• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
5 Şubat 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sivas katliamına bütünlüklü yaklaşım

1 Temmuz 2021 Perşembe - 13:18
Kategori: Yazarlar, Zeynel Kete

Tarihsel olay ve olguları zaman ve mekândan bağımsız ele alıp değerlendirmek hakikate asi olmaktır. Doğa toplumsal ekolojinin mekânı olduğu gibi; yaşamın örgütlendiği, kuramsal ve yapısal olarak kültürün oluştuğu mekândır. Alevi süreklerine karşı yapılan katliamlarda zaman ve mekânın ruhu göz önüne alınarak değerlendirme yapmak, süreci bilince çıkarma ile eş anlamlıdır.

Kürt Alevi topluluklarının yoğunca yaşadığı iki bölge hep zulme uğramıştır. Dersim merkezli “Fırat havzası” olarak tanımladığımız bölge Kürt-Alevi topluluklarının yoğun olarak yaşadığı bölgelerden biridir. Diğer bir bölge de Maraş merkezli “İç Toroslar” havzasıdır. İmparatorluklar döneminden günümüze kadar Dersim’e “sel hareketleri” eksik olmazken, İç Toroslar havzasının sürekli demografik yapısı ile oynanmış, hakikat ve özgürlük arayışında bulunan değerleri yok edilmiş, sürgüne gönderilmiş, halk sürekli kontrol ve denetim altına alınmıştır. Bu devlet aklı imparatorluklardan günümüze kadar devam etmiştir. 1967 Elbistan, 1975 Malatya, 1978 Malatya, Maraş ve Sivas katliamları ve son olarak halkın rıza göstermediği halde Maraş- Terolar yerleşkesinde, halkın IŞİD’çi olarak tanımladığı mülteci kampının kurulmasıdır.

29 yıl önce canlı yayında tüm dünyanın gözü önünde, hak ve hakikati haykıranlar diri diri yakıldı. Hak ve hakikat için sema dönenler, “Dönen dönsün biz dönmeyiz yolumuzdan” diyenler, “ Yürü be Hızır Paşa senin de çarkın kırılır” diyenler, resmi ideolojinin tekçi tezine karşı “ el ele el hakka” diyerek; birlikte özgür, demokratik bir yaşamı haykıranlar katliama uğradı. Sivas katliamı “kendini bilmez, cumhuriyet karşıtı, bir grup meczubun” katliamı değildir. Planlı, programlı, detayları düşünülerek, dönemsel aktörleri seçilerek senaryosu yazılmış devletin gözü önünde, zamanın iktidarı tarafından yapılmış bir katliamdır.

90’lı yıllardan itibaren Kürt halkının demokratik siyaset alanında özne olması, iradenin meclise taşınması, politikanın hakikati inşa dinamiklerinden biri olması gerçekliğinin görünür olduğu, Kürt Alevi toplulukları tarafından karşılık bulmuştu. Alevi toplulukları ile emek, barış, demokrasi güçleri ikrarlaşarak sorunlarını çözebilecekleri gerçekliği ile birleştiler. İç Batı Toros havzasında yaşayan Kürt Aleviler kendi zaman ve mekânları ile etnik aidiyetleri tarihsel ve kültürel değerleri ile buluştular. İç Batı Toroslarda yıllardır Kürt Aleviler Türklerle beraber yaşıyor.

2 Temmuz Sivas katliamını; ilerici-gerici, laik-dindar, iyi-kötü, demokrat-şeriatçı, Alevi-Sünni şeklinde tanımlamak, yöntem açısından bütünlüklü yaklaşmamak olur. Bütünlüklü varoluşsal durum günümüz açısından da özellikle Aleviler tarafından esas alınması gereken yöntemsel gerçekliktir. Olay ve olgulara bütünlüklü yaklaşmak, kapitalist uygarlık anlayışın düalizminden kurtulmak Aleviliğin kültürel direniş hattının da temelini oluşturur.

Alevilerin “Her kuş kendi dilinde öter, her ot kendi kökü üzerinde yeşerir” söylemini esas alarak, farklılıkların özgür birliği temelinde ikrarlaşmaları, düalizmden kurtulmaları olabilecek katliamları önlemede önemli rol oynar. Eşit, adil, ikrar ve rızalı, özgür birliktelik esası üzerine yaşamı inşa etme arayışı aynı zamanda üçüncü halin siyasetidir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kobanê Davası: Ne oldu, neler olacak?

Sonraki Haber

Kafka ve otorite seviciliği

Sonraki Haber

Kafka ve otorite seviciliği

SON HABERLER

Karaköy’de şüpheli ölüme karşı sokağa çıktılar: Failler aydınlatılsın

Yazar: Yeni Yaşam
5 Şubat 2026

30 yılın ardından özgürlüğüne kavuşan Yıldız’a ziyaret

Yazar: Yeni Yaşam
5 Şubat 2026

İranlı avukat ve sosyologlardan protestolara dair çağrı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Şubat 2026

47 ESP’li tutuklandı: Karamsarlık yok, yılgınlık yok

Yazar: Yeni Yaşam
5 Şubat 2026

Amed Barosu’ndan Diyarbakır Havalimanı’na ilişkin suç duyurusu

Yazar: Yeni Yaşam
5 Şubat 2026

Kop’ta gözaltındakiler serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Şubat 2026

Cenevre’de 7 Şubat yürüyüşüne çağrı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır