• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Mart 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Prof. Dr. Shahrzad Mojab: İran’da rejim değişikliği dış müdahaleyle gerçekleşmez

11 Mart 2026 Çarşamba - 09:58
Kategori: Manşet, Ortadoğu

İran’da devam eden savaşın kadınları emperyalizm ile fundamentalizm arasında sıkıştıramayacağını vurgulayan feminist akademisyen Prof. Dr. Shahrzad Mojab, ‘Jin, Jiyan, Azadî hareketi üçüncü bir demokratik yolun ifadesidir’ dedi

İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sürüyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgedeki otoriter rejimler ve yükselen fundamentalizm arasında sıkışan halkların durumunu feminist akademisyen Prof. Dr. Shahrzad Mojab değerlendirdi.

‘İran halkı hem iç hem dış savaşın ortasında kalmış’

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgedeki siyasal dengeleri ve toplumsal muhalefeti nasıl etkileyeceğini değerlendiren Shahrzad Mojab, İran’da çok yönlü bir kriz olduğunu dikkati çekerek şöyle konuştu:

İran, sadece politik değil; aynı zamanda toplumsal, kültürel ve ekonomik bir kriz. bütün bunların üzerine şimdi çok ağır ve acımasız bir savaş deneyimliyoruz. Bence şu anda tanık olduğumuz şey yaşamın sistematik biçimde yok edilmesidir. İran’da katliamlar yaşanıyor, Gazze’de soykırım devam ediyor ve bölgede Kürt halkı zorla yerinden edilme ve sürgünle karşı karşıya kalıyor. Anlaşılması gereken önemli nokta şu: İran halkı yalnızca ülke içindeki teokratik rejimin otoriter yönetimine maruz kalmıyor. Aynı zamanda küresel düzenin yeniden şekillenmesi üzerindeki emperyalist güç mücadelelerinin de kurbanları haline getiriliyor.

Bu durum sadece bölgeyi değil, bütün dünyayı ilgilendiriyor. ABD’nin bölgedeki hegemonyası söz konusu. Bunun yanında Rusya ve Çin ile olan rekabeti ve ABD ile İsrail arasındaki ittifak da bu tabloyu belirliyor. Dolayısıyla bugün İran halkı hem iç baskı hem de dış savaşın yarattığı yıkımın ortasında kalmış durumda.

‘Dış müdahale İran’ın baskı politikalarını meşrulaştırılıyor’

Emperyalist ülkelerin dış müdahalesi, İran rejiminin politikalarını meşrulaştıran bir araca dönüştüğünü söyleyen Shahrzad Mojab,

“Ne zaman dış müdahale tehdidi ortaya çıksa otoriter rejimler kendilerini “ulusu savunan güç” olarak gösterir. Milliyetçilik duygusu güçlendirilir ve bu da halk için durumu daha kötü hale getirir. Bu yüzden insanlar şu anda sokaklara çıkıp bu savaşı protesto etmekten korkuyorlar. Hükümet korku ve baskı ortamını artırdı. Savaşın yarattığı yıkım ekonomik durumu da ağırlaştırıyor. Yoksulluk ve acı artıyor. İran halkı hem devletin baskısıyla hem de ABD ve İsrail’in saldırganlığı nedeniyle adeta kan kaybediyor.”

‘İnsanlar örgütlenemiyor, protesto edemiyor, toplanamıyor’

İran’da insanların örgütlenemediğini, rejimi protesto edemediğini ifade eden Shahrzad Mojab, bunun savaşın yarattığı bir ortam olduğuna vurgu yaparak şöyle devam etti:

“Savaşın yarattığı ortam bu. Ayrıca İran’daki muhalif siyasi güçler de oldukça bölünmüş durumda. Bu nedenle ortak bir örgütlenme zemini oluşamıyor. Üniversiteler kapalı, okullar kapalı, birçok işyeri çalışmıyor. Korku ve baskı ortamı nedeniyle aşağıdan örgütlenmek çok zor.

Bununla birlikte bazı Kürt siyasi partileri Kürt bölgelerinde mahalle örgütlenmeleri kurma çağrısı yaptı. İnsanların bir araya gelip birbirlerine bakım ve hizmet sağlamasını önerdiler. Ancak bu daha çok savaşın yarattığı acil ihtiyaçları karşılamaya yönelik geçici bir çözüm.”

‘Rejim değişikliği dış müdahaleyle gerçekleşmez’

İran’da rejim değişikliğinin dış müdahaleyle gerçekleşmeyeceğini, en fazla devletin biçimini ya da yönetici kadrolarını değiştirebileceğini dile getiren Shahrzad Mojab şöyle devam etti:

“Ama halkın istediği anlamda bir değişim olmaz. İran halkı teokratik devletten uzaklaşmak istiyor. Onların istediği şey laik, demokratik ve cumhuriyetçi bir yönetimdir. Bombalamalar ya da liderlerin öldürülmesi devletin temel yapısını değiştirmez. Bu yalnızca demokratik dönüşüm sürecini daha da geciktirir.”

‘Saldırı ve yaptırımlar en çok kadın ve çocukları etkiliyor’

ABD ve İsrail saldırıları ile uygulanan yaptırımların en fazla kadın ve çocukları etkilediğine dikkati çeken Shahrzad Mojab, ABD’nin yaptırımlarının özellikle topluma maksimum ekonomik acı yaşatmak için tasarlandığını söyledi:

“Ama ilginç olan şu ki bu durum rejimi zayıflatmadı; aksine bazı ekonomik mekanizmaları güçlendirmesine yardımcı oldu. Bedelini ise halk ödedi. Savaş ve yaptırımlar kadınlar için felaketi daha da derinleştiriyor.

Militarizasyon otoriter rejimleri güçlendirir ve baskı araçlarını artırır. Bu tür dönemlerde toplum yeniden geleneksel yapılara geri çekilir. Kadınlar geniş aile yapıları içinde güvenlik sağlamaya zorlanır. Yaralıların bakımını üstlenir, ailelerin duygusal yükünü taşırlar. Aynı zamanda patriyarkal ilişkiler güçlenir. Yoksulluk, korku ve travma artar. Bu nedenle savaş koşulları kadınlar için son derece yıkıcıdır.”

‘Savaş koşulları patriyarkal ilişkileri güçlendiriyor’

Savaş koşullarında patriyarkal ilişkilerin güçlendiğini ve savaş dönemlerinde buna karşı direniş örgütlemenin çok zor olduğunu aktaran Shahrzad Mojab, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Evet, patriyarkal ilişkileri güçlendiriyor. Ve şu anda direniş örgütlemek çok zor. Örneğin İran’da Ocak 2026’da milyonlarca insan rejime karşı sokaktaydı. Ancak savaş başlayınca insanlar geri çekildi. Şimdi insanlar rejime karşı değil, savaşa karşı protesto ediyor. Ama aynı zamanda ülke bombardıman altındayken ulusu savunma refleksi devreye giriyor. Bu da milliyetçiliği güçlendiriyor.”

‘Jin jiyan azadî bir harekete dönüştü’

İran’daki siyasi alanda “Jin, Jiyan, Azadî” sloganını kullanan kesimler laik, demokratik ve cumhuriyetçi bir devlet talebini temsil ettiğini ifade eden Shahrzad Mojab, “Bu slogan aynı zamanda monarşinin geri dönmesini savunan “yaşasın kral” sloganına karşı bir pozisyonu ifade ediyor. Bu nedenle çok önemli bir politik ayrım yaratıyor. “Jin, Jiyan, Azadî” artık sadece bir slogan değil; bir harekete dönüştü. İran’daki direniş kültürünün önemli bir parçası haline geldi,” diye konuştu.

‘İran’daki politik alan oldukça dinamik’

Shahrzad Mojab, İran’daki politik alanın oldukça dinamik olduğunu ve tek bir ‘üçüncü yol’ olmadığını, birçok farklı yol olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi:

“Bunlardan biri “Jin, Jiyan, Azadî” hareketinin temsil ettiği laiklik, demokrasi ve özgürlük yoludur. Diğer tarafta ise ABD ve İsrail ile bağlantılı monarşist bir güç bulunuyor ve bu oldukça tehlikeli.”

‘Umut kadınlar gücü’

Bugün aslında iki şiddetli güç karşı karşıya. Bir yanda emperyalist güçler ve onların askeri kanadı olarak İsrail var. Diğer yanda ise dini fundamentalist güçler bulunuyor,” diyen Shahrzad Mojab, “Bu sadece İslami fundamentalizm değil; ABD’de yükselen Hristiyan fundamentalizmi de buna dahil. Bu iki güç aslında dünya halklarının eşitlik, demokrasi ve özgürlük taleplerine karşı mücadele ediyor. Bu nedenle küresel kadın dayanışması çok önemli. Kadınların militarizme, emperyalizme ve her tür fundamentalizme karşı birlikte mücadele etmesi gerekiyor,” dedi.

Kadınların bu iki güç arasından bir seçim yapmak zorunda olmadığına dikkati çeken Shahrzad Mojab, “Bu bizim seçimimiz değil. Eğer bu taraflardan birini desteklersek onları güçlendirmiş oluruz. Kadınların seçimi özgürlük, demokrasi, ekoloji, katılımcı toplum ve eşitlik olmalıdır. Bu savaş bizim savaşımız değil,” dedi.

Kadınların bunun için gücü olduğuna, umudun da tam olarak kadınların gücünde olduğuna dikkati çeken Shahrzad Mojab, “Latin Amerika’da, Afrika’da, Ortadoğu’da ve dünyanın birçok yerinde kadın direnişleri var. Türkiye’de ve Kürt kadın hareketinde de bunu görüyoruz. Bunlar çok önemli direniş noktalarıdır,” dedi.

Kaynak: JINNEWS

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

25 yılın Newroz şiarları

Sonraki Haber

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne operasyon

Sonraki Haber

Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne operasyon

SON HABERLER

Loukaides: Kürt halkının haklarının tanınması bölgesel barış için kritik

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

İBB davası 3’üncü gününde

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Trump’tan Hürmüz Boğazı açıklaması: Mayınlar kaldırılmazsa sonuçları ağır olur

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Savaşın 12. günü: İran, Lübnan ve Körfez ateş altında

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

DEM Parti MYK toplandı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Kadınlardan mesaj: İşgalci devletlerin savaşları son bulmalı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Kadın özgürlük sistemi olarak ‘komünal yaşam’

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır