Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen Semsûr’da, yaklaşık 3 bin öğrenci hala konteyner ve prefabrik okullarda eğitime devam ediyor
Mereş merkezli 11 kenti etkileyen depremin, yapıların yüzde 65’inin yıkımına neden olduğu Semsûr’da (Adıyaman) depremlerin yaraları hala sarılmış değil. 160 bin öğrencinin, 10 bin 951 eğitim emekçisinin bulunduğu kentte, okullardaki sorunlar aradan geçen 3 yıla rağmen devam ediyor.
Kentte eğitimde yaşanan sorunları anlatan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Semsûr Şubesi Başkanı Zeynal Polat, okulların yıkılması, hasar görmesinin eğitimde ciddi sorunlara yol açtığını ifade ederek, “Depremin 3 yıl dolmasına rağmen hala prefabrik ve konteyner kentlerde eğitim öğretimin devam ettiğini görüyoruz. Özellikle deprem sonrası yeni yapılan okulların bir kısmında hala fiziki yetersizlikler olduğunu biliyoruz. Isınma, temizlik, sağlıklı içme suyuna ulaşım noktasında problemlerin yaşandığının farkındayız” diye konuştu.

Özellikle İndere ve Örenli bölgelerinde yapılan TOKİ yerleşkesindeki okullarda ciddi sorunlar yaşandığını vurgulayan Zeynal Polat, “Okulların altyapı sorunlarının yaşadığının farkındayız. Özellikle öğrencilerin okula ulaşım noktasında problemi devam ediyor. Orada ilkokul ve ortaokul var. Lise olmadığı için lise öğrencilerinin çoğu servislerle kendi eski okullarına gidip gelmek zorunda kalıyor. Bu da ciddi anlamda asgari ücretle geçinen ailelerin sırtına yük olarak biniyor. Belediye otobüsleri saat başı bir sefer düzenleniyor, ama bu da yetersiz” ifadelerini kullandı.
‘Eğitim konteyner ve prefabrikte sürüyor’
Semsûr’da şu an eğitim ve öğretimin çok zorlu koşullarda devam ettiğini belirten Polat, şunları söyledi:
“İlkokul, Ortaokul, lise ve anaokulu birlikte 160 bin civarında öğrencimiz var. Bu öğrencilerin yaklaşık 2 bin 500-3 bini konteyner ve prefabrik okullarda eğitim öğretime devam ediyor. Özellikle bir an önce prefabrik ve konteyner okulların yerine betonarme ve kalıcı okulların mutlaka bitirilmesi lazım. Çocuklar okula gittiğinde konteyner ya da prefabrikte sallanmasın ki çocuk o travmayı yaşamasın. Biz özellikle konteyner sınıflarda ders çalışmayı ya da ders anlatmanın mekânsal olarak zorluklarının farkındayız. Dar alanlar ve bu dar alanlarda öğrenci başına düşen oksijen miktarından tutun aslında öğrenci başına düşen mekansal ayrım bile ciddi anlamda bir sıkıntı. Buna yönelik de mutlaka çalışmanın bir an önce bitirilmesi lazım.”
Haber: Ömer Akın \ MA









