Tehlike Altındaki Halkları Koruma Derneği, Almanya Kürt Topluluğu ve birçok tanınmış isim, Rojava’ya yönelik saldırıların durdurulması için AB ve Almanya Federal Hükümeti’ne açık mektup gönderdi
Tehlike Altındaki Halkları Koruma Derneği ile Almanya Kürt Topluluğu, Rojava’ya dönük saldırıların durdurulması talebiyle Avrupa Birliği ve Almanya Federal Hükümeti’ne açık mektup gönderdi.
Mektupta, Kürt halkının yaşamının tehdit altında olduğu vurgulanarak acil müdahale çağrısı yapıldı. Mektuba aralarında Deniz Undav, Natalia Wörner, Aykut Anhan (Haftbefehl) Ursula Karven, Hüseyin Kökseçen (KC Rebell) Clemens Schick, Nora Tschirner, Igor Levit, Jasna Fritzi Bauer ve Jasmin Tabatabai’nin de bulunduğu birçok tanınmış isim destek verdi.
‘Yüz binlerce sivilin hayatı tehlike altında’
Bölgede yüz binlerce sivilin hayatı tehlike altında olduğu belirtilen mektupta elektrik ve su altyapısının devre dışı bırakıldığı, kentlerin kuşatma altında olduğu ve hastanelerin bombalandığına dikkat çekildi. Ayrıca DAİŞ’in yeniden örgütlenme riskinin arttığı, bunun sadece bölge için değil, Avrupa güvenliği açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulandı. Mektupta, uluslararası toplumun acil müdahalesi olmaması halinde bölgede büyük bir insani ve güvenlik felaketinin kaçınılmaz olacağı belirtilerek, Almanya ve AB’nin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.
Talepler
Açık mektupta Almanya Federal Hükümeti ve Avrupa Birliği’ne şunlar talep edildi:
“*Kuzey ve Doğu Suriye’de sivil halkın, özellikle Kürt yaşamının korunması için acil diplomatik ve siyasi adımlar atılması, Şam ve Türkiye’ye gerçek ve doğrulanabilir bir ateşkes için baskı uygulanması.
*Uluslararası DAİŞ karşıtı koalisyonun, sözde İslam devletinin yeniden ortaya çıkışına karşı siyasi ve pratik önlemler almak üzere derhal koordine edilmesi.
*Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi ile diplomatik görüşmelerin başlatılması.
*Esad rejiminin devrilmesinin ardından, özellikle mevcut insan hakları ihlallerine odaklanacak bağımsız bir BM Suriye araştırma misyonunun kurulması.
*Suriye’deki sözde “geçici hükümete” insan hakları ihlallerinden sorumlu olduğu ve islamcı güçlerle işbirliği yaptığı sürece AB’nin tüm ödemelerini askıya alması.
*Alman hükümetinin, “geçici cumhurbaşkanı” Ahmed El-Şara’nın ertelenen ziyaretini kesin olarak iptal etmesi.
*Türk büyükelçisinin çağrılarak, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik askeri saldırıların kabul edilemez olduğunun açık biçimde iletilmesi.”
Kaynak: MA









