• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Şubat 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Salgının adı; kapitalizm

18 Nisan 2020 Cumartesi - 00:40
Kategori: Yazarlar

Kapitalizmin kendisinin bir salgın olduğunu ve her krizinde farklı bir suçlu olarak tanımladığı bir canlıdan kaynaklı güçlü bir salgına rastlamak mümkündür. Kapitalizmin her tıkanmasında ön açıcı olan bu salgınlar kendi doğasında vardır. Kapitalizm varlık-yokluk noktalarında salgınlardan sonra pik yapmıştır. Ve her krizde, salgından sonra orta sınıf-bürokratların piramitteki yeri daha da küçülmüştür. Piramidin altındaki metalaştırılmış ve sömürülen sınıf genişlemiş, üste doğru azalmış bir şekle dönüşmüştür. Sınırsız-sonsuz sömürü doğa-toplum dengesi gözetmeden vahşice yapılmış, dengeler bozulmuştur.

Milyonlarca yıl boyunca buzullarda yaşamına devam eden mikrosfobik organizmalar buzulların erimesiyle yeni bir salgına işaret etmektedir. Buzulları kim-ne için eritiyor diye sorarsak elbette cevap kapitalizm olur. Salınan karbon oranlarında artış, yok edilen ormanlar, yapılan devasa barajlar, kirletilen doğa, hunharca çıkarılıp tüketime yollanan fosil yakıtlar ve bu fosil yakıt tüketimine dair tüketim alışkanlıkları, kanserli kent politikaları hepsi ve dahası sermayenin sonsuz sömürü ve talanıyla açıklanabilir. Bu kadar kısa sürede ozon tabakasında iyileşme doğanın kendi onarma gücünün göstergesidir. Kapitalizmsiz bir dünyada doğa 60 yılda kendini onarabiliyor. Oysa bu salgın ve öncekiler sıçrama tahtası olmaktan başka bir şey olmamıştır.

Bizim doğaya ihtiyacımız var ve doğamızı bir avuç insana hizmet eden bir sistem yok ediyor. Mücadele için dayanışma büyütülmeli. Kendimizin olanı bu gözü dönmüş, talancı, kan emici sistemin insafına bırakmak yanlış olur. Kapitalizm varsa doğa-toplum yoktur. Kapitalizm varsa bitmeyen krizler hep var olacaktır. Kapitalizm varsa birlikte-barışık-dayanışmacı bir yaşam düşlemek imkansız olur.

Avustralya’da aylarca devam eden yangın milyonlarca canlının yaşamına son verdi, sebebi kapitalist sistem olsa da sonu insan ve insan dışı canlı yaşamı etkilemiştir. Çernobil patlaması hafızalardaki tazeliğini henüz korurken günlerdir devam eden yangın yeniden gündemde ve bu yangın patlamadan kaynaklanan radyoaktif atıkların çözünüp zararlarını tetikleyecek yine-yeniden bir canlı yaşamı yok edecektir. Salda Gölü ve onlarcası, Kanal İstanbul, Hasankeyf, Ilısu Barajı, Muğla ormanları, Artvin-Mardin (Mazıdağı) madencilik faaliyetleri daha nicesi bu salgına rağmen talanlara açılmakta ve doğa-toplum meta olmaktadır. Sermayenin motorize gücü olan sektörler yasa yönetmeliklerle desteklenmektedir. Turizm, inşaat ve madencilik sektörleri insan ve insan dışı tüm canlı yaşamın yok olması pahasına öncelenmektedir.

Ya da doğanın en önemli döngüsü olan yağmurlar yağınca sevinemeyeceğiz; su tutmaya başlayan Ilısu Barajı hızla dolmakta ve doğa-toplum mülteci olmaktadır. Toplumlar tarihine tanıklık eden Hasankeyf boğulmaktadır. Bu kahredici sömürü iklimleri hep olacak, ya birlikte güçlü bir mücadele edip kapitalizmi defedeceğiz ya da daha çok ağıtlar yakacağız saldırıları sessizce izleyip. Kapitalizmin doğa-toplum saldırıları savaştan ötedir ki savaşlar da onların sömürü yöntemlerinden biridir. Bu savaşı biz kazanacağız; doğa kazanacak, toplumlar kazanacak, gelecek biziz. Güzel günler göreceğiz, güneşli günler… Bu bilinçle; Umutsuzluğa kapılmamak ve umudu canlı tutmak adına M. E. Jafari’nin Xakestari şiirinin bir alıntısıyla bitiriyorum.

“Savaş bitince senin için taze incirler toplayacağım,
Seninle kalacağım, seninle okuyacağım,
Ve seni güneşin ışıltısında öpeceğim;
Eğer bulutlar izin verirse…’’

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Grup Yorum’a sahip çıkmak mihenk taşı olabilir!

Sonraki Haber

Siz bu rejimi ne sanıyorsunuz?

Sonraki Haber

Siz bu rejimi ne sanıyorsunuz?

SON HABERLER

İngiltere’de Yüksek Mahkeme ‘Palestine Action’ yasağını kaldırdı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

Kobanê Sağlık Kurumu: 2 binden fazla kişi zehirlendi, ilaçlarımız tükenmek üzere

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

İran rejimi katledilenlerin mezarları tanınmasın diye beton döktü

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

Sarı yeleklilere şiddet uygulayan 9 polis için hapis cezası istendi

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

Akın Olgun’un yeni kitabı çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

Erdoğan Boğaziçi’ne gidiyor: Yurtlar boşaltıldı, kampüse girişler yasaklandı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

Azerbaycan’da üst düzey isimler darbe girişimiyle suçlanıyor

Yazar: Yeni Yaşam
13 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır