandığı kimilerince görmezden gelinse ve kimilerince es geçilse de bu süreç vicdanlı insanlar için hiçte kolay değil. 1980’li yıllarda Amed zindanındaki ölüm oruçlarını ve açlık grevlerini görmüş, cezaevinde “demokratik haklar” için yürütülen mücadeleye yakından katılmış olanlar için bu sürecin verdiği ızdırap daha yakıcı oluyor… Amed cezaevindeki mücadele hem içerik hem de kapsam olarak daha lokal olmasına karşın, cezaevi kitlesinin mücadeleye büyük katılım göstermesi ve “biz çocuklarımızı ölüme terk etmeyiz” deyip aylarca cezaevi kapısından ayrılmayan Kürt halkı ve demokrasi güçleri sayesinde başarı kazandı. Bu başarı, hem devrimci mücadele için önemli bir tecrübe oluşturdu, hem de Kürt halkının “kendisi olmasında”, nitel güç olmasında bir basamak oluşturdu. Evet, Amed cezaevinde tüm devrimci partilerin ve grupların katılımı sayesinde hem demokratik kazanımlar elde edildi, hem de yeni insani değerler yaratıldı. En önemlisi birçok devrimci yapı arasında “ölüme varan” sayısız çatışmaların yarattığı düşmanlığın yok olmasının zeminini oluşturdu. Daha da önemlisi işkence ve baskılar altında sinmiş, “tarafsızlaşmış” hatta cezaevi yönetimiyle işbirliği yapacak kadar ihanet içine girmiş tutukluların yeniden mücadeleci bir ruh ve kimlik kazanmasının yolunu açtı. Amacım o günleri anlatmak değil. Zaten o günlerle ilgili çok şey yazılıp, çizildi. Ben de “Alev, Duvar ve TKP” adlı kitabımda bu konudaki yaşanmışlığımı yazdım.
Kuşkusuz o günleri anlamak ve dersler çıkarmak şimdiki “açlık grevlerinin”mahiyetini kavramak için önem arzetmektedir. Daha da önemlisi bugünkü devrimci görevlerin yüklediği sorumlulukları bulup çıkarmak ve de ona uygun devrimci pratik geliştirmek gerekir. Evet, Türkiye ya demokrasi ya “despotizm” seçeneğinin yaşandığı yol ayrımındadır. Dahası Ortadoğu halkları böylesi bir süreç içinde boğuşmaktadır. O nedenle olup bitenleri ve buna bağlı uygulanan baskıları salt “klasik Kürt sorunu” çerçevesinde değerlendirmek ve “sorunun” sadece Kürtleri ilgilendiren bir sorun olduğunu söylemek en hafif tanımıyla bu mücadeleyi anlamamak ve verilmesi gereken mücadeleden kaçmak için kıvırtmak olacaktır. Artık “Kürt Sorunu” sömürüyü sınırlandırma ve giderek her türlü eşitsizliği ortadan kaldıran “adil bir sisteme” ulaşma sorununa dönüşmüştür. Gelinen aşamada “Kürt sorunu” olarak ortaya çıkan tüm meselelerin “geniş anlamıyla” ve global bir sorun olduğunu görmek gerekir. Aksi değerlendirmeler demokrasi sorunlarından uzaklaştırmayı getireceği gibi, oportünizmin yeşermesine de zemin yaratacaktır. Kısacası kimi “sol çevrelerin” başına bela olan şovenizmden kurtulmayı zorlaştıracaktır.

“Tecridin kalkması” amacıyla verilen mücadelenin öneminin kavranması için öncelikle Kürt paradigmasının anlaşılması gerekir. Dahası bu paradigmanın alışagelmiş devrimci teoriden daha somut olduğunu, değişime katılacak sosyal tabakaların ve sınıfların yaşamı yeniden nasıl ele alacaklarını görmeleri ve kavramaları zorunluluktur. Somut biçimiyle bu konu kavranılmadan ne yürütülen açlık grevlerinin içeriği tam olarak anlaşılır ne de bugüne kadar kimi “Türk solunun” yürüttüğü mücadeledeki sığlık ve “yöntemsizlik” kavranılır. Öğrenilmesi gereken durum; bu içeriğin hem “Kürt sorununu” klasik bir ulusal sorun olmaktan çıkarmış olması, hem de bu sorunun sadece Kürtlerin bir sorunu olmadığı, herkes için bir özgürlük, eşitlik ve demokrasi sorunu düzeyine yükselmiş olmasıdır. Dar anlamda “sınıfa karşı sınıf mücadelesini” yürütmek isteyenler için Kürt paradigmasını ve bu paradigmaya temel oluşturan “barış” mücadelesini kavramak elbette kolay olmayacaktır. Bu paradigma için gerekli olan “kendi olmak” alışagelmiş klasik anlamı ile yeni bir içerik taşıyan “kendisi olan” anlayışı arasındaki diyalektik gelişme kavranılmadıkça ne Kürt sorununu anlamak mümkün olur ne de yıllardır verilen mücadele kavranılır. Bu reel durum yeterince görülüp kavranılmadığı için de “açlık grevlerine” gerektiği şekilde sahip çıkılamıyor. Kürt paradigmasına kararsız ve ilkesiz bakış “açlık grevleriyle” gerekli olan desteği göstermede engel oluşturuyor. Parlamenterizmin kimi unsurlara sağladığı maddi ve manevi olanakların yeşerttiği oportünist davranışlar da hesaba katıldığında durum anlaşılır oluyor. Alican Önlü’nün dediği gibi; “Zamanın ruhu; Üçüncü Yol”dan başkası değildir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Münih güvenlik konferansı ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Şam yönetiminin Halep saldırısından beri Suriye’de sorunlar zirve yaptı. SDG petrol bölgelerinden çekildi. Hatta Şam yönetimi Fırat’ın doğusunda da bazı...

Balyoz siyaseti ve Münih Güvenlik Raporu

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Uluslararası ilişkilerde artık her şey "kriz" olarak telaffuz edildiği için pek bir anlamı kalmadı. Kriz deyince kimse dönüp bakmıyor. Ancak...

İnsan yarası

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Acıların geçmişi var, geleceği var ama zamanaşımı yok. Anların da acıları var; hırpalanmış, horlanmış, kaçmış, kaçırmış, uymamış, göz hizasında şaşıp...

2026 ve sonrası: Finansal kriz, emperyalist savaş ve otokrasi (III)

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

5 Ocak’ta Bitcoin’in fiyatı yüzde 12’lik bir düşüşle 63.000 dolara kadar geriledi. Bu seviye, Ekim 2025'teki 126.000 dolarlık tüm zamanların...

15 Şubat komplosu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

27 yıl önce Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın esir alındığı uluslararası komplonun yıl dönümündeyiz. Komplocuların amacı Kürt halkının özgürlük mücadelesini...

‘Hani derler ya kimsesizlerin kimsesi’

Yazar: Yeni Yaşam
15 Şubat 2026

Bütün yaşamı boyunca eşit ve demokratik bir toplumun inşası için mücadele veren, saygıya değer bir kişilik olarak aklımızda ve yüreğimizde...

Sonraki Haber

IŞİD sonrası mücadele masada

SON HABERLER

OCHA heyeti, Kobanê’yi ziyaret etti

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

BES-AR: Asgari ücret, açlık sınırının yüzde 54 altında kaldı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasının iptali için Danıştay’a başvuru

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Amed’de esnafa Kürtçe fiyat etiketleri dağıtıldı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Dumlu Cezaevi’ndeki baskı ve ihlaller için bağımsız soruşturma talep edildi

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Zonguldak’ta madende göçük: Mahsur kalan işçiler var

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Efrîn’e geri dönüşler başlıyor: İlk etapta 400 aile gidecek

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır