• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Mart 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Reyting için şiddet: Diziler suç mahalli

28 Mart 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Güncel, Manşet, Özel

Dizilerde edilgen kadın rolleri ve milliyetçi temsiller sürerken, kamu kaynakları da sermayeye akıtılıyor. DEM Partili Kezban Konukçu, hem içerik hem bütçe politikalarına tepki göstererek, ‘Bütçe kadınların ve emekçilerin güvencesi için kullanılmalı’ dedi

Duygu Kıt

Bu sezonun ekran bilançosu yine değişmedi. Kadınlar kiminde aldatılan, kiminde şeytan, kiminde muhtaç, kiminde erkeğin gölgesinde, kiminde ‘hafif meşrep’, kiminde de kenardaki temsilinde yine. Erkek egemen aklın ve reyting denkleminin ihtiyaçlarına göre şekillenen karakterler, benzer bir döngü içinde sunulmaya devam ediyor. Bu durumun sürdürülmesi siyasal bir tercihken, ekranlar, izleyicinin de benzer davranışları üretmesinin zemini oluyor. Mafyatik ilişkilerin kahramanlaştırıldığı, kadının ise ya kurban ya da bir “dekor” olarak sunulduğu anlatılardan yıllardır vazgeçilmek istenmiyor. Bir diğer can yakıcı yanı ise meselenin ekonomi politiği, yani bütçe ayağı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu yakın zamanda bu konuyu verdiği soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı. Konukçu ile hem emek hem cinsiyet eşitsizliğinin diziler aracılığıyla sürekli üretilmesine ilişkin konuştuk.

‘Halkın parası halka karşı’

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ilk olarak verdiği soru önergesinin içeriğine dair şu bilgileri paylaştı:

“Önergemize henüz cevap verilmedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı tarafından yurt dışına satılan dizilere bölüm başına 33.000 dolar kamu desteği verilmesi kararı var. Ancak bu desteğin nasıl verileceği, kime verileceği, hangi kriterlere göre verileceği, kararının nerede alındığı belli değil. Bir diğer önemli yan da kriterlerin neye göre belirlendiği. Bu dizilerin pek çoğunda cinsiyet olarak kadının eşitsizliğinin pekiştirildiği, yeniden üretim sürecinin görünmezliğinin pekiştirildiği, kadının edilgen rolde olduğu toplumsal cinsiyet eşitliğine dönük tersine bir yaklaşım var. Kadına yönelik şiddetin yer yer meşrulaştırıldığı diziler var. Bu desteğin kamu desteği olması, halktan toplanan vergilerle özel sermayeye aktarılıyor olması ciddi bir sıkıntı.”

‘Bütçe kadınların ve emekçilerin olmalı’

“Kamu desteğinin aktarılması gereken yerler kadının güçlendirilmesi ve set emekçilerinin çalışma koşulları olmalı.” diyen Konukçu şu ifadeleri kullandı:

“Set emekçilerinin iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını biliyoruz. Kazaların, ölümlü kazaların gerçekleştiğini biliyoruz. Bir kamu desteği olacaksa buralara yönelik olması gerekirken, özel sermayenin üstelik kriterler hiç belli olmadan desteklendiğini görüyoruz. Bütçede biriken halkın parasının nerelere harcandığını görüyoruz. Büyük oranda faiz giderlerine, faizciye harcanıyor. Bu kamuda biriken paralar emekçilerden kesilen vergiler ve primlerle oluşturulmuşken, emekli maaşı gitgide kısılırken buralara aktarılması çok ciddi bir sorun olarak karşımıza duruyor. Kamu 2026 bütçesinde kadın desteği için bir bölüm ayrılmıştı. Burada kadın başına günlük yaklaşık 50 kuruş düşüyor. Çok komik rakamlar. O yüzden biz bu desteklerin kadınların ve emekçilerin güçlendirilmesi için kullanılması gerektiğini düşünüyoruz.”

‘Eşitsizlik güçlendiriliyor’

Kamunun parası ile kadınlara ve halklara şiddet propagandası yapıldığının altını çizen Konukçu, “Yıllar içinde kadına yönelik şiddetin giderek arttığını gördüğümüz bugünlerde tam tersine kadının, toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının güçlendirilmesi gerekirken tersine kadının edilgen pozisyonda olduğunu bu tarz dizilerde aynı zamanda kadına şiddetin meşrulaştırıldığını görüyoruz. Ve bu diziler kadına yönelik şiddetin artmasını da ‘teşvik’ eden bir noktaya düşüyor. Bazen yer yer bazı dizilerin kadın mücadelesinden etkilendiğini görüyoruz. O bir popülizm oluyor ve meseleler çok popülistçe işleniyor meseleler. Sorunun özüne inmeyen, patriyarkal kapitalizmin kadının bu pozisyonunu güçlendiren yönlerine değinmeyen, iktidara laf söylemeyen, erkek devlet şiddetine laf söylemeyen, cezasızlık politikalarına değinmeyen üstün körü yaklaşımlar oluyor bazılarında da. Ve maalesef ki bu diziler eliyle kadına yönelik şiddetin ve o eşitsizliğin körüklendiğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

‘Diziler politik kurgularla çekiliyor’

Konukçu Kürtlerin, kadınların, tüm ‘öteki’lerin dizilerde ‘sorun kaynağı’ bir temsille izletildiğine dikkat çekti. Kadına yönelik şiddetin daha çok Kürtler üzerinden anlatmaya çalışıldığını ekleyen Konukçu, “Halklar arasındaki eşitliği ve köprüyü kurmaya çalıştığımız günlerde bunların zedeleyici, ayrımcılığı körükleyen yaklaşımlar olduğunu düşünüyorum.” diyerek şöyle devam etti:

“Kürtlerin yaşamlarını anlattıklarını zannediyorlar bazı dizilerde. Mekânlar, kültürler, yemeklerle. Çünkü bu bizim gerçeğimiz. Biz hep birlikte yaşıyoruz ama Kürtler adını koymadan anılıyor, bahsediliyor. Bazı sorunlara kendince değinmeye çalışan yerlerde de oradaki sömürgecilik politikalarını açığa çıkardığı sorunlara değinmeden ya da onu görmezden gelerek, üstünü örterek anlatmaya çalıştıklarından gerçekçi olmuyor. Biz gerçek hikâyeler görmemiş, izlememiş oluyoruz. Bir anlatı görüyoruz orada. Eğilmiş, bükülmüş bir hakikat görüyoruz. Ve bunun üzerinden gerek kadınların, gerek Kürtlerin, toplumdaki ötekileştirilmiş, ezilmiş halkların ve kimliklerin gerçekliğini, gerçeğini görmemiş oluyoruz. Bu son derece aslında sıkıntılı bir konu. Karakterin Kürt olduğunu şiveli konuşmasından anlatmaya çalışıyorlar örneğin. Artık öyle de bir zamanda yaşıyoruz ki yeni gelen kuşaklarda şiveler bile kalmadı. Ülkenin her yerinde benzer oranlarda şiddet ve cinayetler işleniyor maalesef. Fakat sadece Kürtlere atfedilmeye çalışılıyor kadına yönelik cinayet ve şiddet. Hayır, böyle bir gerçeklik de yok. Ama bu fikri kendilerince güçlendirmeye çalışan şeyleri yapıyorlar. Bu da gerçekliği yansıtmıyor.”

Halkın parasıyla eşitsizlik finanse ediliyor

“Bir diğer önemli konu da dizilerin sürelerinin çok uzun olması. Belli oyuncular çok yüksek ücretler alıyorlar ama çok düşük ücretlerle çalışan oyuncular, set emekçileri var. Rantın çok büyük oranda sermayedarlara akıtılıyor olması sorgulanması gereken noktalar. Dizi sürelerinin kısaltılması, oyuncu sendikalarının ya da set emekçileri sendikalarının sektördeki sıkıntıları dile getirerek mutlaka örgütlenmeye dönük adımları atması gerekiyor.”

BAREM: ‘Kadına yönelik şiddet dizilerin yüzde 86’sında’

BAREM Araştırma yakın zamanda Türkiye’de 2014-2024 yılları arasında yayınlanan 94 diziyi ve yapımlarda yer alan şiddet unsurlarını sosyal antropolog ve sosyolog iş birliğiyle analiz etti. Araştırmaya göre dizilerin tamamında fiziksel ve ekonomik şiddet görülürken, yüzde 97’sinde psikolojik şiddet, yüzde 34’ünde cinsel şiddet yer aldı. Psikolojik şiddet türleri arasında baskı, korkutma ve intikam gibi içerikler yüzde 1,12 oranında yer alırken, diğer psikolojik şiddet türlerinin tamamı ise yüzde 88,76 oranında yer buldu.

Araştırmada dizi sahnelerinin yüzde 49,46’sında orta, yüzde 32,26’sında ise çok yüksek düzeyde şiddet yer aldığı kaydedildi. Ekranlardaki şiddetin yalnızca niceliksel boyutunu değil, meşrulaştırılma biçimlerini de ortaya koyan araştırma, içeriklerde şiddetin yüzde 25’inde haklı bir gerekçe sunulurken, yüzde 20,83’ünde herhangi bir gerekçe gösterilmediğini kaydetti.

Araştırmada ayrıca katılımcılara dizilerde fiziki saldırı sahnelerini ve şiddet unsurlarını görmekten rahatsız olup olmayacaklarının sorulduğu belirtilirken, yüzde 53’ü bu tür sahnelerden rahatsız olacağını, yüzde 41’i ise rahatsızlık duymayacağını ifade etti. Fiziksel şiddet içeren sahnelere karşı tepki kadınlarda yüzde 69’a yaklaşırken erkeklerde bu oran yüzde 38 seviyesinde kaldı. Silah kullanılan, yaralama ya da öldürme sahneleri söz konusu olduğunda rahatsızlık oranı yüzde 59’a yükselirken, bu başlıkta kadınların karşı çıkış oranı yine erkeklerden önde. Kadına yönelik şiddet unsurlarını izlemekten rahatsız olacağını ifade edenlerin oranı ise her iki cinsiyette yüzde 90 oranında

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

‘Ortak hükümet’ hakkında kısa yazı

Sonraki Haber

Newroz, barış ve demokratik çözüm

Sonraki Haber

Newroz, barış ve demokratik çözüm

SON HABERLER

Newroz, barış ve demokratik çözüm

Yazar: Yeni Yaşam
28 Mart 2026

Reyting için şiddet: Diziler suç mahalli

Yazar: Yeni Yaşam
28 Mart 2026

‘Ortak hükümet’ hakkında kısa yazı

Yazar: Yeni Yaşam
28 Mart 2026

Mehmet Türkmen neden tutuklu?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Mart 2026

Newroz gözaltıları: Bedlîs’te bir kişi tutuklandı, 15’i serbest

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mart 2026

PJAK’tan ‘gizli müdahale’ vurgusu: İran Özgürlük Kongresi’nden davetimiz geri çekildi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mart 2026

AB’nin resmi internet sitesine siber saldırı

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır