DİSK Dîlok Bölge Temsilciliği Yürütme Kurulu Sekreteri Süleyman Göçmen, Dîlok’ta fabrikaların Mısır’a taşıması nedeniyle son bir yılda 20 bine yakın kişinin işsiz kaldığını söyledi
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Dîlok Bölge Temsilciliği Yürütme Kurulu Sekreteri Süleyman Göçmen, Dîlok (Antep) sanayisinin lokomotifi olan tekstil sektöründe işlerin durma noktasına geldiğini söyledi.
Süleyman Göçmen, istihdam dışı kalan işçilerin takibinin dahi yapılamadığını ifade ederek, Sermayenin rotayı Mısır gibi emeğin daha ucuz olduğu bölgelere kırdığını belirtti. Süleyman Göçmen, “Tekstil fabrikaları bir yandan Mısır’a taşınırken, diğer yandan tek tek kapatılıyor. Kısıtlamaya gidiliyor, işçiler ücretsiz izne zorlanıyor. Son bir yıl içerisinde Antep’te 15 ile 20 bin arasında işçinin işten çıkarıldığını ya da işsiz kaldığını söyleyebiliriz. Mısır hükümetinin verdiği teşviklerle yüzlerce firmanın oraya gittiğini biliyoruz. Her şey emek sömürüsü üzerinden dönüyor” diye konuştu.
‘Asgari ücretlinin biyolojik olarak hayatta kalması bile imkansız’
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun işleyişini ve belirlenen rakamları eleştiren Süleyman Göçmen, DİSK’in 35 bin TL önerisinin dikkate alınmadığını hatırlattı. Mevcut sistemin “oldubittiye” getirildiğini belirten Süleyman Göçmen, “Bugün asgari ücret 28 bin lira, ev kiraları ise 15-20 bin lira bandında. Bir işçi bir ay çalışıp sadece kirasını mı ödeyecek? Sağlık, eğitim, mutfak masrafı ne olacak? Asgari ücretlinin sosyal yaşamını bir kenara bırakalım, biyolojik olarak hayatta kalması bile imkansız hale getirilmiş durumda” dedi.
‘Göçmen işçiler kayıt dışı ve ucuza çalıştırılıyor’
Suriye iç savaşıyla birlikte kentteki 14 yıllık mülteci emeği sömürüsüne dikkat çeken Süleyman Göçmen, göçmen işçilerin yasal statüden yoksun bırakılmasının hem işçiyi hem de sendikal mücadeleyi zayıflattığını vurguladı. Süleyman Göçmen, “Göçmen işçiler kayıt dışı ve ucuza çalıştırılıyor. İşveren bunu bir fırsat olarak görüyor. Mülteci işçiler de emeklerinin sömürüldüğünün farkında. Acilen yasal düzenleme yapılmalı. Göçmen işçiler örgütlenebilmeli, sendikalara üye olabilmeli ve toplu sözleşmelerden faydalanabilmelidir. Aksi takdirde bu durum sendikal gücü de zayıflatıyor” ifadelerini kullandı.
‘Son 13 yılda 555 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti’
Türkiye’de her ay ortalama 170-180 işçinin iş cinayetlerine kurban gittiğini hatırlatan Süleyman Göçmen, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun uygulanmadığını ifade etti. Dîlok özelindeki tabloya dair veriler paylaşan Süleyman Göçmen, “Antep’te son 13 yılda 555 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. Biz buna kaza değil, ‘iş cinayeti’ diyoruz. Kanun kağıt üzerinde var ama uygulama ve denetim yok. Denetim olsa bu rakamlar düşer. Kanunu istediğiniz kadar çıkarın, uygulamadıktan sonra bir anlamı kalmıyor” şeklinde konuştu.
‘Emperyalist saldırganlık hem barışı hem de ekonomiyi bozuyor’
Bölgesel çatışmaların ve emperyalist müdahalelerin bölge ekonomisini doğrudan vurduğunu belirten Süleyman Göçmen, özellikle İran’a yönelik saldırıların Dîlok’taki plastik sektörünü petrol bağımlılığı nedeniyle zora soktuğunu söyledi. Süleyman Göçmen, “İsrail ve ABD gibi emperyalist güçler bugün bir ülkeye, yarın başka ülkeye saldırıyor. Bu durum hem dünya barışını hem de ekonomiyi bozuyor. Biz İran halkının yanındayız. İran’a yapılan bu saldırı emperyalist bir saldırıdır ve karşısında durulmalıdır” dedi.
Haber: Ekrem Tunçoğlu \ MA









