• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Siyasetin ve toplumun aynadaki halleri-1-Azad Barış

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Aynaların fizikteki nesnel konumu ve cisimleştirilmiş odak noktaları oldukça karmaşık bir meseledir. Onun için fizik disiplinin kapsadığı yerden ziyade, toplumsal halinin nesnel görüntüsünden bir aynaya bakacağız. Bu aynanın ne o evlerle ne de evlilerin bu aynayla pek alakası yoktur. Bu ayna fizikteki çukur aynasıdır. Buradan bakarken o aynadaki görüntünün gerçek ve sanal halinin tamamına göz atmaya çalışacağız İstanbul seçimleri üzerinden.

Lakin “çukur aynası” fizikteki kuralına göre en azından iki ışınsal cismi paralel çizgiler olarak aynı noktada aktüelize edebilen ve aynı noktada kesişmelerini sağlayabilen olgusal bir görüntü odağıdır. Dolayısıyla aynanın mekanik donanımı olmaksızın gönderilen ışınların birbirleriyle kesişmemesi durumu ortaya çıkacak ve bu da elde edilen sonucun gerçek olmadığı anlamına gelecektir.

“Çukur ayna” olgusunu mecazi manada toplumsal bir metafor olarak ele almak neden sonuç ilişkisini belirleyen metotla aynı derecede önemlidir. Çünkü ikisi de aynı içerikle ve aynı mantık dizgesi üzerinde kuruludur. Aynaya yansıyan ışınlar eğer aynı merkezde kesişiyorsa ve görüntüler gerçek ama ışınların kendisi değil de herhangi bir uzantısı aynanın merkez odak noktasıyla kesişiyorsa elde edilene görüntü zahir kalır. Somut verilerle ölçülebilen fizikteki bu kural toplumsal alanın gelişim ve dönüşüm süreçleri içinde aynı derecede geçerlidir.

İster istatistiki veriler, ister toplumsal ve siyasal analizler olsun, varsayım ve sonuç ilişkisinde bir kesişme noktası olmasa, ortaya çıkan sonuç gerçeği yansıtmadığı anlamına gelir. Yani fizikteki ayna mekaniği ile toplumsal ayna arasındaki esas bağlam, bir cismin görüntüsünün aynanın merkezine yansıyış biçimi ile ilgili olması. Bu durum İstanbul seçimleri çerçevesinde aynaya yansıtılmamış zahiri yansımalardır. Dolayısıyla bunun kesişen hali zorunlu kesin bilgiyken genel geçer haliyse ancak rasyonel bir yönelimle ulaşılabilir bir olasılıktır. Aslında akılcılık ekolüne göre bu her iki bilgi türüne ancak akılla yoluyla ulaşılabilir.

Yani doğru bilginin kaynağı, kaynağın hakikati ve aklın o hakikatle kurduğu ilişkidir. Buradan hareketle bütün bu tartışmaların kargaşasında zahiri görüntüler görülebilirken, esas gerçek görüntüler ancak perde üzerine düşürülerek görülebildiğini görüyoruz. Bunun toplumsal tercümesi ise tamamının en önemli parçasının tali bir planda ele alınmasıdır. Oysa hem aşina olduğunuz sıradan akılcılık hem de disiplinler arası çalışmalarının ortaya çıkardığı verili sonuçlar bunun tam tersini söylemektedir.

Yani bir cismin çukur aynanın odak noktasına yaklaşırken görüntüsünün boyunun artıyor olması, hakikati yansıttığı anlamına gelmediği defalarca deneyimlemişizdir. Toplum kuramı açısından bu hakikatin demokratik bir fikre dayanıyor olması önemlidir. Lakin demokrasi fikri, esas itibari ile gücün bir odakta olmaması anlamına gelmektedir.

Onun için kimin ne kazanacağına bakmaktan ziyade 31 Mart yerel seçimlerinin ortaya çıkardığı sonuçlara tekrardan çukur aynasından bakmak gerekir. Işınların aynanın odak merkezinde kesişip kesişmediğinden azade olarak son yerel seçimlerle ilgili ortaya çıkan sonucun toplumsal bir yeni dönüşüm sürecinin başlangıcı olduğu tartışma götürmez bir gerçektir. Hem aklın saf hali hem de aynanın odak merkezi bu bağlamda buna işaret ediyor. Bu süreç salt seçim sonuçları odaklı bir noktadan bakılmayacak kadar önemli toplumsal bir yeni sorgulama olgusunu ortaya çıkarmıştır.

Yani mesele salt kazanılan bazı büyük şehirlerin arz ettiği siyasal başarılarla sınırlı bir dönüşüm değildir, o sınırları aşan ve toplumsal bağlamın genelini kapsamayan yapısal bir dönüşümün arifesine tekabül etmektedir. Bu dönüşüm demokrasi fikrine ve toplumsal barış istencine dayanan bir çıkıştır. Söz konusu dönüşümün aynadaki izdüşümü ise ışınların kesişme noktasının tam kendisidir. Diğer önemli yanlarından biri de uzun bir süreden sonra ilk defa mevcut hükümetin yenilmezlik iddiasının toplumsal aynada kırılmasıdır.

Bu iddianın yenilgiyle sonuçlanması toplumda yeni bir mücadele umudu ve kendisine yeniden aynada bakma cesareti doğurduğunu ifade edebiliriz. Bu evre aynı zamanda yeni bakma biçimlerini, yeni görme biçimlerini ve yeni mücadele alanlarını da beraberinde getirmiştir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

İki öğretici olay

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Yeni yıla girerken iki dikkate değer olay meydana geldi: Yalova’da DAİŞ terör örgütüyle polis güçleri arasında 7 saat süren bir...

Takvimler değişirken

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

Eşitlik dediğimiz sadece takvimde ve saatlerde sanki. Dün gece saatler 00:00’ı gösterdiğinde herkes aynı saniyeyi yaşadı ancak herkes aynı yıla...

‘Mutabakat’ın neresindeyiz?

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Yıl sonu yaklaşırken rejim 2025’ten 2026’ya devredecek yaşamsal sorunun Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Şam’daki “Geçiş Yönetimi” arasında imzalanan “10...

Kürt’ün yegâne talebi, iktidar sözcülerinin yeni söylemi

Yazar: Bedri Adanır
31 Aralık 2025

DEM Parti İmralı heyetinin Önder Apo ile yaptığı son görüşme 2 Aralık günü gerçekleşti. Neredeyse bir ay önce. Ondan önceki...

Toplumsal apoptozis: Sosyalist mücadele ile erkek egemenliğini öldürmek

Yazar: Reyhan Hacıoğlu
31 Aralık 2025

Tıbbî-biyolojik bir olgu olarak apoptosizin toplumsal bünyede işler kılınması ancak komünlerle mümkün olacaktır. Kendini tanrı ilan eden iktidarlarla her türlü...

Merkezsiz Ortadoğu’da yeni bir merkez arayışı

Yazar: Heval Elçi
31 Aralık 2025

Demokratik entegrasyon; bir toplumun ya da halkın kimliğini inkâr etmeden, onu eritmeden, yok saymadan; tarihini, kültürünü, inancını ve değerlerini tanıyarak,...

Sonraki Haber

Doğanın katli-Hicri İzgören

SON HABERLER

Riha’da kar ve tipi: 67 iş yerinin çatısı çöktü

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ocak 2026

Wan’da yolcu otobüsü yoldan çıktı: 11 yaralı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ocak 2026

Wan’da kar yağışı ve çığ uyarısı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ocak 2026

İstanbul’da kar yağışı: Bazı vapur seferleri iptal edildi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ocak 2026

KCK’den Aykol için başsağlığı mesajı: Özgür basının yılmaz ve emekçi bir kalemi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ocak 2026

Wan’da çığ altından kurtarılan kadın yaşamını yitirdi

Yazar: Aziz Oruç
1 Ocak 2026

İsrail Genelkurmay Başkanı: Hamas’ı silahsızlandırma konusundaki kararlılığımız mutlak

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır