• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Mart 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

PYD’den Efrîn açıklaması: 8. yılında işgal ve ihlaller sürüyor

18 Mart 2026 Çarşamba - 09:55
Kategori: Editörün Seçtikleri, Ortadoğu

PYD, Efrîn’in işgalinin 8. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, zorla göç, demografik değişim ve insan hakları ihlallerinin sürdüğünü belirterek, uluslararası topluma ‘sorumluluk alın’ çağrısında bulundu

Demokratik Birlik Partisi (PYD), Efrîn’in  işgalci Türk devleti ve ona bağlı çeteler tarafından işgal edilmesinin 8. yıl dönümü dolayısıyla bir açıklama yaptı.

PYD’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“18 Mart’ta, Efrîn kentinin işgalci Türk devleti ve ona bağlı radikal çeteler tarafından işgal edilmesinin 8. yıl dönümünü kınıyoruz. Bu, geniş çaplı bir askeri saldırının ardından gerçekleşti. Saldırı, Suriye’de en güvenli ve istikrarlı bölgelerden biri olarak kabul edilen bir bölgeyi hedef aldı. Aynı zamanda burası, savaş nedeniyle evlerinden göç etmek zorunda kalan on binlerce Suriyeli için bir sığınak konumundaydı.Efrîn, halkı tarafından Demokratik Özerk Yönetim modeli altında yönetiliyordu ve bu model, Suriye’de ortak yaşam ve barış açısından önemli bir deneyimi temsil ediyordu.

Efrîn’e yönelik saldırı 58 gün sürdü. Bu süre boyunca bölge halkı, uluslararası olarak yasaklı silahlar da dahil olmak üzere farklı silah türlerini kullanan büyük bir askeri güce karşı tarihi ve kahramanca bir direniş sergiledi.

Bu süreç, Rusya ile Türkiye arasında bir uzlaşı, şüpheli bir uluslararası sessizlik ve o dönemin Suriye rejiminin açık hareketsizliği ortamında gerçekleşti. Rejim, Suriye topraklarının bir kısmının işgal edilmesine karşı herhangi bir somut adım atmadı.

“Zeytin Kenti” olarak da bilinen Efrîn’in işgali, yerli halkın zorla göç ettirilmesine, sivillere yönelik ciddi ihlallerin yaşanmasına ve bölgenin doğal, kültürel ve tarihi mirasının sistematik biçimde tahrip edilmesine yol açtı.

Demografik değişim politikaları ve günlük ihlaller devam ediyor

Efrîn’in işgali üzerinden 8 yıl geçti, ancak bölge hâlâ yerli halkına yönelik sistematik demografik değişim politikaları ve günlük ihlallerle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Bu ihlaller; mülklere el koyma, keyfi tutuklamalar, kaçırma ve zorbalık gibi uygulamaları içeriyor ve tümü, bölgenin kimliğini silme ile toplumsal ve tarihsel dokusunu değiştirme yönünde açık bir çaba olarak değerlendiriliyor.

Efrîn halkına sistematik bir cezalandırma politikası uygulandı

Efrîn halkı, Şahba ve Til Rifat kamplarında yaşamını sürdürürken yeni bir insani felaketle karşı karşıya kaldı. Sürekli baskı politikaları nedeniyle bir kez daha göç etmek zorunda kalan halkın yaşadığı durum, Efrîn’in direnişçi halkına yönelik devam eden bir cezalandırma politikasını yansıtıyor.

Zorla göçertilen halk, Şehba ile Tebqa arasındaki yolda saldırı, öldürme ve tehditlerle karşılaştı. Bu durum tüm insani hukuk ve sözleşmelerin açık bir ihlalidir.

Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri de çeşitli ağır silahların kullanıldığı askeri saldırılara maruz kaldı. Bu saldırılar sonucunda, Efrîn halkı ile bu iki mahallede yaşayan sivillere yönelik katliamlar yaşandı; ayrıca zorla yerinden etme ve masum sivillerin tutuklanması gibi ihlaller gerçekleşti. Tutuklananların birçoğunun akıbeti ise hâlâ bilinmiyor ve bu durumla ilgili herhangi bir hesap verme söz konusu değil.

Bu süregelen ihlaller çerçevesinde, Kuzey ve Doğu Suriye’yi hedef alan saldırılar yeni bir göç dalgasına yol açtı. Binlerce Efrînli, bir kez daha Tebqa ve Reqa bölgelerinden Hesekê ile Qamişlo kentlerine doğru göç etmek zorunda kaldı. Zorla göç ettirilenlerin sayısı 170 bini aştı.

Bu trajik tablo, Efrîn halkının işgal politikaları ve savaş nedeniyle maruz kaldığı sürekli acının boyutunu gözler önüne seriyor.

Efrîn halkı ciddi sorunlarla karşı karşıya

29 Ocak’ta Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (QSD)  ve Suriye Geçici Hükümeti arasında yapılan anlaşmanın ardından, Efrîn’e geri dönen ilk kafile, Hesekê kantonundan yola çıktı. Zorla göç ettirilen Efrîn halkının geri dönüşünün gönüllülük ve güvenlik temelinde devam edecek. Ancak ikinci kafilenin hareketi lojistik nedenlerle ertelendi ve yeni tarih daha sonra belirlenecek.

Buna rağmen geri dönen Efrîn halkı ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Özellikle ev ve mülklerinin, bazı yerleşimciler ve silahlı çeteler tarafından hâlâ işgal altında tutulması öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor. Bu durum, mülk sahiplerinin meşru haklarının iade edilmesi ve gayri meşru işgalcilerin çıkarılması için ilgili yetkililerin acil müdahalesini gerekli kılıyor.

8 yıldır süren acı, sadece bölgesel bir mesele değil

PYD olarak bu acı yıl dönümünde Serêkaniyê ve Girê Spî kentlerinden zorla göç ettirilen halkla dayanışmamızı bir kez daha yineliyoruz. Uluslararası topluma ve ilgili taraflara çağrıda bulunarak, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmelerini ve işgalci Türk devleti üzerinde baskı kurarak Suriye topraklarındaki işgalin sona erdirilmesini, süregelen ihlallerin durdurulmasını ve tüm zorla göç ettirilenlerin kendi evlerine onurlu ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasını talep ediyoruz.”

Açıklamada, Efrîn halkının 8 yıldır süren acısının sadece bölgesel bir mesele olmadığı; aynı zamanda adalet, insan hakları ve uzun süredir savaş ve göç yaşayan bir halkın onuru meselesi olduğu vurgulandı.

Son olarak, Efrîn’in direnişin sembolü olmaya devam edeceği ve halkının kendi topraklarına ve evlerine dönme hakkının meşru bir hak olduğu, bu hakkın göz ardı edilemeyeceği ifade edildi.

Kaynak: ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İran, İsrail ve ABD savaşında 19’uncu gün: Bölgesel savaş ihtimali artıyor

Sonraki Haber

Haşdi Şabi taburu ve ABD Konsolosluğu hedef alındı

Sonraki Haber

Haşdi Şabi taburu ve ABD Konsolosluğu hedef alındı

SON HABERLER

CHP’den Akın Gürlek hakkında suç duyurusu

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

90’lardan bu yana Newroz tanıklığı: İnsanlar, bu ateş yanmalı diyordu

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

KCDK-E’den Frankfurt Newrozuna çağrı: Ulusal birlik ruhuyla katılalım

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Ortadoğu denkleminde Kürt-Türk ittifakı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Av. Menzione: Abdullah Öcalan ile görüşme talebimize yanıt verilmiyor

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

‘İran’da asıl mesele toplumsal meşruiyet ve halkın iradesi’

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Haşdi Şabi taburu ve ABD Konsolosluğu hedef alındı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır