• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Mart 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Özgür Müftüoğlu

Savaşın bedelini kim ödeyecek?

14 Mart 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Özgür Müftüoğlu, Yazarlar

Ortadoğu’da savaş ikinci haftasını doldururken ABD ve İsrail’in teknolojinin tüm olanaklarını kullanarak geliştirdiği silahlarla gerçekleştirdiği saldırılar karşısında İran’ın savunma stratejisi, küresel ekonominin yumuşak karnı olan enerji üretim ve sevkiyatını sekteye uğratmak oldu. Savaşın gidişatı henüz belli olmamakla birlikte İran’ın bu stratejisinin oldukça etkili olduğunu şimdiden söylemek mümkün.

ABD, 1990’lardan bu yana Ortadoğu’yu sürekli bir savaş alanı haline getirirken “Ortadoğu halklarını özgürleştirmek” ya da “nükleer silah yapımını engellemek” gibi gerekçeleri ileri sürse de gerçek niyetinin küresel ekonominin can damarı olan enerji kaynaklarını kontrol etmek olduğu aşikârdı. Son yıllarda buna bir de ekonomisi giderek güçlenen ve ABD’nin hegemonyasını sarsmaya başlayan Çin’in enerji kaynaklarına ulaşmasını engelleyerek büyümesini dizginlemek eklendi. ABD’nin bu amaca ulaşması için Çin’in en önemli enerji tedarikçilerinden olan Venezuela’nın ardından İran’ı da dize getirmesi gerekiyordu. Ancak savaşın ikinci haftası geride kalırken, ABD’nin Molla rejiminin askeri gücünün yanı sıra İran’ın jeopolitik konumunu da yeterince dikkate almadığı görülüyor.

İran, ABD’nin daha önce saldırdığı ülkelerden -Irak, Libya, Suriye, Venezuela vb.- farklı olarak küresel üretimin büyük ölçüde bağımlı olduğu fosil yakıt (petrol-doğalgaz) sevkiyatının kalbi olarak bilinen Hürmüz Boğazı’nı kontrol ediyor. Ayrıca topraklarını ABD’ye askeri amaçlar için kullandıran körfez ülkelerine rahatça müdahale edebilecek bir coğrafi konuma sahip. Bu jeopolitik avantajları iyi kullanan İran, kendisine yönelik saldırıların tüm ağırlığına rağmen askeri ve ekonomik hegemonyasını güçlendirmek için savaşa giren ABD’nin hegemonyasının daha da sarsılmasına neden oldu.

İran, bir taraftan körfez ülkelerinin petrol tesislerini (son günlerde buna finans ve bilişim merkezleri de eklendi) vurmakla tehdit ederken diğer taraftan Hürmüz Boğazı’nı -ABD ve İsrail ile ittifak eden ülkelere- kapattı. Böylece ham petrolün varil fiyatı önce iki katına çıkarak 120 dolara yükseldi; ardından ABD’nin Boğaz’ın açılmasını sağlayacak operasyonlar yapacağı vaadiyle bir miktar geriledi. Ancak bu vaatlerin karşılığının olmadığı görülünce fiyatlar tekrar yükselişe geçti. Uzaması halinde savaşın enerji fiyatlarıyla birlikte küresel ekonomi üzerindeki ağırlığını daha fazla hissettirmesi kaçınılmaz olacaktır.

Savaşın başında öne sürdüğü hedeflerin hemen hiçbirine ulaşamaması, körfezdeki müttefiklerinin güvenliğini sağlayamaması ve üstüne üstlük küresel ekonominin telafisi zor biçimde tahrip edilmesine yol açması ABD’nin güvenilirliğini iyiden iyiye sorgulanır hale getirdi. Bunun üzerine bir de İran’ın petrol sevkiyatı için ABD ve İsrail ile ittifak halinde olmamayı şart koşması, en yakın müttefiklerini bile ABD’ye olan desteklerini esirgeme noktasına getirdi. Savaşın kısa zamanda sona ermemesi durumunda ekonomik yükün ağırlaşması, ABD’nin daha fazla sorgulanmasına yol açarken birçok ülkenin Çin ile işbirliği yapma isteğini de arttırması şaşırtıcı olmayacaktır.

ABD ve İsrail’in başlattığı savaşın küresel güç dengesinde yaratacağı etki bir yana her savaşta olduğu gibi silah üreticileri, savaş baronları kârlarına kâr katarken; savaşın bedelini yaşamını yitiren, sevdiklerini kaybeden, evi barkı yıkılan, göçe zorlanan yoksul, emekçi halk kesimleri ödemektedir. ABD ve İsrail, savaşın kendileri için maliyeti arttıkça İran’da ve Lübnan’da hastaneleri, okulları, evleri, su arıtma tesislerini vurmakta; misilleme olarak İran da İsrail’de ve bazı körfez ülkelerinde benzer saldırılar gerçekleştirmektedir. Silahın tetiğini çeken kim olursa olsun bu saldırılar çocuk, kadın, yaşlı binlerce insanın katledilmesinin yanı sıra beslenme ve barınma başta olmak üzere en temel ihtiyaçların bile karşılanamadığı bir sosyal yıkımı da beraberinde getirmektedir.

Savaşın yarattığı ekonomik ve sosyal tahribat sadece çatışma bölgeleriyle sınırlı değildir. Petrol ve doğalgazın yanı sıra gübre tedarikinin aksaması genel olarak enflasyonu arttırmakla birlikte özellikle enerji ve gıda fiyatlarını dünya genelinde yükseltecektir. Enerji ve gıda enflasyonunda OECD ülkeleri içine ilk sırada yer alan, ücretler genel seviyesinin zaten açlık sınırında olduğu Türkiye için durum çok daha vahimdir.

Türkiye’de emekçiler, savaşla beraber yaşam koşullarının daha da ağırlaşmasını engellemek için hükümetin uyguladığı ekonomik programa karşı seslerini bir an önce yükseltmeli; sendikaları, meslek örgütlerini ve muhalefet partilerini ayağa kaldırmalıdır. Aksi halde kimsenin şüphesi olmasın ki AKP/saray iktidarı, savaşın yaratacağı etkilere karşı sermaye kesiminin çıkarlarını kollarken faturayı yine emekçilere ödetecektir!

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kerkûk ve Mexmûr’da Salih Müslim için taziye kuruldu

Sonraki Haber

Çağlar Demirel: Kürtler statüsüz yaşamak istemiyor

Sonraki Haber

Çağlar Demirel: Kürtler statüsüz yaşamak istemiyor

SON HABERLER

İşçi direnişleri her yerde

Yazar: Yeni Yaşam
14 Mart 2026

Emperyalizm, İran ve devrim  

Yazar: Yeni Yaşam
14 Mart 2026

Gübretaş ve Konya şeker batıyor mu?

Yazar: Yeni Yaşam
14 Mart 2026

Yurttaşlık hukuku ve pozitif inşa

Yazar: Yeni Yaşam
14 Mart 2026

Çağlar Demirel: Kürtler statüsüz yaşamak istemiyor

Yazar: Yeni Yaşam
14 Mart 2026

Savaşın bedelini kim ödeyecek?

Yazar: Yeni Yaşam
14 Mart 2026

Kerkûk ve Mexmûr’da Salih Müslim için taziye kuruldu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır