Riha cezaevlerinde hak ihlallerinin arttığını belirten ÖHD’li Deniz Akyıldırım, hasta tutsakların tedavisinin engellendiğini ve kış aylarında kaloriferlerin sınırlı süreyle yakıldığını belirtti
Cezaevlerindeki siyasi tutsaklar, kapasite aşımı, sağlık hakkının engellenmesi ve ağır yaşam koşulları altında yaşamını idame ediyor. İnsan hakları örgütlerinin raporlarına göre birçok cezaevinde koğuşlar kapasitesinin üzerinde doldurulurken, hasta tutsakların tedaviye erişimi keyfi uygulamalarla sınırlandırılıyor, hijyen, beslenme ve sağlık ihtiyaçları yeterince karşılanmıyor.
412 hasta tutsak var
İnsan Hakları Derneği’nin 2025 yılı verilerine göre, Türkiye ve Kürdistan genelinde bin 412 hasta tutsak bulunuyor, bunlardan 335’inin sağlık durumu kritik. Ağır hasta tutsaklardan 230’u tek başına yaşamını sürdüremezken, 105’i sürekli desteğe ihtiyaç duyuyor. Ayrıca en az 188 hasta tutsak sürekli tıbbi gözetim altında tutulması gerekiyor. Bu veriler, cezaevlerindeki ciddi sağlık hakkı ihlallerini ortaya koyuyor. Riha (Urfa) ve bölge cezaevi komisyonu üyesi ÖHD’li Avukat Deniz Akyıldırım, yaşanan mevcut sorunlara dair bilgi verdi.
Kantinden alınan ürünler soruşturma gerekçesi
Deniz Akyıldırım, koğuşlarda kapasitenin üstünde tutsakların bulundurulduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Tutsaklar ile yaptığımız görüşmelerde bize aktarılan sorunlardan biri koğuşta sık aramaların yapıldığı ve normalde cezaevi kantininde satın alınan bazı ürünlerin arama sırasında ele geçirildiğinde yasaklı eşya niteliğinde değerlendirilip tutsaklara bu eşyalar gerekçe gösterilerek disiplin soruşturması başlatılmasıydı. Cezaevi kantininde belli bir ücret karşılığında satın alınan eşyalar daha sonra tutsaklara karşı disiplin soruşturması gerekçesi oluyor.”
‘Sağlık hakkı ihlal ediliyor’
Cezaevlerinde birçok hasta tutsağın olduğuna işaret eden Deniz Akyıldırım, şöyle belirtti:
“Hasta tutsakların tedavileri ilerlememekte ve revire çıkmada sorunlar yaşanmaktadır. Hastanelere sevkler kelepçeli bir şekilde yapılıyor ve yine muayene sırasında kelepçelerin açılıp açılmaması doktor inisiyatifine bağlı bir durum olarak kalıyor. Zamanında tedavi edilmedikleri için hastalıkları ilerliyor. Cezaevlerinde en büyük problem tutsakların sağlık hakkı ihlalidir. Bir diğer sorun ise tutsakların kullandığı ilaçlara erişmemesidir.”
Isınma sorunu
Cezaevlerindeki en büyük sorunlardan birinin ısınma sorunu olduğunun altını çizen Deniz Akyıldırım, “Urfa’daki cezaevleri özelinde örnek vermek gerekirse burada kaloriferler sadece günün belirli bir saatinde açılıyor. Diğer saatlerde kapalı olarak kalıyor. Hatta bazı erkek koğuşlarında kaloriferler hiç çalışmıyor. Tutsakların talebine rağmen yeterli sayıda battaniye verilmiyor ve kış şartlarında maalesef günün sadece belli bir saatinde tutsaklar ısınabiliyor” diye aktardı.
Kadınların ihtiyaçları
Deniz Akyıldırım, tutsaklara yönelik çifte hak ihlallerinin yaşandığına dikkat çekerek, kadınların ihtiyaçlarının görmezden gelindiğini, verilen yemek miktarlarının yetersiz olduğunu, vejetaryen menüsü yerine diyet yemekleri verildiğini, tutsakların yeterli besin ve vitamini alamamalarından kaynaklı daha sık sağlık sorunu yaşadıklarını söyledi.
Yetkili kurumlara çağrı
Deniz Akyıldırım, ilgili kurumlara şu çağrıyı yaptı:
“Hapishanelerde artan hak ihlallerine karşı ulusal ve uluslararası hukukun gerektirdiği şekilde bağımsız denetim mekanizmalarının oluşturulması için devlet yetkililerini derhal gerekli çalışmaları başlatmaya davet ediyoruz. Bizler de kapalı ceza infaz kurumlarında yaşanan hak ihlallerine karşı Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’ni, Sağlık Bakanlığı’nı, Adalet Bakanlığı’nı, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nu göreve davet ediyoruz.”
Haber: Gülistan Gülmüş / JINNEWS









