• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Şubat 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Hicri İzgören

Sorgulamaktan kaçınmak

17 Haziran 2021 Perşembe - 13:35
Kategori: Hicri İzgören, Yazarlar

Farklı düşünebilmek, önyargılardan ve şablonlardan kurtulabilmeyle eşanlamlıdır. Böyle bir duruşta çıkar veya korkulara bağlı olarak olan-biteni çarpıtmamak vazgeçilmez koşuldur.

İster siyasette ister sosyal yaşamda olsun, hayatın her alanında, yani günlük yaşam diyalektiğinde kendimize nasıl bir duruş seçmişsek hareketimiz, davranışlarımız ve üretimimiz de ona göre şekillenir.

Sistem tek tip insanlar yetiştirir. Herkesin aynı sıradanlıkta olmasını hedefler. Farklı düşünen insan makbul değildir sistem için.

Dikkat ettiniz mi hiç? Söylemler aynı, replikler ve tepkiler aynı… Aynı paradigmanın ezberleriyle yorumlanıyor her şey, aynı at gözlükleriyle bakılıyor olan bitene, aynı volümden ve aynı perdeden konuşuluyor.

Hayatı zorlaştıran bizi kendi benliğimizden ve değerlerimizden uzaklaştıran önemli sorunlardan biri de toplum empozelerinden sıyrılamayarak geliştirmeye fırsat bulamadığımız, kendi olabilmemiz, öz benliğimizdir. M. Foucault’un da söylediği gibi “Yaşama sanatı, kendine bağımlı olma sanatıdır.”

Elbette sistem kendi olabilmenin önüne türlü engeller, tuzaklar koymaya çalışır. “En iyisini ben bilirim, ben senin yerine düşünür ve yaparım” anlayışını uygulamak için elindeki tüm olanakları ve aygıtları kullanacaktır. Aslolan bunun farkında olmak ve zihinselimizde bu oyunları bozmaktır.

Farklı düşünebilmek, önyargılardan ve şablonlardan kurtulabilmeyle eşanlamlıdır. Böyle bir duruşta çıkar veya korkulara bağlı olarak olan-biteni çarpıtmamak vazgeçilmez koşuldur. Bu ancak zihin haritasının koordinatlarını değiştirmekle mümkündür.

“Biz kendimize bile dürüst değilken başkasına nasıl sağlıklı bir ayna görevi olabiliriz? Aynı şekilde, karşımızdaki aynalardan kaçı kendine dürüst davranıp bize sağlıklı bir fotoğraf sunuyor” diyor Gassan Satar. Niyet önemli. Niyetin önüne “iyi” sıfatını ekleyip eklemediğimizdir belirleyici olan.

Olay ve olgulara bize sunulanın ötesinde, araştırarak sorgulayarak eleştirel bir yaklaşımla baktığımızda zihin haritalarımız da buna göre şekillenecek ve bize sorun çözme ve karar alma süreçlerimizde yardımcı olacaktır.

*

Bilimsellik, doğruları çekinmeden söylemeyi gerektirir. Temel koşul, kalıplar içinde sıkışıp kalmamaktır; yani dogmatik bir tavır içinde olmamaktır. Dogmatik tavır, kişinin kendi doğruları dışına çıkamaması, tartışmanın bilimsellikten uzaklaşması ve kahve sohbetine dönmesi demektir. Eğer kişi, bir gerçeklik karşısında kendi görüşlerini, tercihlerini, kabullerini değiştirmeye hazır değilse, orada bilimsellikten söz edilemez.

Önyargılarımızı sorgulamaktan kaçınmak, kendimizden kaçmak anlamına gelir… Uzun süren ve pahalıya mal olan bir önyargıyı yıllar sonra reddetmek elbet kolay değildir. Ama asıl anlaşılmaz olanı, yargımızı çürüten ve bizi onu değiştirmeye zorlayan daha sonraki tecrübelere rağmen o yargıda ısrarlı olmamız, gerçeği görmek ve kabul etmek istemeyişimizdir. Bu kabul ve isteği gerçekleştiremediğimiz sürece bireysel ya da toplumsal dünyamızda hayatı güzelleştiremeyeceğiz.

Buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma değiştirmenin gereğini vurgulayan Einstein; “Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz” der.

*

Zihin haritamızdaki olumsuz imajları olumluya, kökleşmiş saplantıları anlayışa, düşmanlıkları dostluğa çevirecek bir akla ihtiyaç var.

Düşünmek insana verilmiş bir nimettir ve vicdanımız öfke ve hırçınlığa dönüşmüş çorak yürekler için yegane eczadır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Demokrasi kültürü ve Alevilik

Sonraki Haber

Peker sistemin kara kutusu

Sonraki Haber

Peker sistemin kara kutusu

SON HABERLER

Bahçeli ve Kurtulmuş görüştü: Çalışmalarımızı sürdürmeliyiz

Yazar: Yeni Yaşam
24 Şubat 2026

Tülay Hatimoğulları: Yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur

Yazar: Yeni Yaşam
24 Şubat 2026

TJA, Şirnex’te 8 Mart startını veriyor CANLI

Yazar: Yeni Yaşam
24 Şubat 2026

Akın Gürlek Bahçeli’yi ziyaret etti

Yazar: Yeni Yaşam
24 Şubat 2026

Seyhan Belediyesi işçileri yüzde 3 zam teklifine karşı eylem yaptı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Şubat 2026

Efrîn, Halep ve Reqalı göçmenlerin dönüşü için atılacak adımlar

Yazar: Yeni Yaşam
24 Şubat 2026

Ukrayna savaşının 4. yıldönümü: Cepheler sabitlendi, bilanço ağır

Yazar: Yeni Yaşam
24 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır