‘Destansı Öfke’ operasyonu kapsamında kullanılan otonom insansız deniz araçlarının 450 saatten fazla görev yaptığı açıklandı; ABD’nin bu sistemleri ilk kez aktif bir çatışmada kullandığı belirtildi
ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), “Destansı Öfke” operasyonu kapsamında otonom insansız deniz araçlarının aktif olarak kullanıldığını resmen teyit etti. Söz konusu sistemlerin 450 saatten fazla görev yaptığı ve 2 bin 200 deniz milini aşkın mesafe kat ettiği açıklandı. Bu gelişme, ABD’nin otonom deniz sistemlerini ilk kez gerçek bir çatışma ortamında kullandığının resmi olarak doğrulanması bakımından tarihi bir öneme sahip.
Pentagon Sözcüsü Tim Hawkins, Reuters’a yaptığı açıklamada, otonom sistemlerin İran ile sürdürülen savaş çerçevesinde devriye ve keşif faaliyetlerinde görev aldığını bildirdi.
Hawkins, BlackSea Technologies tarafından geliştirilen Global Autonomous Reconnaissance Craft (GARC) tipi insansız deniz araçlarının operasyonda kullanıldığını doğruladı. Pentagon, operasyonun gizliliğini gerekçe göstererek diğer sistemlere ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmaktan kaçındı.
İnsansız deniz araçlarının saldırı amaçlı kullanılıp kullanılmadığına dair sorular ise yanıtsız kaldı. Mevcut resmi tanıma göre sistemlerin görevi devriye ve keşifle sınırlı tutuluyor. Öte yandan Reuters, İran’ın 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar sonrasında Basra Körfezi’nde en az iki kez deniz dronlarıyla petrol tankerlerini hedef aldığını hatırlattı.
Ukrayna’dan sonra İran: Dronlar savaşın merkezinde
Ukrayna-Rusya savaşında deniz dronlarının etkinliğini kanıtlamasının ardından ABD, geleneksel savaş gemilerine kıyasla çok daha düşük maliyetli olan otonom sistemlere yatırımlarını hız kesmeden sürdürmüştü. Teknik sorunlar ve test süreçlerindeki gecikmeler nedeniyle yavaş seyreden programın, İran savaşıyla birlikte “operasyonel kullanım” eşiğini nihayet aştığı belirtiliyor.
Askeri uzmanlar, insansız deniz araçlarının keşif kapasitesinin yanı sıra saldırı görevlerindeki yüksek potansiyelinin altını çiziyor. Pentagon’un bu adımı, geleceğin deniz savaşlarında otonom sistemlerin belirleyici bir güce dönüşeceğinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
DIŞ HABERLER









