Reqa’dan Kobanê’ye göçertilen Ebdu Xalid Derwiş, ‘DAİŞ ve ÖSO yine saldırdı, çevremizdeki herkes bize silah doğrulttu. Akrabalarımız sağ mı ölü mü bilmiyoruz’ dedi
Suriye’nin Reqa kenti, Türkiye, HTŞ ve DAIŞ çetelerinin düzenlediği işgal saldırılarıyla bir kez daha cehenneme döndü. Binlerce sivilin yerinden edildiği bu saldırılarda yüzlerce insan katledildi, kaçırıldı veya kayboldu. Saldırıların gölgesinde hayatta kalmaya çalışan aileler, temel ihtiyaçlardan yoksun bir şekilde okul binalarına sığınırken halk, uluslararası toplumun sessizliğine tepkili.
9 çocuklu baba Ebdu Xalid Derwiş’in hikayesi, yaşanan acının derinliğini gözler önüne seriyor.
Yol boyu tehditler
Ebdu Xalid Derwiş, ANF’ye verdiği röportajda yaşadığı dehşeti şöyle anlatıyor:
“Reqa’dan göçertildik. Şu an okul binalarında kalıyoruz. Yere serecek bir şey yok, yerde oturuyoruz. Akrabalarımız sağ mı, ölü mü bilmiyoruz. Hiçbir haber alamıyoruz. Ne yapacağız, siz kendiniz şu anki durumumuzu görüyorsunuz. DAİŞ, ÖSO saldırdı yine. Çevremizde bulunan herkes ayaklandı, bize saldırdı. Kendimizi zor kurtardık. Kürt halkı onların elinde geçtiği anda onları kesiyorlar. Eli ve kolu kesilen kadın ve erkek gençlerin foto ve videosunu çekip bana attılar. Bu görüntü halen bende.”
Ebdu Xalid Derwiş’in çocuklarını katliamdan kurtarmaya çalışması, savaşın acımasızlığını yansıtıyor. Ailesiyle birlikte Reqa’da evinden çıkarak Hezime Kavşağı’na ulaşan Ebdu Xalid Derwiş, şöyle devam etti:
“Bir araç durdurduk Hezime Kavşağı’na kadar geldik. Orada 3 km kadar yürüdük. Sokaklar, kırsallardan artık kentlerden çıktık. Yollarda hangi araca stop çekmişsek durmadı bize. En son içinde cephane bulunan bir araç önümde geçti, yanımda çocukların durumunu görünce durdu. Bizi Eyn İsa çevresine kadar getirdi.”
Yol boyunca tehditlerle karşılaştıklarını belirten Ebdu Xalid Derwiş, “Bizden olmayan herkes silah kaldırmış, ‘Siz nereye kaçıyorsunuz’ diye bağırıyorlardı. Eyn İsa’dan Kobanê’ye gelene kadar ondan fazla araç değiştirdik.”
‘Yönümüzü nereye vereceğiz?’
“Buraya vardığım gibi, Reqa’daki evimi çektiler bana attılar. ‘Artık senin evin gitti, el koyduk. Artık Reqa’ya dönmeyi unut’ dediler” diyen Ebdu Xalid Derwiş, ailesinin şu anki durumunu ise şöyle özetliyor:
“Peki yönümüzü nereye vereceğiz? Başka çaremiz var mı? Burada karşı mahallelerde falan bir iki vidon su alıyoruz. Sizin de gördüğünüz gibi. Çocuklar için bir yemek alacak bir paramız bile yok. Kendimizle hiçbir şey alamadık. Çocuklarımla birlikte burada 9 kişiyiz. 2 çocuğum da Qamişlo’da.”
Derwiş’in hikayesi, binlerce benzer trajediyi temsil ediyor. Kadınlar ve çocuklar, saldırıların en büyük mağdurları arasında. DAİŞ’in hapishanelerden çıkarıldığı bu dönemde, sivillerin güvenliği daha da tehlikede.
DIŞ HABERLER









