Kuzey ve Doğu Suriye’yi ziyaret eden İsviçre heyetinde yer alan BastA Genel Sekreteri Franziska Stier, insanların Şam’a güvenmediğine işaret ederek, ‘Sadece bir anlaşmaya değil, çözüme ihtiyacımız var’ dedi
HTŞ’nin Türkiye destekli paramiliter gruplarla Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük başlattığı saldırılar, uluslararası tepki ve dünyanın dört bir yanında milyonların alanlara çıkması üzerine durdu. Demokratik Suriye Güçleri (DSG), Şam yönetimi ile yaptığı anlaşmayı 30 Ocak’ta kamuoyuyla paylaştı. Anlaşma sonrası ateşkes sağlanırken, entegrasyon çalışmaları başladı. Ancak Kobanê’ye dönük kuşatma halen devam ediyor.
Aralarında insan hakları savunucuları, siyasetçi ve sanatçıların bulunduğu 13 kişilik bir İsviçre heyeti, saldırılara karşı 1 Şubat’ta Kuzey ve Doğu Suriye’yi ziyaret etti. Heyette yer alan isimlerden biri olan BastA Partisi Genel Sekreteri Franziska Stier, sahadaki durumu değerlendirdi.
‘En önemlisi uyuyan DAİŞ hücreleri’
Franziska Stier, ateşkes ihlalleri ve geçmiş dönemde yapılan anlaşmalara uymaması nedeniyle Şam’a dönük bir güvensizlik olduğunu söyledi. Franziska Stier, bölgede birçok tehlikenin olduğuna işaret ederek, “En önemli şey uyuyan DAİŞ hücreleri. Tehlike her zaman Suriye hükümetinden ya da Türk cihatçı gruplardan gelmiyor. Her an saldırabilecek DAİŞ hücreleri de var” dedi.
‘Halk olası saldırılara karşı mahallesini koruyor’
Halkın olası saldırılara karşı mahallelerini koruduğuna dikkati çeken Franziska Stier, “Tanıştığımız bir hastane çalışanı normalde Rakka’da görevliymiş, şimdi Qamişlo’da mahalleleri koruyor. Yani hayatları çok değişti. Ama bize 2014 öncesindeki bir duruma geri dönmeyeceklerini açıkça belirttiler. Özellikle kadınlar, İslamcı bir rejim altında baskıyı kabul etmeyeceklerini net bir şekilde ifade etti. Ne pahasına olursa olsun özgürlüklerini koruyacaklar. Batı devletlerindeki hükümetlerle karşılaştırıldığında; birçok batı devleti, hükümetin çıkarlarını korumak için insanlarını savaşa gönderiyor. Rojava’da durum farklı. Hükümet, bir ailenin annesi gibi çalışıyor. Çocuklarını korumak istiyorlar” diye konuşu.
‘Eve dönebilmeleri için garanti sağlanmalı’
Franziska Stier, Efrîn ve diğer bölgelerden göç eden yurttaşları da ziyaret ettiklerini belirterek, “Qamişlo’da iki okulu ziyaret ettik. Elbette bu gerçek bir yuva değil. Durum çok ama çok kötü. Mahremiyet yok. Yeterli yiyecek yok, ilaç yok, eczane yok. Onlar için her şey gerekli, çocuklar için süt de dahil. Evlerini 30 dakika içinde terk etmek zorunda kaldılar. Sahip oldukları her şeyi Qamişlo halkından aldılar. Bu nedenle batılı devletler insani yardıma başlamalı. Bu yapabileceğimiz en asgari şeylerden biri. Ayrıca eve dönebilmeleri için bir garanti sağlanmalı” dedi.
‘İki ideoloji arasında bir savaş’
Suriye Geçici Hükümeti’nin güvenilir olmadığını söyleyen Franziska Stier, Avrupa’nın Suriye’nin yeniden inşası için ayırdığı 620 milyon euroluk bütçeye işaret etti. Franziska Stier, “Bu, Rojava’ya ve oradaki insanlara karşı savaşa da gidebilir. Ve biliyoruz ki Rojava’ya karşı savaş sadece Kürtlere karşı değil. Çünkü Rojava’da birçok din ve birçok etnik grup barış içinde yaşıyor. Yani bu savaş iki ideoloji arasında bir savaş. Bir yanda kadın haklarına, eşitliğe ve ekolojiye dayanan bir ideoloji var. Diğer yandan baskıya dayanan bir ideoloji var” diye konuştu.
‘Dünyanın borcu var’
Kürtlerin DAİŞ’e karşı mücadelede büyük bedeller verdiğine dikkati çeken Franziska Stier, “Onlarla her konuşmamızda Avrupa’daki insanlara ne söylemek istediklerini sordum. Hep ‘İnsanların bizimle birlikte durduğunu biliyoruz. 12 yıl önce DAİŞ’i birlikte yendik. Ama Kürtler bunu sadece kendileri için yapmadı. İnsanlık için yaptık, dünya için yaptık. Ve şimdi dünyanın bize bir borcu var. Çocuklarımızı, yoldaşlarımızı, arkadaşlarımızı bu mücadelede kaybettik. Bizim kadar çok insan kaybeden başka kimse yok. Ve şimdi bu hükümetlerin bir DAİŞ teröristini Suriye’nin başkanı yaptığını görüyoruz’ dediler. Bunu anlayamıyorlar ve ben de anlayamıyorum” diye kaydetti.
‘Çözüme ihtiyacımız var’
İsviçre’de Rojava için yapılan protesto eylemlerini hatırlatan Franziska Stier, “Buradakiler, diğer insanların dayanışmasını hak ediyorlar. Geçen haftalarda bazı büyük protestolar yaptık. Ama hükümetler mesafeyi koruyor. Heyetimiz bunun değişmesi için çalıştı. Mevcut anlaşmanın bir kazanım olmadığı gibi bir kayıp da olmadığını açıklamaya çalıştı. Yani bu, Rojava hükümetinin şu anda yapabileceğinin en iyisi. Ölümlerin durması çok ama çok önemli. Ama sonunda sadece bir anlaşmaya değil, bir çözüme ihtiyacımız var. Ve gerçek bir barıştan çok uzağız” dedi.
Franziska Stier, gözlemlerine dair ilerleyen günlerde ortak bir metin açıklayacaklarını, Avrupa ülkelerindeki siyasi partilerle bu durumu tartışacaklarını aktardı.
Kaynak: MA









