HTŞ, DAİŞ ve SMO çetelerinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Abbas Vali, Ortadoğu’da Pax Americana stratejisinin devrede olduğunu söyledi
Kuzey ve Doğu Suriye’ye HTŞ, DAİŞ ve SMO çetelerinin saldırıları sürerken, DSG’nin ve halkın direnişi de devam ediyor. Dünyanın birçok ülkesinden aydın, yazar ve gazeteciler Rojava’ya sahip çıkma çağrısında bulunurken, uluslararası güçlere de saldırının önüne geçmeyi talep ediyor.
Bilim dünyasının önde gelen Kürt siyasal bilimcilerinden Prof. Abbas Vali de saldırılara tepki gösterdi. Vali, özellikle Tom Barrack’ın rolüne dikkat çekerek “Modern demokratik siyasetin ilkelerini anlamayan ve bunlara hiçbir saygı duymayan bir iş insanı tarafından inşa edilmektedir, Bu, bizim çağımızda eski sömürgeci sistemin yeniden üretilmesidir” dedi.
Vali, devamında şöyle dedi: Mevcut Rojava’daki kriz, Amerika’nın Suriye’deki ve genel olarak Ortadoğu’daki politikasındaki çelişkilerin doğrudan bir sonucudur. Bugün gördüğümüz şey, Ortadoğu’da yeni bir güç dengesinin oluşması ve Suriye’de ya yeni bir ulus-devletin yaratılması ya da mevcut ulus-devlet yapısının yeniden yapılandırılmasıdır. Amerika, siyasal iktidarla daha büyük bir etnik grup arasındaki bağa dayanan eski ulus-devlet inşa modelini kullanmaktadır. Suriye’de yaratılmakta olan yeni düzenin temeli budur. Ancak bu, benim Pax Americana olarak adlandırdığım daha geniş bir planın parçasıdır. Pax Americana, Ortadoğu’da merkeziyetçi ve muhafazakâr devletler yaratmak amacıyla demokratik çeşitliliğin ortadan kaldırılmasına yönelik özünde bir stratejidir. Bu, bizim çağımızda eski sömürgeci sistemin yeniden üretilmesidir. Pax Americana altında kurulan bu sistem, Kürtler, Dürziler, Aleviler, Hristiyanlar ve Asuriler gibi grupların kalıcı biçimde ezilen azınlıklar hâline gelmesine yol açmaktadır.”
Baskı düzeni var
“Bugün yaratılan sistem budur” diyen Abbas Vali, “Ve bu sistem, sahada, siyasi alanda faaliyet gösteren; demokratik siyasal kültürden tamamen yoksun, bölgeyi ve modern demokratik siyasetin ilkelerini anlamayan ve bunlara hiçbir saygı duymayan bir iş insanı tarafından inşa edilmektedir. İçinde bulunduğumuz durum budur. Bu kişi temelde belirli bir ticari zihniyetle hareket etmektedir. Burada Tom Barrack’tan söz ediyorum. Tom Barrack, temelde ‘düzen’ fikriyle hareket etmektedir. Ne pahasına olursa olsun, her bedel ödenerek yaratılacak bir ‘düzen’. Ve onun bakış açısından bu düzen, daha büyük çoğunluğa, baskın ve çoğunluk olan etnik gruba iktidar vererek; geri kalan herkesi ise tamamen göz ardı ederek ‘istikrar’ yaratmaktan ibarettir” diye konuştu.
HABER MERKEZİ









