• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Ocak 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Bahadır Altan

Rojava’yı savunmak

24 Ocak 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Bahadır Altan, Yazarlar

Zaman gibi, gelişmeler de baş döndürücü bir hızla akıyor. Uluslararası ilişkilere, insan eliyle bozulan iklim dengesinin, gezegenimizin kaçınılmaz sonunu görünür kılmasına dahi aldırış etmeyen bir aymazlık hâkim. Trump etkisi, bu ivmeyi, hiç olmadığı kadar artırarak dünyamızı karanlık günlere, sınırları öngörülemez savaşlara doğru sürüklüyor. Hemen yanı başımızda Suriye ve Rojava’da ise cihadist vahşet gemi azıya almış durumda.

Kürtler, Bahçeli’nin deyimiyle “Kurucu Önderlerini” 27 yıl önce, Türkiye Devleti’ne teslim eden ABD’nin iki yüzlülüğüyle bir kez daha yüzleştiler. Aslında antiemperyalizm bayrağını kimseye kaptırmayan ama kendi devletlerinin ABD ile iş birliğine gözleri kapalı Türklerin aksine, bu gerçeğin hep bilincindeydiler. IŞİD vahşetine karşı direnirken, ne onlara kimlik dahi vermeyen Esad rejiminden, ne de komşularından destek görmeyen Rojava Halkları için ABD, “denize düşenin sarıldığı yılandı!”

Şimdi bir kez daha, bu sefer de ABD’nin El Kaide’den devşirip yetiştirdiği ve Colani’den dönüştürüp Şara yaptığı “Neo IŞİD’e” ve ne yazık ki baş destekçisi Türkiye’ye karşı yeniden varlıklarını koruma mücadelesine soyunuyorlar. İran, Irak, Suriye, Türkiye ve dünyanın her yerine dağılmış soydaşlarının, özellikle de sosyalist dünyanın yükselen desteği dikkat çekiyor. Ama esas olarak da sadece kendi halklarına, örgütlülüklerine güvenmek durumunda olduklarını biliyorlar.

Son 15 yılı geri sarıp izlemek mümkün olsaydı, ABD’nin, Esad’ı devirme konusunda IŞİD’den umudu kesip YPG’ye dönmesi, daha sonra da Rojava Devrimini, kendi kapitalist sistemi ve sadık müttefiki Türkiye’yle ilişkileri açısından tehdit olarak değerlendirilmesi gün gün izlenebilirdi. Ve sonunda Trump, “çok sevdiği dostu” Erdoğan’la birlikte, uzun vadeli emperyal çıkarları için Suriye’de, kontrol edebileceği en elverişli iktidarın, Şara’nın İslami rejimi olacağına karar verdi. Gerisi teferruattı!

21. Yüzyılın ikinci çeyreğine girerken, birbirine benzeyen tek adamlar, orta çağın Kazıklı Voyvodalarını, Korkunç Ivanlarını, Timurlarını, Cengizlerini aratmıyor. Bu zalimlerin karşısında ise her zaman “Zulüm ile abad olanın, akıbeti berbat olur!” diyen Mevlanalar; “Bir toplumda adalet kaybolursa, orada devlet de uzun süre yaşayamaz!” diyen İbn Haldunlar; “Mal da mülk de, toprak da su da, herkesindir!” diyen Bedrettinler var oldu. Dehakların karşısına her zaman Demirci Kawalar çıktı.

Ancak mitolojinin aksine, kurtarıcı kahramanların değil, artık halkların tarih yazdığı bir çağdayız. Bu nedenle, örneğin Zapatistaların ”subcomandantesi” Marcos, kendisine “komutan”, demek yerine “ikinci komutan” olmayı tercih ediyor. Asıl komutanın halk olduğunu, “Ben yerli halkın emrindeyim” diyerek, öne çıkmamak için yüzünü bile göstermeyen bir sözcülüğü seçiyor. Hiyerarşinin alt basamağında konumlanıp iradeyi sadece halka teslim ediyor.

Trumpların Şaraların karşısında ezilenleri güçlü kılan şey, halkı özne yapan bu kolektif akıldır. Herkesin farklı anlamlar yüklediği süreci, çirkin provokasyonlara rağmen, barışa ve demokratik topluma ulaştıracak mücadelenin enerjisi de buradadır. Ve umutla söyleyebiliriz ki bu enerjinin açığa çıktığı, meydanlara, sokaklara yansımaktadır.

Rojava Halkları ve yoldaşları, belki de Marcos’un bu sözlerini hiç duymadan ama katliamlarla dolu tarihlerinden sağdıklarıyla, “Gerçek güç, hükmetmekte değil itaat etmeyi reddetmektedir” diyerek yaşamlarını savunmaya devam edecekler.

İnsanlığın payına düşen de “Sessiz kalanlar, zalimin en sadık askerleridir” olsun…

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

ExxonMobil ve Chevron: ‘Yerli-Milli’ anlaşma!

Sonraki Haber

Yanlış hesap Rojava’dan döner!

Sonraki Haber

Yanlış hesap Rojava’dan döner!

SON HABERLER

HTŞ-DAİŞ çeteleri Süveyda’ya bağlı Til Hedîd’i bombaladı

Yazar: Bedri Adanır
24 Ocak 2026

Evindar Ararat: Kürt halkıyla ittifak yapan kazanır

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

Yanlış hesap Rojava’dan döner!

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

Rojava’yı savunmak

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

ExxonMobil ve Chevron: ‘Yerli-Milli’ anlaşma!

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

Rojava: Alman solunda utanç verici sessizlik

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

Kürt’e düşmanlığın bedeli…

Yazar: Heval Elçi
24 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır