• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Şubat 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Rejimi tahkim etme planı-Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Başkanlık rejimi, bağımlı ve yarı bağımlı ülkelerde emperyalizmin ve onlarla işbirliği halindeki yerel oligarşilerin çıkarlarını koruyan bir sistemdir. İktidarın tek kişinin elinde yoğunlaştırması anlamına gelen başkanlık rejimi, sömürü ve tahakkümün devam etmesi için kapitalist sistemin tahkim edilmesi çabasıdır. Bu sistemde yürütmenin başı olan kişi kendisini parlamentodan bağımsız kılıyor. Her yasa için parlamentonun desteğini almadan ve parlamentoya hesap vermeden ülkeyi yönetiyor. Başta yüksek yargı olmak üzere tüm yargıyı bürokratik elitler kanalıyla denetim altına alarak muhalefetin eşit imkanlarla siyaset yapmasını ve iktidar alternatifi geliştirmesini engelliyor.

Sistem değişikliği amacı ve modeli bakımından Türkiye’deki başkanlık sistemi Güney Amerika ülkelerinden devralınmıştır. Latin Amerikan başkanlık sistemlerinin en belirgin özelliği, başkanın olağanüstü yönetim ve kural koyma yetkilerine sahip olmasıdır. Başkanlar ülkeyi kanun gücündeki kararnamelerle yönetiyor. İster sağ, ister sol görünümlü olsun başkanlıkların hepsi de adeta nöbet değiştirir gibi iktidara geliyor, ancak hiçbiri rejimi demokratikleştirmeye çalışmıyor. Aksine rejimin devamı için her biri iktidarının devamı için sistemi tahkim ediyor.

Rejimin bekasını etkileyecek zafiyetler, başkanın ve partisinin lehine yapılan yeni anayasal ve yasal düzenlemelerle -ki bunlar sıkça referandumlar ve erken seçimler yoluyla- aşılıyor. Referandum sonucundan emin olunamadığı durumlar da parlamentoda karşılıklı çıkarlara dayalı ittifaklarla rejimi koruyucu önlemler alınıyor. Bu bağlamda medyaya yansıyan Saray kaynaklı bir kulis haberinde AKP’nin, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin nasıl çıkarılabileceğini düzenleyen Anayasanın 104. maddesindeki sınırlayıcı hükümleri aşma planından söz ediliyor.

Anayasanın 104. maddesi, “Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanır. TBMM’nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir” hükmünü içeriyor.

Başkanlık rejiminin sorunsuz devamı için AKP, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra Anayasa’da açıkça yasayla düzenleneceği öngörülen alanlar dışındaki tüm yasaları kaldırmayı planlıyor. Mevzuatta yapılacak tarama sonucunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılmasını engelleyen ve yönetmelikle düzenlenebilecek mevcut yasaların tümü ya da bazı maddeleri Meclis’ten çıkarılacak torba yasalarla yürürlükten kaldırılacak. Böyle bir durumda Erdoğan, anayasal engele takılmadan her konuda kararname çıkarabilecek ve yetkileri daha da sınırlandırılacak Meclis ise göstermelik bir kurum haline getirilecek.

AKP ileriki aşamalarda Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi başkanlığın görev süresinden referandumlara, seçim sisteminden yerel ve merkezi yönetimlerin yeniden düzenlenmesine kadar anayasal ve yasal değişikliklerle rejimi tahkim etmeyi sürdürecek. Venezuela’da 2015 yılından sonraki gelişmelerin Türkiye başkanlık rejimi için benzerlikler oluşturduğu söylenebilir. Bu bakımdan Türkiye’nin de benzer durumlarla karşılaşabileceğini öngören bazı siyaset bilimcileri ve anayasa hukukçuları, Güney Amerika ve Venezuela’daki yaşananlardan ders alınması gerektiğini vurguluyor.

Venezuela’daki durumu daha çok ABD’nin rejime müdahalesi bağlamında ele alan sol ve sosyalist hareket bu olguların ve Türkiye’deki gelişmelerin farkında değil. Yeni rejimi olduğu gibi kabullenmiş görünüyor. Totaliter ve popülist uygulamalara, ırkçı ve milliyetçi kamplaşmalara, anayasal ve yasal ihlallere, demokratik siyasetin tasfiyesine karşı, eşitlik, özgürlük, demokrasi ve adalet için ortak mücadele yaratmaya odaklanmıyor.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Medyanın barışla imtihanı          

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Eskilerin bir sözü vardır, bilirsiniz; 'Yara iyileşir ama izi kalır.' Bizim coğrafyamızda barış meselesi, tam da o izin üzerinde parmak...

Alt emperyalizm, Rojava ve Suriye

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Alt emperyalizm kavramı, Ruy Mauro Marini’nin 1964 sonrası Brezilya’nın içine girdiği kapitalist transformasyon üzerine geliştirdiği bir kavramdır. Bağımlılık ekolü içinde...

Özel savaş politikalarına karşı şiyar be

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Eğer özel savaş uygulamaları hala Kürdistan’da etkili olabiliyorsa, kadın ve gençleri yoz yaşama çekebiliyor, halkımızın kültürel değerlerini, zenginliklerini çürütüyor, peşkeş...

Ulusal birlik ön planda

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Ulusal birlik olmadan ulus devlet olur mu? Hele parçalanmış bir Kürdistan haritasında bu mümkün de değil. Her Kürt insanının kendi...

Kürt ulusu, demokratik ulusun ilk örneğidir

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

Tekrar, öğrenmenin anasıdır. Ama tekrar ede ede öğrendiğini hâlâ tekrar edersen yeni bir bilgiyi öğrenemezsin. Örneğin “demokratik ulus” kavramını tekrar...

Türk medyasına yön veren akıl

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

İktidarın özenle böyle bir pozitif atmosfer yaratmaya çalıştığı görülmektedir. Haliyle insan sormadan edemiyor; Kürdün bir uluslararası toplantıya katılımını sorun olarak...

Sonraki Haber

Çiftçiye kölelik, şirketlere yağlı börek!-Yusuf Gürsucu

SON HABERLER

Kongra Star’dan Kobanê açıklaması: Sessizlik en büyük utançtır

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Der Spiegel’in haberi basın konseyine şikayet edildi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Nijerya’da maden patlaması: 37 işçi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

İran ile Rusya ortak deniz tatbikatına başladı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Şirnex ve Cizîr’de halk buluşmaları

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Çocuğa işkence yapan fail tepkilerin üzerine gözaltında

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Buca Belediyesi’nde memurlar iş bıraktı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır