• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Ocak 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Paris Katlaimı davası avukatı Malterre: Yargı MİT’i işaret edince dosya ‘devlet sırrı’na gömüldü

9 Ocak 2026 Cuma - 09:25
Kategori: Güncel, Manşet

Adaletin önündeki engelin Fransız yargısı değil, ‘devlet sırrı’ gerekçesiyle dosyayı kapatan siyasi makamlar olduğunu belirten Paris Katliamı davası avukatı Jean-Louis Malterre, ‘Yargı MİT’i işaret edince dosya ‘devlet sırrı’na gömüldü’ diyerek, Türkiye’yi işaret etti

PKK’nin kurucularından Sakine Cansız (Sara), KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan (Rojbîn) ve Kürt Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez (Ronahî), 9 Ocak 2013’te Paris’in merkezinde, Kürt Enformasyon Bürosu’nda katledildi. Kürtleri olduğu kadar Fransa’yı ve uluslararası kamuoyunu sarsan bu katliamın ardından başlatılan soruşturma, kısa sürede katliamın siyasi bir arka planı olduğu yönünde yoğunlaştı.

Soruşturma sürecinde ortaya çıkan belgeler ve daha sonra sızdırılan ses kayıtları, cinayetin Türkiye istihbarat servisi MİT bağlantılı olduğuna dair iddiaları güçlendirdi. Cinayetin faili olarak yargılanması beklenen Ömer Güney’in dava başlamadan önce cezaevinde şüpheli şekilde ölmesi üzerine Fransız yargısı dosyayı kapattı. Ancak Belçika’da Kürt siyasetçilere yönelik suikast girişimlerine ilişkin açılan davalarda ortaya çıkan yeni bulgular, Paris Katliamı dosyasının yeniden açılmasına zemin hazırladı.

Buna rağmen Fransız makamlarının “devlet sırrı” gerekçesiyle kritik bilgilere erişimi engellemesi, dosyanın ilerlemesini durdurmuş durumda. Katledilen üç Kürt kadın siyasetçinin aile avukatlarından Jean-Louis Malterre, 12 yıldır süren Paris Katliamı dosyasının geldiği aşamaya dair ANF’den Serkan Demirel’e değerlendirmelerde bulundu.

‘MİT işaret edildi’

Soruşturmanın Fransız makamlarının tutumu nedeniyle tıkanmış durumda olduğunu belirten Paris Barosu Avukatlarından Jean-Louis Malterre, soruşturma sürecini ve geldiği aşamayı şu şekilde özetledi:

“Cinayetin ardından açılan ilk dosya vardı ve bu dosya sanığın (Ömer Güney) ölümüyle sona erdi. Dolayısıyla dosya kapandı. Ancak bu dosya, hem soruşturma hâkimi hem de Cumhuriyet savcısının da ifade ettiği üzere, eylemin azmettiricisinin Türkiye olduğunu ve bunun Türkiye’nin gizli servisleri aracılığıyla gerçekleştirildiğini ortaya koymuştu.” 

2019’da yeni bir dosyanın açıldığını belirten Jean-Louis Malterre, şöyle konuştu:

“2019’dan bu yana yeni bir soruşturma hâkimi, bu eylemin ortak failleri olup olmadığını, kimlerin suç ortağı olduğunu ve azmettiricilerin nasıl devreye girdiğini tespit etmek amacıyla soruşturmayı yürütmektedir.

Bugün gelinen aşama budur. Avrupa’da, özellikle Almanya ve Belçika’da yaşanan bir dizi gelişme ışığında bu dosyanın yeniden canlandırılabileceğini düşündük. Bu ülkelerde Kürt siyasetçiler takip edilmiş, tehdit edilmiş ve onlara yönelik komando tarzı eylemlerin planlandığı ve hayata geçirilebileceği açıkça görüldü. Bu farklı eylemler ile 2013 yılında Fransa’da yaşananlar arasında bir bağ kurulabileceğini düşündük. Nitekim soruşturma, Belçika’da Remzi Kartal ve Zübeyir Aydar tarafından yapılan suç duyuruları sonrasında yürütülen soruşturmaya da ulaşmıştır. Bu dosyada üç kişi yargılanmış, bunlardan ikisi mahkûm edilmiş, üçüncü kişi ise hayatını kaybetmiş.  Belçika’daki soruşturma kapsamında mahkûm edilen bu iki kişinin, Türkiye makamlarıyla — özellikle Paris’teki Türkiye Büyükelçiliği aracılığıyla — son derece sıkı ve somut temaslar içinde olduğu ortaya çıktı. Belçika’da mahkûm edilen kişilerden biri ayrıca Fransız ve Türkiye vatandaşlığına sahip.

Dolayısıyla bu davanın sürdürülmesini mümkün kılan bir dizi unsurun bulunduğunu düşünüyoruz. Ne yazık ki, süreç bugün Fransız makamlarının tutumu nedeniyle tıkanmış durumdadır. Fransız makamları, gerek ilk dosyada gerekse bugün yürütülen soruşturmada görev alan yargı mensuplarına “devlet sırrı” gerekçesini öne sürmekte ve bu üç cinayetle bağlantısı olabilecek kişilerin tespit edilmesini ya da çevrelerinin belirlenmesini sağlayabilecek kaynaklara erişimimizi engellemekte. Bugün gelinen nokta budur ve maalesef bu “devlet sırrı” gerekçesi davanın ilerlemesini engellemekte. Siyasi makamların dosyalarını bize açmaya pek istekli olmadıkları görülmekte.”

‘Soruşturmalar sonuçsuz kaldı’

Fransız makamlarının tutumuna rağmen katliamın gerçek sorumlularının açığa çıkarılması için hukuki mücadeleye devam edeceklerini belirten Av. Jean-Louis Malterre, “Adaletin yerini bulması bizim umudumuz. Ancak ne yazık ki, Türkiye’de yürütülmeye çalışılan soruşturmalar açıkça sonuçsuz kaldı; çünkü Türkiye makamları hiçbir zaman yanıt vermedi. Hatta mevcut ve yeni siyasi durum ışığında bunun değişeceğinden de şüpheliyim. Öte yandan Fransız servisleri, Türkiye servisleriyle olan ilişkileri konusunda bizi bilgilendirmek istemiyor. Bu koşullar altında, açıkçası bir miktar umutsuz durumdayız” dedi.

Davanın bir anlamda Fransız-Türkiye ilişkilerine kurban edildiğinin altını çizen Av. Jean-Louis Malterre, şunları kaydetti: “Fransa’nın Türkiye ile güçlü ilişkiler söz konusu; ekonomik ve stratejik çıkarlar devrede ve bunlar Fransız siyasi makamlarını büyük olasılıkla Türkiye’yi kollamaya, onu gözetmeye itiyor.”

‘Devlet sırrı’na başvurması siyasi bir karar’

“Fransız makamlarının “devlet sırrı”na başvurması hukuki bir zorunluluk mu, yoksa siyasi bir tercih mi?” sorumuzu da yanıtlayan Av. Jean-Louis Malterre, şunları ifade etti:

“Neyin gizlendiğini bilmediğimiz sürece bu soruya yanıt vermek zor. Ancak bunun açıkça siyasi bir tercih olduğu ortadadır; çünkü devlet sırrı kararı, siyasi makamlar tarafından alınır. Devlet sırrının sürdürülüp sürdürülmeyeceğine karar vermek üzere, hâkimlerden oluşan özel bir komisyona başvurulmasını mümkün kılan bir hukuki güvence mekanizması bulunmaktadır. Ancak bu komisyonun görüşü yalnızca danışma niteliğindedir. Yani bu komisyonun görüşü ne olursa olsun, siyasi makamların bu dosyada sahip oldukları bilgileri açıklamalarına hiçbir engel yok.”

‘Fransız Türkiye işbirliği açığa çıksın istenmiyor’

Katliamın MİT’le bağlantılı olup olmadığının Fransa tarafından araştırılmak istenmemesinin, Türkiye-Fransız istihbaratı ve polisinin iş birliğinden kaynaklandığını söyleyen Av. Jean-Louis Malterre, “Uzun yıllardır Fransız servislerinin — hatta Fransız polisinin — Türkiye servisleri ve Türkiye polisiyle iş birliği içinde olduğunu düşünüyorum. Kürt militanlara yönelik açılan ve yaklaşık on yılı kapsayan soruşturma ve davalar, Türk polisi ile Fransız polisi arasında bir iş birliği doğurmuştur. Bu bağlamda, Fransız makamlarının, Türkiye servislerinin Fransa topraklarında ne yaptığından habersiz olduğunu düşünmek mümkün değildir.

Açıkça görülmektedir ki Türkiye makamları Fransa topraklarında bazı faaliyetlerde bulunmuş ve bu faaliyetler Fransız polisi, Fransız siyasi makamları ve Fransız servisleri tarafından tolere edilmiştir. İşte devlet sırrının gizlemeye çalıştığı ve bizim öğrenmemizi engellediği şey de tam olarak budur” diye kaydetti.

‘Siyasi makamlar sürecin önünü tıkadı’ 

Katliamın üzerinden geçen süreye rağmen Kürtlerin adalet istemeye devam etmesinin son derece meşru ve haklı olduğunu belirten Av. Jean-Louis Malterre, devamla şunları kaydetti:

“Adalet talebi elbette son derece meşrudur. Ancak bilinmesi gereken bir husus var. Yargının işleyişi tamamen tatmin edici olmuştur. İlk dosyada, soruşturma hâkimi nispeten kısa süreler içinde kapsamlı ve ciddi bir soruşturma yürütmüştü. Bildiğiniz gibi, cezaevinde hayatını kaybeden sanık, terör suçu kapsamında Paris Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmişti. Soruşturma hâkimi de, Cumhuriyet savcısı da mütalaalarında bu üçlü cinayetin azmettiricisinin açıkça Türkiye ve onun özel servisleri, yani MİT olduğunu belirtmişti. Dolayısıyla Fransız hâkimler görevlerini yapmıştır; ancak hem ilk soruşturma hâkimi hem de onun ardından gelen hâkim, siyasi makamların sessizliğiyle karşı karşıya kaldı. Dosyanın ilerlemesini engelleyen de tam olarak budur. Buna rağmen adalet işlemişti. Bir avukat olarak, meslektaşlarımla birlikte şunu gözlemledik: Yargı dikkatliydi, görevini yapıyordu; ancak siyasi makamlar dosyalarını açmayı reddettikleri andan itibaren süreç tıkandı.”

‘Cinayetler açıkça terör eylemidir’ 

İkinci Paris Katliamında da Fransa’nın büyük bir sorumluluğa sahip olduğunu belirten Av. Jean-Louis Malterre,  “Bana göre son cinayetler açıkça terör eylemleridir; ancak Fransız savcılığı bunları terör eylemi olarak tanımak istemedi. Bu eylemlerin amacı açıkça Kürt toplumu içinde korku yaratmaktı: Paris’te kültürel ve sembolik bir mekâna saldırılmış, sıradan olmayan kişilere hedef alındı. Bu açıkça bir terör eylemiydi. Buna karşın, soruşturma, bu eylemlerin arkasındaki azmettiricilerin kim olduğunu belirleyemedi. Biz bunun kesinlikle münferit bir eylem olduğunu düşünmüyoruz; ancak diğer suikastlardaki gibi bir müdahalenin varlığını kanıtlayan somut bir unsur da bulunmamakta” dedi.

HABER MERKEZİ 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Aydın’da iş cinayeti

Sonraki Haber

Öztürk Türkdoğan: Acil olan barış yasasıdır

Sonraki Haber

Öztürk Türkdoğan: Acil olan barış yasasıdır

SON HABERLER

Özerk Yönetim’den çağrı: Halkımızla birlik olun, onların haklı mücadelelerine destek verin

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ocak 2026

ABD’yi kınamak, Rojava ve Rojhilat’a kulak vermek

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
10 Ocak 2026

Foza Yusif: Özsavunma konusunda hiçbir taviz vermeyeceğiz

Yazar: Heval Elçi
10 Ocak 2026

İsrail’in Suriye’si: İsrail’in Suriye’deki üsleri

Yazar: Heval Elçi
10 Ocak 2026

Emetliler 25 yıldır arsenikli su içiyor

Yazar: Heval Elçi
10 Ocak 2026

Venezuela darbesi, Ortadoğu ve Rojava

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
10 Ocak 2026

Venezuella’dan Türkiye’ye gasp rejimi ve taşıyıcıları

Yazar: Aziz Oruç
10 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır