Şakran Cezaevi’nde yaka kartı taşımayan tutsakların açlık grevi eylemi devam ederken, avukat Gamze Yentür, tutsakların koğuşlardan çıkarılmadığını ve haklarının gasp edildiğini belirtti
İzmir Kadın Kapalı (Şakran) Cezaevi idaresi, tutsakların sürekli yanlarında yaka kartı taşıma zorunluluğu getirdi. Kadınlara yönelik bir baskı aracı olan bu dayatma, tutsakların sağlığa erişim hakkı, avukat ve ziyaretçisini görme hakkını, kitap ve posta alma gibi haklarını engelliyor.
Kimlik dayatması ve hak ihlallerine karşı 3 kadın tutsak 10 Şubat tarihinde açlık grevine başladı. Zuhal Sürücü ve Güzin Tolga, sağlık sorunları nedeniyle açlık grevlerine ara verirken, Tuğçenur Özbay’ın açlık grevi sürüyor.
Konuya dair konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi Hapishane Komisyonu üyesi Gamze Yentür, bu uygulamanın diğer cezaevlerinde olmadığını ve Şakran Kadın Kapalı Cezaevi yönetiminin keyfi davrandığını belirterek, hak ihlallerine karşı tutsakların sesini duyurmaya devam edeceklerini söyledi.
‘Tutsakları koğuştan çıkarmıyorlar’
Şakran’daki kimlik kartı dayatmasını kabul etmeyen tutsaklara yönelik hak ihlallerinin arttığını dile getiren Gamze Yentür, şunları belirtti:
“Özellikle avukat görüşü ve duruşmalara gitmenin bile önü kesildi. Tutsaklar kesinlikle hücreden, koğuştan çıkarılmıyor. Bunun üzerine de üç tane kadın müvekkilimiz 10 Şubat’ta açlık grevine başladı. Ancak Zuhal Sürücü daha öncesinde de girdiği ölüm orucundan dolayı, açlık grevinde hemen sağlık problemleri yaşadı. Hastaneye kaldırıldı ve ara vermek zorunda kaldı. Yine Güzin Tolga da sağlık problemlerinden dolayı açlık grevine ara verecek. Ancak Tuğçenur Özbay açlık grevine devam edecek. Çünkü yaka kartının hukuksuz olduğunu düşünüyorlar ve bu dayatmayı kabul etmeyeceklerini ifade ettiler.”
‘Tutsakların bütün hakları gasp ediliyor’
Yaka kartı dayatmasına dair söz konusu yönetmeliğin doğru olmadığını, hukuksal zeminde ve normlar hiyerarşisinde de en aşağıda olduğu için değiştirilebilir olduğunu dile getiren Gamze Yentür, “Bunun tartışmalarını savcıyla da zaten yaptık. Bunun da geri çekilmesi gerekiyor. Şakran’da da bu kimlik kartını taşımıyorsanız en fazla kınama cezası verilebiliyor. Ancak bu kınama cezası da artan bir boyuta sürüklenmiş durumda. Burada artık kişilerin dışarıyla görüşmesinin de önü kesiliyor. Hiçbir şekilde ne bir mektup ne bir görüş ne avukat ne de sağlık hakkının önü kesiliyor. Sağlık olarak da sıkıntılı. Yani doktora da gidemez hale getiriyor sizi. Dolayısıyla tutsakların bütün hakları gasp edilmiş oluyor. Sadece kınama cezası verilebilecekken bu işin bu kadar büyümüş olması da bir keyfiliği öne sürüyor” ifadelerini kullandı.
Bu süreçte tutsakların yanlarında olacaklarını söyleyen Gamze Yentür, tutsakların seslerini duyurmaya devam edeceklerini belirtti.
Kaynak: Nazlıcan Nujin Yıldız / JINNEWS









