Cizîre Bölgesi İç Güvenlik Güçleri Komutanı Siyabend Efrin, Şam hükümetiyle varılan anlaşmanın ikinci ve üçüncü maddelerinin sahada uygulandığını ve esir takası için komitelerin kurulacağını söyledi
Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Suriye geçici Hükümeti arasında 30 Ocak’ta yapılan anlaşmayla Rojava’da yeni bir süreç başladı. Anlaşma kapsamında, 2 Şubat’ta İçişleri Bakanlığı’na bağlı Genel Güvenlik Güçleri’ne mensup 124 personel, 18 araçtan oluşan bir konvoyla Haseke’ye ulaştı. 3 Şubat’ta ise 13 araçlık bir konvoyla 90 personel, Rojava İç Güvenlik Güçleri’nin kontrol ve koordinasyonunda Qamişlo’ya geçti. Böylece Rojava İç Güvenlik Güçleri’nin Suriye İçişleri Bakanlığına entegrasyonuna yönelik çalışmalar başlatılmış oldu ve anlaşmanın ilk adımı sorunsuz şekilde tamamlandı.
2 ve 3 Şubat tarihlerinde Genel Güvenlik Güçleri’nin Haseke ve Qamişlo’ya geliş sürecine komutanlık eden, aynı zamanda entegrasyonun teknik ekibiyle toplantılar yapan Cizîre Bölgesi İç Güvenlik Güçleri Komutanı ve DSG tarafından Haseke Vilayeti Genel Güvenlik Müdür Yardımcılığı görevine atanan Siyabend Efrin, Nûmedya24’e konuştu.
Efrin: Çatışmaların ardından 8 maddelik uzlaşı sağlandı
Cizîre Bölgesi İç Güvenlik Güçleri Komutanı Siyabend Efrin, DSG ile Şam geçici hükümeti arasında yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Siyabend Efrin, süreç boyunca iki taraf arasında ciddi çatışmaların yaşandığını belirterek, “Bu süreçte DSG ile Şam hükümeti arasında çatışmalar meydana geldi. Şam güçleri Halep’te Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine saldırılar düzenledi. Ardından Dêr Hafir gündeme geldi, daha sonra Tabka, Rakka ve Deyrizor’da da karmaşık ve gergin bir tablo ortaya çıktı” dedi.
Yaşanan çatışmaların ardından sürecin daha fazla derinleşmemesi için görüşmelerin başlatıldığını ifade eden Siyabend Efrin, “Rojava Devrimi’nin zarar görmemesi amacıyla DSG ile Şam hükümeti arasında görüşmeler gerçekleştirildi ve bu görüşmeler sonucunda bazı uzlaşılar sağlandı” diye konuştu.
Taraflar arasında toplam 8 madde üzerinde anlaşmaya varıldığını belirten Siyabend Efrin, bu mutabakatın tarihsel önemine dikkat çekerek, “Bu 8 madde, Suriye’nin kuzey ve doğusu tarihinde, Sykes-Picot Anlaşması’ndan bu yana ilk kez bu düzeyde bir uzlaşının sağlanması açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Uzlaşının temel amacının çatışmaları sona erdirmek olduğunu vurgulayan Siyabend Efrin, “Can kayıplarının önlenmesi, toplumun büyük zarar görmemesi için bu anlaşmaya varıldı. Anlaşmanın birinci maddesi, iki taraf arasında çatışmaların durdurulmasını öngören ateşkestir” dedi.
‘Mutabakatın ikinci ve üçüncü maddeleri sahada uygulanıyor’
Siyabend Efrin, DSG ile Şam yönetimi arasında varılan mutabakatın sahadaki uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulunarak, anlaşmanın ikinci maddesi kapsamında hükümete bağlı Genel Güvenlik üyesi 124 kişilik bir grubun Haseke’ye, 90 kişilik bir diğer grubun ise Qamışlo’ya geçtiğini söyledi.
Bu adımın, anlaşmayı sabote etmek isteyen bazı çevrelerin provokasyon girişimlerine rağmen planlandığı şekilde hayata geçirildiğini belirten Siyabend Efrin, bölgeye gelen güçlerin Haseke’de Trafik Müdürlüğüne ve Qamışlo’da ise Güvenlik Noktasına konuşlandırıldığını, ancak bu birliklerin kalıcı ya da aktif askeri güçler olmadığını vurguladı. Siyabend Efrin, “Bu gruplar en fazla bir ay bölgede kalacak. Anlaşmada yer alan 8 maddenin uygulanmasının ardından geri çekilecekler. Tüm hareketlilik İç Güvenlik Güçlerimizin denetimi altında olacak” dedi.
Esir değişimi için komiteler kurulacak
Anlaşmanın üçüncü maddesine değinen Siyabend Efrin, esir değişimi konusunun gündemde olduğunu belirterek, “Tarafların bir hafta içinde bu süreci yürütecek komisyonları belirlemesi bekleniyor. Aynı zamanda Şam yönetimine bağlı güçlerin cephe hattından çekilerek Şeddade bölgesine geçmesi planlanıyor” şeklinde konuştu.
Askeri başlıkların tamamlanmasının ardından sürecin sivil kurumlara ilişkin aşamaya geçeceğini kaydeden Siyabend Efrin, DSG tarafından görevlendirilen Savunma Bakan Yardımcısı’nın (Azad Simi – Çiya Kobanî) Şam’da temaslarda bulunduğunu ve bugün bölgeye gelerek DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile görüşmeler yapmasının beklendiğini aktardı.
Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Siyabend Efrin, İçişleri Bakanı Sözcüsü Nureddin Baba’nın da gelinen aşamadan memnuniyet duyduğunu belirterek, “Başlangıçta bu kadar zorlu bir sürecin ilerleyebileceğine inanılmıyordu. Ancak bugün gelinen nokta umut verici. Tarafların hedefi, Kürt meselesinin çözümüne yönelik somut adımlar atmaktır” diye konuştu.
Efrin: Kürt meselesinin çözüm yolu barıştır
Siyabend Efrin, Kürt sorununun çözümünü 2011 yılından bu yana savunduklarını belirterek, “Devrimin başlangıcından bu yana Kürt meselesinin çözülmesini istiyoruz. Savaşta ısrar etmiyoruz; çözüm yolunun barış olduğu herkes tarafından biliniyor” dedi.
İç Güvenlik Güçleri’nin entegrasyonuna ilişkin teknik çalışmaların henüz başlamadığını ifade eden Siyabend Efrin, bu sürecin karşılıklı görüşmelerle ele alınacağını söyledi. Bu alanda herhangi bir sorun görmediklerini vurgulayan Efrin, bölgede halihazırda işleyen bir asayiş sisteminin bulunduğuna dikkat çekti. Efrin, İç Güvenlik Güçleri’nin yönetim yapısı, kadrosu, yerleşim yapılarını, kontrol noktalarını ve esas olarak bölgeyi koruma görevinin olduğu gibi devam edeceği, sadece gelen 10 kişilik teknik ekibin bunları kayıt altına alacağı bilgisini paylaştı.
Savaş sürecinde asayiş güçlerinin üstlendiği role de değinen Siyabend Efrin, “Bu süreçte asayiş güçlerimiz askeri güçlerimizle birlikte çatışmalara katıldı, toplumu korudu ve şehitler verdi. Bu nedenle entegrasyon sürecinde de toplumun güvenliğini sağlama görevlerini sürdürmeye devam edecekler” diye konuştu.
Haber: Doğan Cihan / Nûmedya24









